Gönderen Konu: TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...  (Okunma sayısı 6744 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sNm_18

  • Forum Aşığı
  • *
  • İleti: 310
  • Cinsiyet: Bayan
  • BnBiKlbğmYrnÖleceimKntlrımEmntÇırlçplkÖleceim
Yekta Keçeli’yi Kaybettik

Tiyatro sanatçısı Yekta Keçeli 11 Mart Cumartesi günü geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Sanatçı, 12 Mart Pazar günü Samsun Gazi Sahnesi önünde yapılan törenin ardından Samsun Kıranköy mezarlığında toprağa verildi. Keçeli, bu sezon Samsun Düşevi Oyuncuları’nın “3. Sayfadan Kadın Hikayeleri” isimli oyunun kadrosunda da yer alıyordu.

 
1946 yılında Samsun’un Bafra ilçesinde doğan sanatçı, ilk, orta ve lise eğitimini Samsun’da tamamladıktan sonra okul yıllarında tiyatroya merak duymaya başladı. 1960’lı yıllarda ...

Fatma Andaç Uğurlandı

İBB Şehir Tiyatroları emekli sanatçısı Fatma Andaç hayatını kaybetti. Andaç’ın cenazesi 11 Kasım Cuma günü saat 10.00’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yapılan törenin ardından Levent Camii’nde kılınan öğle namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

TUNÇ YALMAN'I YİTİRDİK!


Ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden, yurtiçinde ve yurtdışında birçok oyun yöneten, çeviriler yapan, tiyatro eğitmenliğini sürdüren Tunç Yalman’ı 4 Mart günü yitirdik. Sanatçın için 6 Mart Pazartesi günü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde bir tören düzenlendi.
Tunç Yalman

OKTAY SÖZBİR’İ YİTİRDİK

Uzun süredir mide kanseri tedavisi görmekte olan İstanbul B.B. Şehir Tiyatroları oyuncularından Oktay Sözbir’i 4 Şubat 2006 günü öğle saatlerinde yitirdik.

 1943 yılında doğan ve 1962 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oyunculuğa profesyonel olarak başlayan Sözbir, sinema yaşamına Yılmaz Güney’in “Bir Gün Mutlaka” adlı film ile başladı.

Birçok oyunda rol alan sanatçı, uzun yıllardır devam eden “Bizimkiler” dizisinde de oynuyordu.

Oktay Sözbir, 6 Şubat Pazartesi günü saat 10:30’da Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

Mediha Köroğlu Hayatını Kaybetti

İzmir Devlet Tiyatrosu emekli sanatçılarından Mediha Köroğlu hayatını kaybetti. Köroğlu, 1 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da Konak Sahnesinde yapılan törenin ardından Urla İskele Mezarlığı’nda toprağa verildi.


Tiyatrocular Mümtaz Dostunu Uğurladı

Üsküdar’daki evinde sırtından bıçaklanarak öldürülen tiyatro sanatçısı Mümtaz Sevinç için 26 Ocak Perşembe günü AKM’de bir tören düzenlendi. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan törende İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Tunç Günbay, Mümtaz Sevinç’in özgeçmişi ve rol aldığı bazı tiyatro oyunları hakkında bilgi verdi. Gazeteci Nebil Özgentürk ise, Sevinç’in en büyük hayalinin sahnede ölmek olduğunu anlattı. Özgentürk: “Şimdi sahnede, ama keşke sahnede ölseydi” dedi.

Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nda Yas

Karşıyaka Belediye Tiyatrosu oyuncusu Doğakan Güngör hayatını kaybetti. 2001 yılından buyana Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nda yer alan Güngör’ün banyoda baygın olarak bulunduğu, kaldırıldığı hastanede, şofben zehirlenmesi, boğulma ya da kalp krizi nedeniyle ölmüş olabileceği bilgisinin verildiği açıklandı.

Aktan Günalp’i Kaybettik

Devlet Tiyatroları’nın emekli sanatçısı, Aktan Günalp 19 Ocak 2006 günü hayatını kaybetti. Günalp için 20 Ocak Cuma günü saat 10.30’da İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi’nde bir tören düzenlendi. 1936 Adana doğumlu sanatçı, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nde eğitim gördükten sonra 1957 yılında Devlet Tiyatrosu ailesine katılmıştı.

Tayfun Türkili Aramızdan Ayrıldı

Şehir Tiyatrolarına uzun yılar idare amirliği, basın ve halkla ilişkiler bürosu şefliği ve oyun yazarlığı yapan ve aynı zamanda radyoya ve televizyona skeçler hazırlayan tiyatro emektarı Tayfun Türkili aramızdan ayrıldı. Türkili’nin cenazesi 17 Nisan Pazartesi 10.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yapılan törenin ardından Kasımpaşa Büyük Camii’nde öğle namazından sonra Kulaksız Mezarlığı’na defnedildi.


Şefik Kıran’ı Yitirdik

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Zuhuratbaba Mahallesi İncirli Caddesi’ndeki bir binanın 5. katındaki dairede oturan Kıran, gece apartman boşluğunda ölü bulundu. Kıran’ın intihar etmiş olabileceği, ancak olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü ifade edildi.

