Gönderen Konu: Ankara Sanat Tiyatrosu’nda taşınma sancısı  (Okunma sayısı 1518 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Breeze

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 8.670
  • Cinsiyet: Bayan
  • Ders, ders, ders!
Ankara Sanat Tiyatrosu’nda taşınma sancısı
« : 28 Haziran 2009, 23:48:28 Paz »
İstanbul’a taşınması gündeme gelen 46 yıllık Ankara Sanat Tiyatrosu’na sahip çıkan Ankaralılar, tiyatronun toprağından kopmasını engellemek isteyenleri bu akşam gösterime bekliyor

Türk tiyatrosunun en önemli kurumlarından biridir Ankara Sanat Tiyatrosu (AST).Türlü çalkantıya, siyasi gelgitlere 46 yıldır göğüs geren, devrimcilikten taviz vermeden yoluna devam eden, ilkeli bir tiyatro... Ama nefesi tükenmek üzere; İstanbul’a taşınması gündeme geldi topluluğun, ama herkes biliyor ki, bu taşınma değil, sadece sonun başlangıcı... Taş yerinde ağırdır ne de olsa.

İki yıl süren kapatma
1960’lar Türk tiyatrosunda altın çağ olarak anılır. Böyle verimli bir dönemde, ilerici bir anlatımın peşinde olan bir tiyatro adamı gelir başkente: Asaf Çiyiltepe. Çiyiltepe ve arkadaşları İstanbul’da Arena Tiyatrosu’yla başlattıkları tiyatro anlayışını, 1963’ün 6 Aralık’ında kurdukları Ankara Sanat Tiyatrosu’yla devam ettireceklerdir bundan böyle. Gel gör ki, tiyatronun 5. yaşına girdiğini bile görmeden, 1967’de çıktıkları bir turnede geçirdiği trafik kazasında ölür Çiyiltepe.
Bayrağı, yazar Güner Sümer alır, ama pek de huzurlu geçmez yöneticiliği. 1970’de tiyatro çalışanları, Sümer ile düştükleri anlaşmazlıklar sonucunda grev kararı alır. AST ile birlikte Türkiye de huzursuz bir döneme girmiştir. Topluluk 1972’de Bertolt Brecht’in “Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti” adlı oyununu oynarken Ankara Sıkıyönetim Kumandanlığı’ndan bir bildirim gelir. Topluluğun faaliyetleri sakıncalı ‘mütalaa’ edilip, tiyatro süresiz olarak kapatılmıştır.
‘Süresiz kapatma’ iki yıl sürer. 1974’de AST yeniden açılır, bu kez Rutkay Aziz’in yönetiminde. Ve sıkıyönetim, Brecht’in Maksim Gorki’nin romanından uyarladığı “Ana” oyunu için mahkemeye vererek yeniden “Hoş geldin” der AST’a.

Aziz’le 35 sene
Sıkıntılar, zorluklar, badireler atlatarak 2009’a gelir AST, 35 yıldır aralıksız genel sanat yönetmenliğini yapan Rutkay Aziz’le birlikte... 1963’ten bu yana 150 oyun girer repertuarına.  Brecht’ler, Gorki’ler, Nâzım Hikmet’ler, Dario Fo’lar, Yaşar Kemal’ler, Samuel Beckett’lar, Uğur Mumcu’lar oynanır peşi sıra. Ama bunlar AST’ı ayakta tutmaya yetmez.
Türkiye’nin kültür sanat dünyasının malum sorunları, çoktan sarsmıştır devrimci tiyatroları. Birkaç yıl önce AST’ın “artık eski çizgisinde olmadığı” eleştirileri fısıldanır. Oyuncular da  göçmeye başlamıştır Ankara’dan...
Tiyatro yönetimi, ekonomik ve sanatsal nedenlerle ‘İstanbul’a mı taşınsak?’ sorusunu atar ortaya... Salonları el değiştirmiştir, belki de yersiz kalacaklardır. Ama Rutkay Aziz her an bir müjde verebileceğini söylüyor. Çankaya Belediye Başkanlığı’nın salonu tekrar AST’a kazandırma çabası sonuç vermek üzere... Belki de temmuz ayının ilk günlerinde “AST Ankara’yı bırakmıyor” haberi gelecek.


Ankaralı razı değil!
Bu taşınmaya gönlü razı değil Ankaralıların... Bir seferberlik başlattılar tiyatroları için. Topluluğa destek olmak, “Ankaralı aydınların kalesi” olarak nitelendirdikleri tiyatronun toprağından kopmasını engellemek isteyenleri “Ölüm ve Kız”ın bu akşamki gösterimine bekliyorlar. Şilili yazar Ariel Dorfman’ın yazdığı, Suavi Eren’in yönettiği oyunu seyredenler AST’a özündeki mücadele gücünü yeniden verecek. Türkiye de kültürüne önemli katkılarda bulunmuş, 46 yıllık bir sanat kurumunun 47. yaşını gururla kutlayan bir ülke olarak girecek 2010’a.
özgür(lük)!