Gönderen Konu: Veda Filminin Tarihi Hataları  (Okunma sayısı 1394 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Veda Filminin Tarihi Hataları
« : 04 Mart 2010, 16:11:07 Prş »

Veda Filminin Konuşulan Tarihi Hataları


Zülfü Livaneli’nin yazıp yönettiği ‘Veda’ filmi, gerek sinema eleştirmenleri, gerekse tarihçiler tarafından tartışılmaya başlandı.
(3 Mart 2010)
NTV Tarih dergisinde Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Derya Tulga’nın filmde tespit ettikleri maddi hatalar, ‘Tarihi gerçeklere Veda’ başlığıyla yayımlandı.
Yazıya göre, dindar bir kadın olan Zübeyde Hanım’ın sokaklarda başı açık dolaşması mümkün değil. Benzer bir şey Fikriye Hanım’ın örtüsü için de söz konusu ediliyor. Fikriye Hanım sahneleriyle ilgili bir diğer eleştiri ise 1923’te Almanya yolculuğuna çıkarken bindiği arabanın plakasının Latin harfleriyle yazılı olması. Bilindiği gibi, Latin harfleri 1928’de kabul edilmişti.
Üç tarihçiye göre, en vahim hatalar Conkbayırı sahnelerinde yapılmış. Hele Mustafa Kemal’in süngü hücumuna en önde katılması ya da silahını çekip düşman askerini vurması mümkün değil.
Zülfü Livaneli'nin, tarihçilerin yarım asrı kapsayan bir filmde bu kadar az hata bulmalarına çok sevindiğini belirterek teşekkür ettiği bildirildi.
Son eleştiri ise Beyazperde ve Öteki Sinema yazarlarından Murat Tolga Şen'den geldi.
Yazarın bahsettiği hata, filmin başlarında, Mustafa Kemal'in askeri lise öğrencisi olduğu dönemde, mahalle arkadaşlarıyla oynadığı bir "savaş oyunu" sahnesinde mevcut. Bu sahnede Mustafa Kemal, Salih Bozok ve bir grup mahalleli çocuk, iki takıma ayrılarak bir tür "dekmancılık" oynamakta... Bu sahnede çocuklardan biri "el bombası!" diye bağırarak ve Rambovari bir hareketle hayali el bombasının pimini ağzıyla çekerek fırlatıyor.
Yazarın dikkatimizi çektiği olayın talihsizliği şudur ki; 1895'de geçen bu sahnede çocukların el bombasından haberdar olarak oyun oynaması mümkün değil, çünkü Osmanlı ordusunun kullandığı Model 24 Stielhandgranate el bombası 1. dünya savaşının ortalarında geliştirilmiş ve "Potato masher / Patates ezicisi" olarak ünlenen bir patlayıcıyken Rambomsu hareketlerle dişle pimi koparılıp atılan "Model 24" tip el bombaları 2. Dünya savaşına kadar ortalarda gözükmemiş... 1800'lerin sonunda sokakta oynayan Selanikli bir çocuğun, daha icat edilmemiş bir el bombası ile oynaması imkansız ki yıllar sonra ilk kez kullanıldığında, Türkler ona "El bombası" bile demezlerdi.
Bakalım önümüzdeki günlerde filmle ilgili daha çok tarihi hata bulan çıkacak mı...


beyazperde.mynet

 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..