 
Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın kuruluşundan bugüne kadar oyuncu olarak birçok eserde görev alan Kıran için 29 Ekim Cumartesi günü Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Sahnesi’nde tören yapılacak.

 Kıran’ın cenazesi, aynı gün Ataköy 5. Kısım Camii’nde kılınacaktır..
« Son Düzenleme: 12 Mayıs 2006, 18:02:26 Cum Gönderen: sNm_17 »
UFUK... (benim tatlı böceğim)

    unutma! sende birgün duyacaksın!
ve duyduğun sesi algılayıp konuşabileceksin!

  eskişehir anadolu üni.işitme engelliler(öğretmenliği) bölümü okuyan bütün arkadaşlarıma...

           hepsi duyacak...hepsi konuşacak...

Çevrimdışı ShizofreN

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 2.001
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #1 : 12 Mayıs 2006, 17:59:58 Cum »
Boyle onemli bir basligi actigin icin tesekkurler sNm_17...

Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
Ynt: TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2006, 10:08:03 Paz »
Bir İlk Kadın: Afife Jale

Başkaldırı, başarı, aşk, mutluluk, mutsuzluk... Huysuz ve Tatlı Kadın şarkısı onun için yapıldı. 24 Temmuz 1941"de yaşama veda eden Afife Jale , tarihe; "sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını" olarak geçti.Afife Jale , orta halli bir ailenin kızı olarak,1902 yılında İstanbul'un Kadıköy semtinde dünyaya geldi.Çocukluk düşlerinde hep tiyatro vardı. İstanbul Kız Sanayi Mektebi'nde okuyordu. Ama onun aklı tiyatrodaydı.O yıllar Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu yıllardı. Bu yasağa rağmen 1918'de, Darülbedayi'ye (Şehir Tiyatroları) alınmak üzere açılan sınava bile girdi.

10 Kasım 1918'de, Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife stajyer kadrosuna alındılar. Aynı yılın 18 Aralık günü, Refika tiyatronun süflör, Afife de "mülazım artistlik" (stajyer oyuncu) kadrolarına alınmışlardı. Afife ise bir yılı aşkın bir süre boyunca bütün provalara katıldı, kendini sahneye hazırladı. Ama bir türlü sahneye çıkamadı. Öte yandan Refika, sahne gerisinde görev alan ilk müslüman Türk kadını oldu.



 Prof. Metin And, Türk Tiyatrosu Tarihi kitabında, 1920 yılında Darülbedayi'de, Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununu, Kadıköy'deki Apollon Tiyatrosu'nda (şimdiki Reks Sineması) sahneye koyuyordu. Bu oyunda Emel adlı kızı oynayan Eliza Benemenciyan topluluktan ayrılıp Paris'e gittiği için, bu rolü yüklenecek bir kadın sanatçıya ihtiyaç vardı. Ve Afife Jale, bu rol için seçildi. İlk kez Emel rolüyle ve takma bir isimle sahneye çıktı. O gece tiyatroya gelen zaptiyeler, yöneticilere bir uyarıda bulundularsa da, genç sanatçı bir hafta sonra da "Tatlı Sır" oyununda yeniden sahneye çıktı. Sanatçı polis tarafından tutuklanmak istenince, Kınar Hanım tarafından arka bahçeye kaçırılarak polislerin elinden zor kurtuldu. Afife Jale O tarihi geceyi, altı yıl sonra Refik Ahmet Sevengil'e anlatırken; "Hayatımda mesut olduğum ilk gece..." diye tanımlıyordu: "Sanatın, ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içinde idim. Ağlama sahnesinde, taşkın bir saadetle ağladım. Sahiden ağladım... Alkış, alkış, alkış... Perde kapandı; açıldı, bana çiçekler getirdiler. Muharrir Hüseyin Suat bey, kuliste bekliyormuş; ben çıkarken durdurdu; alnımdan öptü: "Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı; sen işte o fedaisin." dedi.

Ve daha sonra Onu diğer kadınlar izledi. Tüm baskılara karşın bundan sonra Burhanettin Topluluğunda Seniye, Yeni Sahne'de Şaziye (Moral), Münir (Neyire Neyyir), Bedia (Muvahhit) Milli Sahne'de Huriye ve Hikmet, Ruhat gibi Müslüman Türk kadınları Afife'yi izlediler" diye anlatılır.

İşsizlik
Üçüncü piyesi olan Odalık'ta oynarken, polis yine tiyatroyu bastı. Afife bu kez de makine dairesinden kaçırıldı . Bu zaptiye baskınında, Afife arkadaşlarınca kaçırılmışsa da, daha sonra sokakta polisce yakalanarak karakola götürüldü . "Dinini, milliyetini unutan sen misin?" diye hırpalandı. Aile içinde, Babası Hidayet bey de, onun tiyatrocu olmasına karşıydı. kızını bu sevdadan vazgeçirmek için çok uğraştı. Başaramayınca sertleşti. Ona "Fahişe" dediği bir gün, "Benim Afife diye bir kızım yok" diye gürledi. Zaten Afife artık sahnede, "Jale" adını kullanıyordu. Sanatı için baba evini terk etti. 1921'de dahiliye nezaretinin bir buyruğu ile belediye, 27 Şubat günü 204 sayılı bildiriyi Darülbedayi Yönetim Kurulu'na gönderdi. Bildiride, Müslüman kadınların kesinlikle sahneye çıkamayacakları yazıyordu. Bu bildiri üzerine Afife'nin, Darülbedayi'deki ücretli görevine de son verildi.. Artık hayat onun için çok zorlaşmıştı. Güvencesiz ve parasızdı ama tiyatro onun için bir tutkuydu ve gözü başka bir şey görmüyordu.

