VARİS NEDİR?
Temiz kan (oksijenli kan) atardamarlar sayesinde vücudun çeşitli dokularına ve organlarına gönderilir. Burada oksijen atardamarlardan alınır ve kan tekrar toplardamarlar (genellikle kirli kan taşırlar) ile tekrar kalbe gönderilir. Kan, kalbe doğru yukarı çıkarken bu kanın geriye kaçmasını engelleyen mekanizmalar vardır. Bunların en önemlisi damarlar içindeki kanın geriye akışını önleyen kapaklardır.
Kanın ayaktan yukarı çıkmasını düşünün. Oldukça zor gibi görünür fakat vücudun hamallığını yapan bacaklar sayesinde bu işlem kolaylaşır. Baldır kasları kasılarak bir pompa görevi görür. Bu kaslar kasılınca toplardamarlar sıkışır ve kan kalbe ilerler. Kapaklar sayesinde de kan geriye kaçmaz. Eğer bu sistem bozulursa varis ortaya çıkar. Tıpta bu duruma kronik venöz yetmezlik denir. Toplardamarlar genişler, belirginleşir ve kıvrımlı bir görünüm alır. Damar duvarının desteği kaybolmuştur. Sıklıkla üst ve alt bacaktaki yüzeyel venlerde (damarlarda) ortaya çıkmaktadır.
Toplumun genelinin yaklaşık %15 ile %20’sinde alt bacaklarda mutlaka varisli damarların oluştuğu tahmin ediliyor. Özellikle 50 yaşından sonra kadınlarda ve şişmanlarda daha sık görülür. Bu durum, niçin gebeliğin alt bacaklarda damar basıncı artışına neden olduğunu göstermektedir.

VARİSİN NEDENLERİ
Varis oluşumunun nedenlerinden kalıtsal faktörler çok önemlidir. Ailede varisin olması diğer bireylerde görülme ihtimalini oldukça arttırır. Öyle ki her üç varisli hastanın ikisinde ailesel geçiş görülür. Ayrıca hormonal farklılıklardan dolayı, hamilelikte ve doğum kontrol hapı kullanımı sırasında varis daha sık görülür. Kadınlarda daha sık görülmesinin sebepleri bunlardır. Ayrıca bazı ırklarda daha fazla görülmesi varisin kalıtsal rolünün göstermektedir.
Aşırı şişman kişilerde ve hamilelerde varis daha çok ortaya çıkar. Uzun süre hareketsiz ayakta duran ya da oturan kişilerde varis görülebilir. Bu durum varisin nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir ve mesleği gereği bu şekilde yaşayan kişilerin dikkat etmesi gerekir. Uzun süre araba ya da uçak yolculuğunun yapılması, sağlıklı kişilerde bile ayaklarda şişliğe ve toplardamarlarda yetmezliğe yol açmaktadır.
Bunların dışında sıcak su, toplardamarların pıhtılaşıp tıkanması sonucu varis gelişebilir. Sıcak banyo ve kaplıcalar varisli kişiler ve varis riski taşıyanlar için zararlıdır.

VARİSİN BELİRTİLERİ
Varis birkaç şekilde ortaya çıkar. Hepsinde aynı belirtiler görülmez. Örneğin cildin iç kısmındaki kılcal damarların kırmızı-mor renkteki çizgilerle ağ halini alması şeklinde görülen varislerde sorun sadece fiziksel görünümden ibarettir ve belirtiler çok hafif seyreder. Fakat varisin toplardamarlarda yani büyük damarlarda görülmesi sonucu belirtiler belirgin ve rahatsız edicidir. Sıklıkla bacaklarda ortaya çıkan bu tip variste, bacaklarda ağrı, ödem, kramp şeklinde ağrı, lekeler, sıcaklık hissi, toplardamarlarda tıkanıklık gibi belirtiler ortaya çıkar.
Varisler iki önemli yerde daha ortaya çıkar. Karaciğer sirozu ve portal hipertansiyonu olanlarda, yemek borusunda görülen varislerdir. Sindirim sisteminin üst kısmında kanamaya neden olabilirler. Diğeri ise halk arasında basur olarak bilinen hemoroidlerdir. Rahatsız edicidir ve kanamaya meyillidirler. Ağrılı ülserlere yol açabilirler.

VARİS NASIL TEDAVİ EDİLİR?
oldukça çeşitlidir. Son zamanlarda lazer tedavisi de varisli hastalara uygulanmaktadır. Herkesin bildiği varis çorapları tedavide bir seçenek olmaya devam etmektedir. Bu çoraplar sabahları uyandıktan hemen sonra ayaklar yukarıya uzatılarak giyilir. Sadece varisli kişilerin değil, varis riskini taşıyan kişilerin de bu çorapları (düşük basınçlı olmalı) giymeleri önerilir. İlerlemiş varsilerin tedavisi daha zordur. Varisin tekrarlama ihtimali oldukça yüksektir.

