Gönderen Konu: Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?  (Okunma sayısı 20037 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #10 : 16 Şubat 2009, 21:39:29 Pzt »

Aşk üçgenleri
Boğa Durham


Tecrübeli beysbolcu Kevin Costner çaylak ama yetenekli oyuncu Tim Robbins'ını yetiştirmek üzere Durham Bulls'a transfer edilir. Bu işi çok sevmese de parası yüzünden kabul eder. Takımın en iyi seyircisi Susan Sarandon kendine bir misyon belirlemiş ve her sene takımdan seçtiği bir oyuncu ile ilgilenip onun olgunlaşmasına yardım etmiştir. Bu seneki göz bebeği Tim Robbins'dir ama Kevin Costner'da kendini göstermeye başlayacaktır.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?

Şimdiye kadar yapılmış en iyi beysbol filmi olan Durham bu tür filmlerin yeniden ilgi görmesini sağlamıştır. Kevin Costner'ın şimdiye kadar oynadığı 3 beysbollu filminin ilki olma özelliğini taşır. Ayrıca bu filmden sonra Sarandon ve Robbins gerçek hayatta evlenmişlerdir.



Akıl almaz oyunlar
Vahşi Şeyler


Lisede rehberlik danışmanı olarak görev yapan yakışıklı Matt Dillon, 2 ayrı dünyanın kızını bir araya getiriyor. Biri erkekleri baştan çıkaran Denise Richalds diğeri ise ezik ve değersiz yaşayan Neve Campbell. Üçü bir araya gelip Denise'in milyoner annesine komplo planlayacaklardır.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?


Denise Richards bu filmdeki rolü sayesinde tanınmaya başlanmış ve bebek güzelliğini Starsip, Troopers ve James Bond filmlerinden sonra kanıtlamıştır. Hiç tahmin bile edemeyeceğiniz olaylar zinciri filmi ilginç bir noktaya taşıyor.


Olay Yaratan İlişkiler
Mezun


Ailesi ve arkadaşları tarafından iyi biri olarak bilinen Dustin Hoffman hayatından sıkılmaya başlamıştır. Hayatına değişiklik katmak isteyen Hoffman babasının patronunun karısı Mrs.Robinson (Anne Bancroft) ile ilişkiye girer ama asıl aşık olduğu Mrs.Robinson'ın baştan çıkarıcı kızı (Katharine Ross) olacaktır.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?

Bu filmi unutulmaz yapan, Hoffman'ın nasıl çekingen bir adamken vahşi duygular barındıran birine dönüşmesi olmuştur. Bancroft emredici tavırlarına rağmen Hoffman karşısında budala olmaktadır. Klasikler arasına giren film sınıf çatışmalarına da gönderme yapıyor. 60'larda en iyi yönetmen Oscar'ını kazandı.


Akıl almaz oyunlar
Daha Yaklaş!


Dan (Jude Law) ölüm ilanları yazan genç bir gazetecidir. Bir gün tesadüf eseri striptizci rolünde Natalie Portman ile karşılaşır. Bir yıl sonra ikisi arasındaki ilişki Dan'in fotoğraf çekimi sırasında tanıştığı fotoğrafçıya (Julia Roberts) aşık olmasıyla tehlikeye girecektir.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?

Filmde Clive Owen, Portman'la beraber olmasına rağmen Jude Law'ı alt ederek Julia Roberts'ı geri kazanmayı başarıyor. Yönetmen Mike Nichols ilişkilerin gerçeklerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.


Unutulmayan ilişkiler
Piknik


Eski kolej takımının oyuncusu William Holden başı boş gezen biri haline gelince Kansas'daki zengin arkadaşının (Cliff Robertson) yanına giderek ondan iş isteyecektir. Kasabanın en güzel kızı Kim Novak ile yollarının kesişmesi çok uzun sürmeyecektir ama bu kız Robertson'un kız arkadaşıdır.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?

Bu güzel film William Inge'nin Pulitzer ödüllü Prize-winning adlı oyunundan kovboy zamanlarını andırırcasına doğru bir şekilde uyarlanmıştır. Özellikle filmin müzikleri dramasıyla beraber çok güzel aktarılmıştır. 1956'larda Moonglow adlı şarkısı 1 numaraya kadar yükselmiştir.
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #11 : 18 Şubat 2009, 15:13:00 Çrş »


Ahlaksız Teklif

Demi Moore ve Woody Harrelson mutlu bir evlilikleri olan çifttir. Bir ev inşaatı için borçlanırlar. Las Vegas 'da onlarla tanışan Robert Redford milyarder bir iş adamıdır ve o gece Demi Moore'u beğenir ve bir gece gecırmek ıcın 1 mılyon dolar teklif eder.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?

Genç çift bu teklif karşısında şok oluyor. Bu para onların tüm hayatlarını istedikleri gibi kurmaları için mükemmel bir fırsat ama diğer yandan da bu, onların ilişkilerinin sonu da olabilir. Filmi izlerken onların yerinde olsaydınız ne yapardınız diye akıllarınızda bir soru işareti oluşabiliyor.



Kazablanka

2. Dünya Savaş'ında şehirdeki en popüler gece klübüne sahip olan eski özgürlük savaşçısı Humphrey Bogart, yıllar sonra nedenini bilemediği bir şekilde onu terk eden Ingrid Bergman ve yeni kocası Paul Henreid ile karşılaşıyor. Çok geçmeden ikisi arasındaki geçmiş sırlar ortaya çıkıyor ve aşkları yeniden canlanmaya başlayan Bogart ve Bergman kaçma planları yapmaya başlıyor.