Hastalık
Önüne gecilmeyen şiddetli başağrıları başlar. Tiyatrosuz kalması Afife'nin zaten zayıf olan sinirlerini alt üst etmiş, kaçışı haplarda ve uyuşturucularda bulmaya başlamıştı. Sonradan aşık olduğu Suriye'li bir eczacının , yaptığı iğneler de onda bir alışkanlık başlatmıştı. Eczacı morfinle tedavi yoluna giderek büyük bir yanlışlık yapar. Bunun sonucu Afife artık bir morfinmandır.
 
Ortalık biraz durulunca, birkaç yıl sonra Burhanettin Tepsi Kumpanyası ile Anadolu'da turneye çıkmış, yeni tiyatro topluluğu ile Kadıköy'de oynamış, daha sonra da Fikret Şadi'nin Milli Sahne'siyle çeşitli kentlerde temsiller vermişti. Zaten 1923'ten sonra Türk Kadınları Atatürk'ün emriyle sahneye çıkmaya başlamıştı.
 


Gün geçtikçe bozulan sağlığı ve uyuşturucu alışkanlığı, tiyatroyu ister istemez bırakmasına neden oldu. Bu onu büsbütün çileden çıkardı.
 
1928 yılında bir arkadaşıyla, Kuşdili çayırında Hafız Burhan'ın bir konserine gitmiş, orada sanatçıya tamburuyla eşlik eden Selahattin Pınar'la tanışmıştı. Kısa bir sürede Pınar, genç kadına deliler gibi aşık olur. 1929 yılında evlenirler ve Selahattin Pınar "Nereden Sevdim O Zalim Kadını", " Huysuz ve Tatlı Kadın " gibi birçok ölümsüz şarkısını onun için besteler.
 
İkisi de, Gençliklerini acılar içinde harcamışlardı. Evlenince hayat boyu ıskaladıkları her şeyi, birlikte yapmaya çalıştılar. Evde saklambaç oynadılar. Bahçede enginar yetiştirip, yarıştılar. "Bir çocuk resmi" kıvamında şiirler yazdılar. Pınar çaldı; Afife dinledi. Ancak güzel günler uzun sürmedi. Afife, tiyatrosuz yaşayamıyordu ve tiyatronun boşluğunu uyuşturucularla dolduruyordu. Suriye'li Eczacı onu morfine alıştırmıştı bir defa, kurtulamıyordu.Onu hayata döndürebilmek için çırpınmaya başladı. Sürekli melankolik besteler yapar olmuştu .Ama Bir süre sonra, Pınar karısının morfin bağımlılığı ile başa çıkamamaya başladı. Tiyatrodan uzak kalmak, sahneye çıkamamak, Afife'yi mutsuz kılıyor, kurtuluşu yalnız "iğne"de buluyordu.
 
Çırpındılar, bu gidişi geri çevirebilmek için... Olmadı ! Selahattin Pınar, kendisi de morfin tuzağına düşer gibi oldu. Bunun üzerine Afife; "Terk et beni" diye yalvardı ona. "Yoksa sen de mahvolacaksın, bırak beni gideyim" dedi. Ve 1935 yılında boşandılar... Şimdi afife için en kötü yıllar başlıyordu. Bundan sonra Afife içine düştüğü girdaba büsbütün batarak, sefalet içinde sürünmeye başladı. Afife, kimsesiz ve beş parasız, tenha parklarda yatıp kalkar, aşevlerinde karının doyururken, ayrıldığı eşinin kendisinin ardından yazdığı şarkıları taş plaktan dinleyip ağlardı.Afife Jale, kimsesizliğinin, terk edilmişliğinin, yoksulluğunun son durağı olan, Bakırköy Akıl ve Sinir Hastanesi'nde geçirir, yaşamının son yıllarını... 24 Temmuz 1941 günü henüz 39 yaşındayken, bir deri bir kemik veda etti hayata.. Ölümü gazetelere haber bile olmadı. Cenazesine 4 kişi katıldı. Mezar yeri de, mektupları ve fotoğraflarıyla birlikte kaybolup gitti. Unutuldu...

Tiyatronun ve devrinin bu büyük fedaisi, böylece sessiz sedasız yok olup gitti. O istediği hayatı yaşayabilmek için çok bedel ödedi. Büyük mutlulukları ve mutsuzlukları bir arada yaşadı . Ve elbette sanatta, kadınların tarihine geçti.
 