VARİSTEN NASIL KORUNURUZ?
1- Fırsat buldukça bacaklarınıza soğuk su uygulayın
Soğuk su toplardamarların büzülmesine neden olup, kanın daha çabuk kalbe dönmesini sağlıyor. Böylece toplardamar rahatlıyor. Banyoyu mümkün olduğu kadar ılık suyla yapın. Ayrıca duş veya banyodan çıkmadan önce ayak bileğinden başlayarak kasıklara kadar soğuk su uygulayın. Gün içerisinde fırsat buldukça ayak bileğinizden diz üstüne kadar soğuk suyla duş alın.

2- Güneş altında değil denizde vakit geçirin
Bacakları kuma gömmek ve direkt güneş ışınlarına maruz kalmak damarların genişlemesine ve içlerinde kanın birikmesine neden oluyor. Bu nedenle daha çok gölgede dinlenin ve mümkün olduğu kadar deniz içinde vakit geçirin. Suda hareket etmek toplardamarların çok daha kolay boşalmasını ve bacakların rahatlamasını sağlıyor.

3- Dar kıyafetlerden kaçının
Karın içi basıncını artıran kıyafetleri asla giymeyin. Korse giymektense özellikle kaçının. Dar giysiler bacaklardan kalbe dönmeye çalışan kanın rahat akmasını engelliyor ve bu akış yönünü daraltıyor. Bu nedenle bol kıyafetleri tercih edin

4- Kemerinizi çok sıkmayın
Pantolon ve eteklerinizin bel kısmını fazla sıkmayın ve çok dar kemerler kullanmayın. Diz üstü taytlar, slip, iç çamaşırları, dar pantolonlar ve benzeri giysiler de baskı yaptıkları bölgenin altında kan toplamasına neden olup, zaman içerisinde varislere yol açabiliyor.

5- Babet ayakkabılardan uzak durun
Ayak bileği ve baldır kaslarının düzenli ve ritmik çalışmasını kısıtlamayacak ayakkabıları tercih edin. Ayakkabınız mutlaka 2 ile 3 cm topuklu olmalı ve asla dümdüz olmamalı.

6- Yemeklerinizde aşırı baharat kullanmayın
Yanlış beslenme varis gelişiminde etkili olabiliyor. Bu nedenle beslenmenize dikkat edin ve sık aralıklarla az miktarlarda yemek yiyin. Öğünlerinizde sebze ağırlıklı ve bol lifli yiyeceklere yer verin. Aşırı baharatlı, mayalı gıdalar, lifçe fakir yiyecekler, kahve, alkol ve sigaradan uzak durun.

7- Günde 2 litre su için
Su içmek hem kanın akışını hem de vücutta biriken atık maddelerin atılımını kolaylaştırıyor. Bu nedenle günde en az iki litre su için.

8- Her yarım saatte bir 15 adım atın
Ayakta veya oturarak uzun süre hareketsiz kalmak, varis oluşumunu tetikliyor. Eğer mesleğiniz gereği sabit durmanız gerekiyorsa bacaklarınızı düzenli olarak hareket ettirerek kaslar yardımıyla kanın bacaklarda göllenmesini engellemeniz şart. Oturma süreniz yarım saati geçtiğinde 10-15 adım kadar yürüyüş yapmanız ayak ve bacaktaki dolaşımı düzenliyor. Bacak bacak üstüne atma, bağdaş kurarak ya da çömelerek oturma gibi hareketlerden mutlaka kaçının.

9- Uyurken ayaklarınız 10 cm. yukarıda olsun
Geceleri uyurken yer çekiminden faydalanarak ayak ve bacaktaki birikmiş kan vücuda geri yönlendirilebiliyor. Bunun için ayakların kalp seviyesinden birkaç santim yüksek olması yeterli. Yatağın ayakucu kısmının altına 10 santimlik yükselti koyun. Yatakta geçirilen tüm süre boyunca ayakucundaki yükselti toplardamar kan akımını tamamen zahmetsiz bir şekilde yerçekiminin etkisiyle kalbe yönlendiriyor. Günün üçte birinin uykuda geçtiği düşünüldüğünde gece boyunca mükemmel bir tedavi almış olursunuz.

10- Tempolu yürüyün ya da bisiklete binin
Ayak bileği ve baldırdaki ritmi hareketler kanın dönüşünü kolaylaştırıyor ve baldır kaslarını dolayısıyla da bacak pompasını güçlendiriyor. Bu esnada yapılan derin nefes alıp verme gibi solunum egzersizi de kanın dönüşünü kolaylaştırıyor. Her gün en az iki defa 20 dakika yürüyüş yapın veya bisiklete binin.

Kaynak:ntvsağlık

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here