Yüksek ve düşük içeren bir beslenme diyeti; hem yüksek tansiyon riski taşıyor, hem de kolon kanseri başta olmak üzere birçok türünü tetikleyebiliyor. Şekerli gıdalar ise kanserin nüksetme riskini artırıyor.

Potasyum, sodyum, klorür ve ; suda çözündüklerinde elektrik iletebilen mineral tuzlardır. Kanser riskinin olmadığı, sağlıklı bir yaşam için; bu minerallerin dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekir. Tuzun yani sodyumun fazla miktarda alınması ise bu dengeyi bozabilir.
PEK BİLİNMİYOR!
Yüksek sodyum ve düşük potasyum içeren beslenme diyetlerinin, yüksek tansiyona yol açabileceği biliniyor fakat böyle bir diyetin kolon kanseri riskini artırabileceği üzerinde ise durulmuyor. Öte yandan bizim toplumumuzda; sodyum alımının sadece yüzde 5’i yiyeceklerdeki doğal içerikten geliyor. Sodyum tüketiminin yüzde 45’ini hazır yiyecekler oluşturuyor, yüzde 45’i pişirme sırasında ekleniyor. Yüzde 5’i de sonradan yemeğe ilave edilerek alınıyor.

YERİNE VE LİMON
Sodyum alımının azaltılması için dikkat edilmesi gerekenler ise şöyle:
Yemek masasında kesinlikle tuzluk bulundurmayın.
Yemeği hazırlarken tuz kullanmayın.
Tuz tadına ihtiyacınız varsa, sodyum içeriği azaltılmış tuzları deneyin. Bu ürünler potasyum klorür ile yapılır ve tadı sodyum klorüre çok benzer.
Tuzlanmamış yiyeceklerin tadına varmaya çalışın.
Yiyecekleri tuz yerine baharat ve ile tatlandırmayı deneyin.
Sodyum içeriğini öğrenmek için gıdaların etiketlerini dikkatlice okuyun. Tuz, soya sosu, salamura, monosodyum glutamat ve kabartma tozu, sodyum içermektedir.
Herhangi bir restorana gittiğinizde mönüleri de dikkatli inceleyin. Yemeklerin içindeki et suyu, soya sosu, kokteyl sosu, domates salçası, parmesan ve hardal sosu varsa, bu yemekler yüksek oranda sodyum içermektedir.
Konserve sebze veya çorba tüketmeyin; bunların da sodyum içeriği çok fazladır.

MUZ VE PORTAKAL POTASYUM DEPOSU
Tuz tüketiminin azaltılması kadar potasyum tüketiminin artırılması da çok önemli. Araştırmalar, Amerikalılar’ın, potasyumun iki katı kadar sodyum yani tuz tüketiklerini gösteriyor. Oysa potasyumun, alınan tuz miktarının beş katı kadar olması gerekiyor. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenlerek yüksek oranlarda potasyum ve düşük oranlarda tuz tüketimi mümkündür. Bu oran elmada 90/1, muzda 440/1, portakalda 260/1, patateste 110/1 şeklindedir. Sodyumsuz tuzlar ise potasyum klorürdür ve potasyum düzeyini artırmak için tercih edilebilir.

YÜKSEK İNSÜLİN SEVİYESİ ÖLÜM RİSKİNİ 8 KAT ARTIRIR
Kanserle mücadelede; hazır yemeklerden, şekerlemelerden, yüksek kalorili ve besin değeri düşük yiyeceklerden de uzak durulması gerekiyor. Şeker içeriği yüksek diyetler; kanser riskini önemli ölçüde artırıyor. Rafine şekerler, kana hızlı karışıyor ve kan şekerinde ani bir yükselmeye neden oluyor. Buna yanıt olarak vücut, pankreastan insülin salınımını artırıyor. Fazla miktarda insülin ise meme, mide, kolon, endometrium, over, akciğer ve prostat kanseri dahil birçok kanser türünü tetikleyebiliyor. Aynı zamanda yüksek insülin seviyesi, meme kanseri olan ama tedaviyle iyileşenlerde, hastalığın nüksetmesine sebep olabiliyor. Yüksek insülin düzeyleri ölüm riskini en sekiz katına çıkarıyor. Basitçe ifade etmek gerekirse; sağlıklı bir yaşam için abur cuburdan uzak kalmak kesinlikle şart!

BOŞ KALORİLER’
15 bin Amerikalı’nın beslenme alışkanlıklarını araştıran 3. Ulusal Sağlık ve Beslenme İncelemesi Anketi’nin sonuçlarına göre; Amerika’daki beslenmenin üçte birini sağlıksız yiyecekler (patates cipsi, krakerler, tuzlu atıştırmalıklar, şekerlemeler, kızartılmış hazır yiyecekler ve sodalı içecekler) oluşturuyor. Bu maddeler çok az miktarda protein, vitamin ve mineral içeriyor. İçeriklerinde bulunan yüksek miktardaki şeker veya yağ, ‘boş kalori’ anlamına geliyor.

ARA ÖĞÜN EN AZ 2 GRAM LİF İÇERMELİ
Daha sağlıklı bir beslenme için dikkat edilmesi gerekenler şunlar:
Besinlerin etiketlerini okuyun. Listelenen ilk üç içerikten biri şeker, yağ veya tuz ise muhtemelen iyi bir seçenek değildir.
Etiketteki sükroz, glukoz, maltoz, laktoz, früktoz, mısır şurubu veya beyaz üzüm suyu konsantresi gibi kelimeler, gıdaların içine şeker eklenmiş olduğunu gösterir.
Yalnızca yağdan alınan kalori yüzdesine değil, gram cinsinden yağ içeriğine de dikkat edin. Bir porsiyondaki her 5 gram yağ, bir çay kaşığı yağ yediğiniz anlamına gelir.
Bir ara öğün en az 2 gram lif içermiyorsa, iyi bir seçenek değildir.

Kaynak:sabahsağlık

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here