Uzun yıllar onun adını bile anan olmadı. Lâkin son dönemlerde, önemli bir yere sahip oldu;yönetmenliğini "Şahin Kaygun'un üstlendiği, Müjde Ar ve Tarık Tarcan'ın baş rollerini paylaştığı, " AFİFE JALE " adlı sinema filmi ile, Afife Jalenin hayatı, beyaz perdeye taşınmıştır... Daha sonra, Haldun Dormen'in önerisi ile 1997 yılının mayıs ayından bu yana, her yıl Afife Jale adına, tiyatro ödülleri dağıtılmaktadır...
 
Neziha Araz'ın kaleminden Afife şöyle sesleniyor; "Beni acıyarak değil, düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın.
 
Tiyatro varsa ben varım" inancı ve aşkıyla yaşıyordu Afife, "Olmak ya da olmamak" işte gerçek buydu onun için. "Olmak"la sanatını icra etmek eşanlamlıydı, bu eşanlam da tiyatroydu. Toplum hayatında ilk olmak; yani onun deyimle "ilk ateşi yakmak"," ilk türküyü söylemek"," ilk aşkı ya da direnişi başlatmak" bir olaydı ve bunun her zaman bir bedeli vardı. İlkler, yol boyu bu bedeli ödediler."
 
 :'(


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
Ynt: TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #3 : 11 Haziran 2006, 11:26:38 Paz »
GÜRDAL TOSUN



Tiyatro eğitimini M.S.Ü. Tiyatro Bölümünde tamamlayan Gürdal Tosun 1986 yılında Şehir Tiyatrosu'nda sadece bir tek oyunda oynadı... 
Melekler onu bizden daha çok sevmiş olmalı ki Tanrı onu şefkatli kollarının arasına aldı..
Onu bütün Türkiye gibi Şehir Tiyatrosu da çok özlüyor...
 
ŞEHİR TİYATROSU'NDA OYNADIĞI TEK OYUN
 
Fareli Köyün Kavalcısı
 

BİRSEN KAPLANGI



Çocuk yaşlarınıda katıldığı Şehir Tiyatrosu ailesinde sayısız oyunda rol alan, sinema televizyon dizilerinin vazgeçilmez oyuncusu, seslendirmelerin aranan sesi Birsen Kaplangı 2002 yılında geçirdiği beyin kanaması sonucu aramızdan ayrıldı... Işığı bol olsun...
 
OYNADIĞI OYUNLARDAN BAZILARI
 
Sen Sen Misin
Lüküs Hayat
Kuşlar
Sersem Kocanın Kurnaz Karısı
 

  ERSAN BARKIN



Şehir Tiyatrosu'nun en verimli oyuncularından biri olan Ersan Barkın ne yazık ki 2001 yılında geçirdiği ani bir kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı...
Anısı önünde sevgiyle eğiliyoruz...

GÖREV ALDIĞI OYUNLARDAN BAZILARI
 
Modigliani
Sarıpınar 1914
Deli Bal
Antonius ile Kleopatra
Montserrat
Balabanağa
 
kaynak http://www.sehirtiyatrolari.com
« Son Düzenleme: 11 Haziran 2006, 11:29:15 Paz Gönderen: sibbosh »


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı AngeL

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.414
  • Cinsiyet: Bayan
  • only you
Ynt: TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #4 : 11 Haziran 2006, 14:49:41 Paz »
Mübeccel Vardar




Tiyatro ve sinema sanatçısı Mübeccel Vardar uzun süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
 
Sanatçı için 28 Mayıs Pazar günü saat 10.30'da Kenter Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenecek, aynı gün saat 13.00'te Levent Camii'nde kılınacak cenaze namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Tiyatro ve sinema sanatçısı Mübeccel Vardar, 9 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da doğdu. İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Vardar, 'Harold ve Maude' adlı oyun ile Kenter Tiyatrosunda profesyonel oldu.

Cyrano De Bergerac, Ölümü Yaşamak, Babalar ve Oğullar, Gönül Suçları, Şafak Yıldızları, Yarın Cumartesi, Kökler, Arzu Tramvayı, Nice Yıllar adlı oyunlarda rol aldı.
Sanatçı, Tiyatro İstanbul'da da 'Acaba Hangisi' adlı oyunda oynamıştı. Halit Refiğ'in 'Hanım' ve en son Yavuz Turgul'un 'Gönül Yarası' filmlerinde rol alan sanatçı, Çalıkuşu, Saat Sabahın Dokuzu, Kuşlu Çorap, Önce Canan, Ayı, Uğurlugiller, Hastane, Dişi Kuş, Yabancı Damat adlı televizyon dizilerinde oynamıştı.



Mekanı cennet olsun...

Gelecegim, bekle dedi, gitti
ben beklemedim,
O' da gelmedi
ölüm gibi birsey oldu.
ama kimse ölmedi



Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #5 : 13 Temmuz 2006, 14:32:35 Prş »
Oyuncu yazar Mehmet Akan Yaşamını Yitirdi...
 
Oyuncu, yazar, koreograf Mehmet Akan 8 Temmuz gecesi 22.15 de yasamini yitirdi. Gectigimiz hafta ameliyat geciren sanatci o gunden bu yana yogun bakimda tedavi goruyordu.
 
