Mantar, içerdiği mineral ve vitaminlerden dolayı, pek çok hastalığa iyi gelen, ve hatta, bazı hastalıkların oluşmasını önleyen bir besin.

Sonbahar yağışlarının ardından sağlık açısından faydalı mantarlar kadar, öldürücü etkiye sahip “ölüm meleği” ve “yalancı dede” mantarları da doğada bulunabiliyor.

Orman Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan bilgiye göre, bazı mantarlar ilkbahar ve sonbahar aylarında doğada bol miktarda bulunabiliyor.

Sonbaharda, kasım hatta ocak ayına kadar ağaç diplerinde yetişen mantarlar son günlerde yağan yağmurlarla birlikte yüzünü göstermeye başladı. Yenilebilir mantar toplarken, özellikle öldürücü etkiye sahip zehirli mantarlardan uzak durmak gerekiyor.

Zehirli mantarların en önemlileri arasında, “yalancı dede” ve “ölüm meleği” geliyor. Türkiye’deki ölümcül mantar zehirlenmelerinin yüzde 95’inden sorumlu, son derece zehirli ve tehlikeli olan ölüm meleği, sonbahar aylarında ve yaz başlarında ormanlarda çok sık görülüyor. Etkisini 8-12 saat arasında gösteren bu mantar, karaciğer-böbrek metabolizmasını bozarak, kişiyi öldürebiliyor. Zehrine karşı henüz ilaç geliştirilemeyen bu mantarın, bir kişiyi öldürmesi için 20-25 gram tüketilmesi yeterli oluyor.

Yalancı dede mantarı ise yenilebilir mantarlarla karıştırılabiliyor. 3,5 santimetrelik küremsi kırmızımsı renkte bir şapkaya sahip bu mantar, yaz ve sonbaharda, havuz kenarlarında, parklarda, yol kenarlarında, otların arasında, yaprak altlarında bulunabiliyor. Genellikle bol yağışlı mevsimlerde çayırlarda da yetişebiliyor. Bu mantarı yiyenlerde 6-24 saat arasında ortaya çıkan zehirlenme, karın ağrıları, bulantı, kusma ve ishal şeklinde kendini belli ediyor. Zehirlenme önce kendini hafif belirtilerle gösteriyor, ardından da karaciğer görevini yapamaz hale geliyor, böbrekler zayıflıyor ve kişi ölüyor.

ZAMAN GEÇİRMEDEN SAĞLIK KURULUŞUNA GİDİLMELİ
durumunda, mümkünse hastanın kusturulması ve zaman geçirilmeden sağlık kuruluşuna götürülmesi gerekiyor.

Hasta ateşliyse alnına ve beline buz uygulanması, kalp faaliyetinin koyu kahve ya da tuz koklatılarak hareketlendirilmesi, hasta baygın ya da şuursuzsa yüzüne soğuk su serpilmesi öneriliyor.

Mantar ve Rus ruleti arasında ilginç bir benzetme de yapılıyor. Zehirli mantarların Rus ruletinden daha tehlikeli olduğu belirtiliyor. Rus ruletinde altıda bir, zehirli mantarlarda ise altıda beş ölme riskinin olduğu kaydediliyor.

SAĞLIK AÇISINDAN FAYDALI MANTARLAR
Sonbahar yağışlarının ardından sağlık açısından faydalı mantarlar da doğada bol miktarda bulunabiliyor. Eylülden kasıma kadar yapraklı ağaçlardan meşe, kayın, iğne yapraklılardan çam, genç ladin çevresinde, ormandaki yol kenarlarında, orman sınırı boyunca görülen çörek mantarı, yarım küre şeklinde, iyi pişmiş, kabarmış çörek görünümünde bulunuyor.

Domalan mantarı ise ekim aylarının sonuna kadar, doğada hemen her yerde ancak nadir görülebiliyor. Armut, soğan ya da patates şekline benzeyen yaklaşık ceviz büyüklüğündeki domalan mantarının dış kısmı, esnek ve sarı esmer renkte oluyor.