Mehmet Akan Yazarlık, oyunculuk, koreografi, yönetmenlik çalışmalarına "Genç Oyuncular" topluluğunda başladı. Tiyatrocu kimliği bu toplulukta oluştu. Çalışmalarını "Gülriz Sururi ve Engin Cezzar" ve "Ulvi Uraz" tiyatrolarında sürdürdü. 1969 da beş arkadaşı ile birlikte "Dostlar Tiyatrosu"nu kurdu. Uzun yıllar bu toplulukta çalıştı. Ayrıca Ankara Sanat Tiyatrosu ve İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda konuk oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. 80'li yıllardan bu yana oyunculuğunu sinema ve televizyonda sürdürüyordu.

http://www.tiyatronline.com/yhaber1591.htm


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı tucees

  • Forum Aşığı
  • *
  • İleti: 352
  • Cinsiyet: Bayan
  • mutluyum mutlusun mutlu ;)
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #6 : 13 Temmuz 2006, 14:37:57 Prş »
allah rahmet eylesin...onun gibileri bu zamnda bulmak zor
yarınlar bizim olsun..

Çevrimdışı ececik

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 2.163
  • Cinsiyet: Bayan
  • sizi seviyomm
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #7 : 13 Temmuz 2006, 14:39:21 Prş »

Bizimkiler'in Sabri Bey'i vefat etti

8 Temmuz, 2006 23:51:00 (TSİ)

 
Mehmet Akan Bizimkiler dizisindeki 'Sabri Bey' rolüyle tanınmıştı 
Tiyatro ve sinema sanatçısı Mehmet Akan hayatını kaybetti. Akan, İstanbul Okmeydanı SSK Hastanesi'nde 10 gündür kanser tedavisi görüyordu.

67 yaşındaki Mehmet Akan, sayısız tiyatro ve televizyon dizisinde rol aldı.
 
Dostlar Tiyatrosu'nun kurucularından biriydi. Fakat asıl ününü 'Bizimkiler' adlı televizyon dizisinde apartman yöneticisi 'Sabri bey' rolüyle yaptı.
 
Engin Ayça'nın 'Bez Bebek' adlı filmininde de Hülya Koçyiğit ile birlikte oynadı.
 
Geçtiğimiz yıl da, kendisinin kaleme aldığı Şeyh Bedrettin adlı tiyatro eserini sahneye koydu.  :'( :'(
« Son Düzenleme: 13 Temmuz 2006, 14:46:29 Prş Gönderen: Sibbosh »
Kalbim.GEN.TR
kalbim

Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #8 : 13 Temmuz 2006, 14:48:09 Prş »
 Mehmet Akan :Sokaklarda başladığı sanat yaşamını ürettikleriyle, paylaştıklarıyla önemli bir zirveye taşıyabilmiş ender sanat insanlarımızdan biriydi.Mekanı cennet olsun


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #9 : 21 Temmuz 2006, 14:20:27 Cum »

Şener Ünal Aramızdan Ayrıldı

Devlet Tiyatroları Emekli Sanatçısı, Şener Ünal 19 Temmuz günü kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Ünal’ın cenazesi 20 Temmuz Perşembe günü 12.00'de İzmir DT Konak Sahnesi'nde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #10 : 24 Temmuz 2006, 13:07:39 Pzt »
Tiyatro ve sinema sanatçısı Mustafa Aslan vefat etti....
 
Komedi dizisi 'Kaygısızlar'da, 'Müdür' karakterini canlandıran tiyatro ve sinema sanatçısı 51 yaşındaki Mustafa Aslan, Ürgüp'te geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Sanatçı Mustafa Aslan, çalıştığı Eko Lider Dergisi'ne Kapadokya Bölgesi ve Ürgüp ilçesi hakkında haber hazırlamak ve Ürgüp Belediye Başkanı Bekir Ödemiş'e, ilçede gerçekleştirmeyi planladığı 'Sanat Yarışması' hakkındaki dosyasını sunmak üzere 2 gün önce Ürgüp'e geldi. Arkadaş Oteli'nde kalan sanatçı Aslan, arkadaşlarıyla birlikte ilçe merkezine giderken yolda fenalaştı. Arkadaşlarının kollarına tutunan Aslan, 112 Acil Yardım Ambulansıyla Ürgüp Devlet Hastanesi acil servise kaldırıldı. Sanatçı Aslan, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İstanbul doğumlu olan sanatçı, evli ve bir çocuk babasıydı.


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı Sibbosh

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 5.089
  • Cinsiyet: Bayan
  • leave me alone....
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #11 : 06 Ağustos 2006, 18:41:19 Paz »

Tiyatro Dünyasının Acı Kaybı.
Tiyatro Sanatçısı ve Yönetmen Zekai Müftüoğlu İstanbul'da hayatını kaybetti.

57 yaşında ölen Zekai Müftüoğlu, Türk tiyatrosuna oyuncu ve yönetmen olarak önemli katkılarda bulundu.

Müftüoğlu, yaptığı başarılı seslendirmeleriyle tanınıyordu.

Yaşamı boyunca birçok tiyatro oyununda görev alan Zekai Müftüoğlu, "İpin Ucu" ve "Kuvaiye Milliye Destanı" oyunlarında sergilediği oyun ile sanatseverlerin beğenisini kazanmıştı.

Zekai Müftüoğlu'nun cenazesi, Haseki Sultan Camii'nde kılınan namazın ardından, Hasdal Mezarlığı'nda topra
ğa verildi,


รเ๒๒๏รђ

Çevrimdışı AngeL

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.414
  • Cinsiyet: Bayan
  • only you
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #12 : 06 Ağustos 2006, 21:01:25 Paz »
Baykal Saran

Türk tiyatrosundan bir yıldız kaydı. Yönetmen ve aktör Baykal Saran tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.Ankara Devlet Tiyatrosundan emekli olan rejisör ve tiyatro oyuncusu Saran, tedavi gördüğü KV Amerikan Hastanesinde, 28/07/2006 tarihide saat 11.30 sıralarında yaşamını yitirdi.

Çok sayıda tiyatro eserinin yanı sıra sinema filmlerinde ve televizyon dizilerinde yer alan ve seslendirme yapan sanatçı, ”Ferhunde Hanımlar” adlı televizyon dizisinde de eşi Beyhan Saran ile rol almıştı.

Son olarak televizyon dizisi “Kurtlar Vadisi”nde “Hüsrev Ağa” karakterini canlandıran Baykal Saran, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

Gelecegim, bekle dedi, gitti
ben beklemedim,
O' da gelmedi
ölüm gibi birsey oldu.
ama kimse ölmedi



Çevrimdışı sondanbirönce

  • Forum Kurdu
  • *
  • İleti: 696
  • Cinsiyet: Bay
  • 'Bu kalp seni unutur mu?'
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #13 : 07 Ağustos 2006, 11:09:13 Pzt »
 Bir başka tiyatrocu dostu, Şevket Altuğ'un kaleminden Mehmet Akan:

  http://sanat.milliyet.com.tr/detay.asp?id=2244
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2006, 11:12:10 Pzt Gönderen: sondanbirönce »
'ÖLÜM İLİŞKİLERİ'

Çevrimdışı Zynep

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 10.497
  • Cinsiyet: Bayan
  • Stranger&Zynep
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #14 : 21 Ağustos 2006, 22:53:55 Pzt »
 
 
Kaybettik.
 
       

Tuncer Necmioğlu (1936 - 2006)
 
 
 

1936 yılında doğdu. Tıp Fakültesi’nde ve İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nde öğrenim gördü. Öğrenim yıllarında tiyatro çalışmalarına başladı.


Halk Oyuncuları’nın kuruculuğunu ve genel sanat yönetmenliğini yaptı. Arena, Ankara Sanat, Küçük Sahne ve Devlet Tiyatroları’nda profesyonel olarak çalışan Necmioğlu, sinemada karakter oyuncusu olarak yüzlerce filmde oyuncu, senarist ve yönetmen olarak görev aldı.


Yer aldığı yapımlardan bazıları:
‘Hudutların Kanunu’, ‘Kızılırmak Karakoyun’, ‘Pir Sultan Abdal’, ‘Kuma’, ‘Estergon Kalesi’, ‘Dar Alanda Kısa Paslaşmalar’, ‘Hoşçakal Yarın’, ‘Dil Yarası’, ‘Elveda Dostum’.


Necmioğlu, 1990 yılında 27. Antalya Film Şenliği’nde ‘Karılar Koğuşu’ adlı filmdeki, 1992 yılında 29. Antalya Film Şenliği’nde de ‘Yağmur Beklerken’ filmindeki rolleriyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerine değer görüldü.


Necmioğlu, 42. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de ‘Yıldırım Önal Anı Ödülü’ aldı.


TİYATRO ELEŞTİRMENLERİ, YASINI TUTUYOR
Uluslarararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (AICT) Türkiye Merkezi (TEB) bir bildiri yayımlayarak Tuncer Necmioğlu’nun ölümünden duydukları üzüntüyü dile getirdi.


“Bir düzgün adamı, bir gerçek tiyatrocuyu, tam bir karakter oyuncusunu, karizmatik, ama aynı zamanda babacan bir kişiliği kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz” denilen bildiride, “İki aydır yitirdiğimiz tiyatrocu değerlerimize ne yazık ki Tuncer Necmioğlu da eklendi. Onların olduğu gibi Necmioğlu’nun da yasını tutacağız” sözlerine yer verildi.


Bildiride, tiyatro ve sinema oyuncusu Tuncer Necmioğlu’nun Arena, Ankara Sanat, Küçük Sahne gibi topluluklarda profesyonel olarak çalıştığı ve 50. sanat yılının yaklaşık iki ay önce Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılan törenle kutlandığı hatırlatıldı.
 
 
 
 
 
 
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2006, 16:20:25 Sal Gönderen: Zynep »

Çevrimdışı Zynep

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 10.497
  • Cinsiyet: Bayan
  • Stranger&Zynep
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #15 : 29 Ocak 2007, 09:55:23 Pzt »
Lale Oraloğlu'nu kaybettik.
Tiyatro sanatçısı Lale Oraloğlu, 28 Kasım'dan bu yana süren yaşam mücadelesini yitirdi. Türk tiyatrosuna büyük emeği geçen Oraloğlu 83 yaşındaydı

26 Kasım 2006 tarihinde "Candan Öte" adlı dizi filmin seslendirmesinden çıktıktan sonra beyin kanaması geçirerek Özel Umut Hastanesi'ne kaldırılan Lale Oraloğlu 83 yaşında vefat etti. Tedavisi sürerken zatürre olan ve kalp sorunları yaşayan Oraloğlu, dün saat 14.45'te hastanenin yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti.