Kaypak mantarı da hazirandan ekim ayına kadar iğne yapraklı çam ağaçları altında ve kenarındaki çayır, yosun arasında çok sayıda kümeler halinde görülüyor. Koni şeklinde, tutkallı denecek derecede yapışkan, parlayan bir yüzeye sahip kaypak mantarı genelde kestane ya da koyu sarı renkte oluyor.

Sütsüz mantar, toprağa yakın büyüyor ve üzerine yapışık olarak toprak, çayır ve yapraklar bulunabiliyor. Yapışkan, huni gibi, ortası çukur olan sütsüz mantar, genç halinde beyaza yakın, yaşlanınca sarıya yakın esmer lekeli bir hal alıyor. Temmuz-ocak arasında yetişen sütsüz mantar, hem iğne yapraklı hem yayvan yapraklı ağaçlıklarda yaygın ve bol olarak yetişiyor.

Öküz mantarı ise düz ve yapışkan bir yapıda, kırmızımtırak kösele renginde oluyor. Bu mantar türü, temmuzdan kasıma kadar iğne yapraklı ağaç çevresinde ve çam altında yoğun olarak görülebiliyor.

MANTAR VE SAĞLIK
Meyve ve sebzelerle kıyaslandığında protein, mineral kaynağı olan mantarlar, vücut için neredeyse gerekli tüm aminoasitleri içeriyor.

Bazı mantar türleri, kandaki şeker seviyesini düşürüyor, kolesterolü azaltıyor ve özellikle kalp-damar hastalıklarında diyet olarak kullanılabiliyor.

Et yerine, mantar!

Böylesine sağlıklı bir ürün olan mantarı toplamak da vücut için ayrı bir yarar sağlıyor. Mantar toplamak birçok ülkede bir doğa sporu olarak kabul ediliyor ve oldukça büyük ilgi görüyor. Bazı ülkelerde sadece bu amaç için insanların bir araya gelerek oluşturduğu kulüpler bulunuyor.

* Yaşlanmayı geciktirir.
* Beyin ve sinir sistemi hastalıklarından korur.
* Alzheimeri önler.
* Ete yakın oranda ve çok değerli protein içeriği nedeniyle, son derece besleyici ve önemli bir besindir.
* Çocuklarda büyümesinde, gelişmesinde ve hastalıklardan korunma amacıyla bağışıklık sisteminin gelişmesinde önemli rol oynar.
* Vücut için gerekli tüm aminoasitleri içerir.
* Yağ yönünden oldukça fakir olması nedeni ile kilo aldırmaz. Kilo vermek amaçlı yapılan diyetler için de ideal bir besindir.
* B,A,K,D vitaminleri açısından oldukça zengindir.
* Kemik gelişimi üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Büyüme çağındaki çocukların ve kemik erimesi riski olan kadınların mutlaka tüketmesi gerekir.
* Bol miktarda Kalsiyum,potasyum,fosfor,demir,çinko ve bakır içermesinden dolayı, kansızlık başta olmak üzere, kalp damar hastalıkları, migren, yüksek tansiyon, felç,astım,romatizmal hastalıklar,diş çürümesi ve kemik erimesini önler.
* Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
* Düşük sodyum miktarı ile, yüksek tansiyon ve kalp hastalarının bile, rahatlıkla tüketebileceği bir besindir.

* Zehirli olanları ölümcül sonuçlar doğurabilir. İçeriğinde bulunan fosfor ve calsiyum, özellikle böbrek hastaları, fosfor ve calsiyum yüksekliği olan ve bu elementleri tüketmesi sakıncalı olan hastalar için zararlı olabilir. Bu hastalar, mantarı, doktorlarına danışmadan tüketmemelidirler.

Kaynak:turkcebilgi.net

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here