1960'lı yıllarda Türk tiyatrosunun en gözde oyuncularından biri olan Oraloğlu, 1924 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Dame de Sion, Şişli Terakki, Saint Pulcherie, Nişantaşı Ortaokulu ve Alman Lisesi'nde okuduktan sonra İngiliz Filolojisi'nden mezun oldu.
 
16.01.2007

Çevrimdışı heQet

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.540
  • Cinsiyet: Bayan
  • herkezin gördüğü mesaj kişisel değildir!
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #16 : 18 Şubat 2009, 14:15:00 Çrş »
                   
Tiyatro çınarını kaybetti

Tiyatro sanatçısı Gazanfer Özcan, 1.5 aydır zatürre tedavisi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu...




Gazanfer Özcan 27 Ocak 1931’de İstanbul’da, dört erkek kardeşin en küçüğü olarak doğar. Babası İstanbul Belediyesi’nde memur Cemalettin Bey, çok titiz, kuralcı, ince eleyip sık dokuyan biridir. Ve bu özellikleriyle yıllar sonra oğlunun büyük bir başarı kazanacağı Hüsnü Kuruntu karakterine ilham verecektir.
Çocukluğu kalabalık bir ailede geçer Gazanfer Özcan’ın; teyzeler, dayılar, amcalar hep birlikte yaşanır. Amcası ve dayıları polistir, o da imrenir büyüklerine ve polis olmayı koyar kafasına...
Ta ki Taksim Erkek Lisesi ikinci sınıfına kadar. Yıl 1947, lisede “Hisse-i Şayia” oyunu sahneye konacaktır. Bican Efendi rolü ise o güne dek tiyatroyla ilgisi olmayan Gazanfer Özcan’ın olur. Bican Efendi rolü ile içindeki ‘komiği’ keşfeder Özcan. Yine de 1947’de Polis Okulu’na müracaat eder, ancak Ankara’ya gitme zorunluluğu onu bu sevdasından vazgeçirir.


Mesleğini babasından gizledi
Sahne tozunu yutmuştur artık; 1948 yılında Eminönü Halkevi’nin temsil koluna girer, 1949’da ise Şehir Tiyatroları’nın çocuk bölümüne. Tiyatro yaşamını sarmalamıştır artık, okulu bırakır.
Eğitimi Şehir Tiyatroları’nda usta-çırak ilişkileriyle devam edecektir bundan böyle; hocaları ise Vasfi Rıza Zobu ile Reşit Gürzap olurlar.
Ancak babasını bu meslek seçiminden haberdar etmeye cesareti yoktur. Bir gün amcası sahnede izler Gazanfer Özcan’ı ve akşam sofrada babasına “Beni sanatçı olduğum için evden kovdunuz; bakalım aileden yetişen bir başka sanatçıyı da kovabilecek misiniz?” deyiverir.
Masadaki herkes donup kalır, baba Cemalettin Bey “Başka bir sanatçı mı var aramızda?” diye sorunca bakışlar Gazanfer Özcan’a çevrilir. Ancak beklenen olmaz, aileden onay görür tiyatro.
Özcan, kariyerinin dönüm noktası için ise 1955’e kadar bekleyecektir;  “Mahallenin Romanı” adlı oyunun başrol oyuncusu Reşit Gürzap hastalanınca kendini hocasının yerine oynarken bulur. Bu büyük sınavdan başarıyla çıkar; “Mahallenin Romanı”nın ardından gelen “Meraki” ile de yeteneğini kabul ettirir.
Yazları, Şehir Tiyatroları tatilde olduğunda ise Vahi Öz ve Halide Pişkin’in tiyatro topluluklarıyla Anadolu turnelerine çıkar. Refik Erduran’ın “Deli”, Necati Cumalı’nın “Mine”, Haldun Taner’in “Fazilet Eczanesi” gibi oyunlarda rol aldıktan sonra 1961 yılında Şehir Tiyatroları’ndan ayrılır.
Bu ayrılıkta yalnız değildir Özcan; 12 yıl arkadaşı ve sırdaşı olduktan sonra 1961 yılında evlendiği Gönül Ülkü de yanındadır. İlk eşinden olan kızı Fulya ise dört yaşındadır babası yeniden evlendiğinde.
Çift, 1962 yılında Gönül Ülkü Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nu kurar. Topluluk, çoğu komedi pek çok oyun sahneler; Özcan yumuşak ve sıcak oyunculuğuyla seyircinin gönlünü fetheder.
Ancak tiyatro zaman zaman verdiğinden fazlasını isteyen bir iş koludur; masrafları karşılayabilmek için ‘70’lerde sonraları pek memnuniyetle anmayacağı- filmlerde oynar aktör. Yıllar sonra sorulan bir soruya “Sinemayı sevmem” diye yanıt verecektir.


Milli Piyango bayii açacaktı
Sinema ile kuramadığı ilişkiyi, 1980’lere gelindiğinde televizyon ile kurar Özcan. Türkiye’nin ilk sitcom’u olarak değerlendirilen “Kuruntu Ailesi”, bir sevgi çemberi yaratır aktörün çevresinde. “Yüzde 70’i babam, yüzde 30’u kendim” dediği Hüsnü Kuruntu karakteri; 1987 yılında başlar ve dizi 400 bölüm devam eder.
Gazanfer Özcan’ın tiyatro dışındaki en büyük hayali, bir Milli Piyango bayii açmaktır. “Çünkü  insanlar umutla bilet alıyorlar ve o umudu veren kişi olmak istiyorum” diye açıklar bu hayalini. Kendisi de sürekli piyango bileti alır, çünkü her geçen gün büyüyen vergi borçları vardır tiyatrosunun. Bir de giderek artan sağlık sorunları.
2001 yılında by-pass geçirir ve 11 yaşından beri içtiği sigaraya veda eder. 2002’de ise Gönül Ülkü hastalanır, üç yıl boyunca tedavi görür. Bu sırada git gide büyür borçlar.

Avrupa Yakası’yla gelen nefes
2006 yılında gelen “Avrupa Yakası” dizisi bir ‘nefes’olur Özcan’a. Onu Hüsnü Kuruntu olarak sevenlerin çocukları, şimdi Tahsin Sütçüoğlu olarak sarılacaklardır boynuna.
60 yıl sadakatle içtiği sigarayı bırakmıştır bırakmasına, ancak sigara bırakmaz peşini. Geçtiğimiz aralık ayında zatürre teşhisiyle yattığı hastaneden 14 Ocak’ta taburcu olur, ama 15 gün sonra yeniden ağırlaşır durumu...
Dün geceye kadar başında “Birbirimizden ayrı iki gün bile geçirmedik” dediği eşi Gönül Ülkü, kızı Fulya Özcan ve torunu Tarık Ündüz beklerler iyileşmesini. Ama ne yazık ki dün akşam saatlerinde bırakır mücadeleyi Özcan.
2000 yılında bir söyleşide şöyle demiştir: “Benim dileğim, gerçek tiyatro adamının, oyun sonrası makyajını silerken ölmesi. Her şeyi bitirmişsin, alkışını almışsın...”
Bizim için alkışlarımızın ardından indi sahneden Gazanfer Özcan... Son dileği gerçekleşti.



Yoğun bakımdaydı

Amerikan Hastanesi Başhekim-liği’nden yapılan açıklamada, Gazanfer Özcan’ın dün akşam saat 19.22’de vefat ettiği belirtildi. Açıklamada, 27 Ocak 2009 tarihinden itibaren Amerikan Hastanesi’nde kalp yetmezliği ve iskemik serebral vasküler hastalık tanılarıyla tedavi gören Özcan’ın, 13 Şubat’tan bu yana da yoğun bakımda takip edildiği kaydedildi.

Avrupa Yakası’nda yas
Özcan’ın ölüm haberi üzerine Avrupa Yakası’nda birlikte çalıştığı oyuncular başta olmak üzere bir çok dostu hastaneye akın etti. Dizide uzun süre Özcan’ın eşini canlandıran Hümeyra,?“Çok önemli bir insan ve oyuncuydu” dedi. Aynı dizide rol alan Levent Üzümcü, “Her zaman biz onunla o bizimle birlikte olacak, acımız büyük” derken, Yavuz Seçkin, “Babamı kaybettim, çok şey öğrendik acım sonsuz”, Ata Demirer de,  “O benim için bir babaydı. O usta bir oyuncu ve büyük bir sanatçıydı. Onun yeri doldurulamaz” dedi.

CaploonBa ®

Çevrimdışı Breeze

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 8.670
  • Cinsiyet: Bayan
  • Ders, ders, ders!
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #17 : 18 Şubat 2009, 22:43:57 Çrş »
:'( bugün aldık haberini.. allah rahmet eylesin büyük ustaydı.. mekanı cennet olsun.. Rabbim orda da nimetlerinden esirgemesin ...  :'(
özgür(lük)!

Çevrimdışı heQet

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.540
  • Cinsiyet: Bayan
  • herkezin gördüğü mesaj kişisel değildir!
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #18 : 18 Şubat 2009, 23:00:24 Çrş »
Amiin,inşALLAH...

CaploonBa ®

Çevrimdışı korayhan

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 4.513
  • Cinsiyet: Bay
TiYaTroDa YiTiRDiKlErİmİz..Hepsİni sAygIYlA aNıYOrUz...
« Yanıtla #19 : 19 Şubat 2009, 01:45:27 Prş »
Büyük Usta Gazanfen Özcan'ı kaybetmek gerçekten üzücü..Hüsnü Kuruntumuz ve Tahsin Amcamıza Allah'tan rahmet diliyorum.. :(
KOYDUĞUM NOKTALARIN ARDINDAN YENİ BİR CÜMLE KURMAYACAĞIM ARTIK...