Bu filmi neden mutlaka izlemelisiniz?

Yurttaş Kane'den sonra sinema tarihinin en iyi filmi olarak kabul edilen Casablanca en iyi görüntü, en iyi yönetmen, en iyi senaryo gibi birçok Oscar ödülünün sahibi olmuş. Bogart'ın Rick adlı karakteri canlandırması bir pop ikonu haline gelmiş. 2. Dünya Savaşı'nda mülteci olan oyuncularında oynadığı filmi baştan sona zevkle izleyeceksiniz.



Sevgilinizle birlikte romantik film yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?
 En güzel aşk filmleri
 Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?



Titanic - 1997

"Sen atlarsan ben de atlarım!" Herşeyi başlatan cümle buydu işte. Leonardo Di Capri ve Kate Winslet'ten trajik bir aşk öyküsü. Titanik batmamak üzere yola çıkmıştı. Onların hayatları hiç tanışmamaları üzerine kurulmuştu. Ama öyle olmadı!



Sil Baştan - 2004

Onu hafızanızdan silmeye hazır mısınız? Jim Carey ve Kate Winslet, bu aykırı soruya cevap arıyor. Bir aşkı unutmak ancak beyin hasarıyla mı mümkündür?



Cesaretin Var mı Aşka? - 2003

Var mısın - Yok musun? Aşk muzur bir iddiaya dönüşür ve senelerce sürerse ne olur? Cevabı bu filmde. Bu senenin Oscar adayı Marion Cotillard ve Guillaume Canet çok hınzır, çok tutkulu muhteşem bir aşk filmi ile bizlerle. La Vie En Rose şarkısının onlarca versiyonuyla süslü, komik, trajik, eğlenceli bir film.



Aşk Masalı - 2002

Jennifer Lopez ve Ralph Fiennes modern bir Külkedisi masalı anlatıyor bize. Lüks bir otelin hizmetçisiyken bir hanımefendiye dönüştürülen Lopez. O'na aşık olan zengin ve yakışıklı bir adam. Mutlu son.



Aşkın Zamanı - 2000

Çinli yönetmen Kar Wai Wong'tan içinizi acıtacak bir şaheser! Dört kişininde içinde olduğu bir çelişki çemberi. Aşk, tutku ve ulaşılmazlık! Aşk bu kadar acıtmamalı!
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Medusa

  • Girişimci
  • *
  • İleti: 1
  • Cinsiyet: Bayan
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #12 : 18 Şubat 2009, 15:15:39 Çrş »
Teşekkürler.
AY IŞIĞINDA SAKLIDIR...
[/b]

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #13 : 20 Mart 2009, 17:11:23 Cum »

Bir Yudum Sevgi

Türk sinemasının en önemli filmlerinden biri olan Bir Yudum Sevgi'de Hale Soygazi, Kadir İnanır rol almaktadır. Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadın, mutsuz olduğu karısından ayrılmak isteyip o kadınla evlenmek isteyen adam ve toplumun bu aşka olan baskısı anlatılmaktadır.



Susuz Yaz

Göz koyduğu kardeşinin karısı Bahar'la tarlasındaki suya tek başına sahip çıkıp köylülere eziyet eden Kocabaş Osman'ın öyküsünü konu alan film, Türk sinemasının en seçkin filmler arasında gösterilmektedir.


Kadının Adı Yok

Atıf Yılmaz'ın yönettiği filmde, Hale Soygazi başroldedir. Atıf Yılmaz kitaptaki 'Adsız Kadın' ın erkek gibi davranarak erkek dünyasında yer edinmesini ters düz edip, filminde yeni bir boyut kazandırmıştır.


Chris O'Donnell - Batman ve Robin (1997)

Dış ülkelerde aldığı eleştiriler olumsuz olsa da bu sezonun en görkemli projelerinden biriydi ve Arnold Schwarzenegger'le Uma Thurman'ın kötülük abideleri olarak seyretmek ilginç oldu. Ünlü oyuncu Chris O'Donnell, Robin’i canlandırarak genç ve seksi bir kahraman olabileceğini gösterdi.


Kate Beckinsale - Underworld (2003)

Vampirlerin ve kurt adamların cirit attığı bir aşk hikâyesi ilginizi çekiyorsa bu filmi kaçırmayın. Bu aralar 3. serisi vizyonda olan filmde Selene rolünde seksi oyuncu Kate Beckinsale karşımıza çıkıyor. Vampir kadın, kurt adam Lycan’a aşık oluyor ve yeraltı organizasyonu, gotik dünyanın dengesi birden bozuluyor


Jessica Alba - Fantastik Dörtlü (2005)

Örümcek-Adam, X-Men gibi başarılı Marvel uyarlamalarının ardından, dünyaca ünlü çizgi roman devinin ilk gözağrılarından biri olan, bu serinin de beyazperdeye taşınması çok doğal.

Filmde görünmez olabilen susan karakterini seksi oyuncu Jessica Alba canlandırdı.


Tobey Maguire - Spiderman (2002)

Vampirle Görüşme’nin büyüyemeyen küçük vampir kızı Kirsten Dunst ise, artık yeterince büyümüş durumda ve Mary Jane rolüyle büyük bir hayran kitlesi yaratmış durumda. Peter Parker rolünde Tobey Maguire'ı izleyeceğimiz filmin 3 serisi daha çekildi.


Malin Akerman – Watchmen (2009)

V for Vendetta’nın çizeri Alan Moore ve Dave Gibbons tarafından çizilen, çizgi romanlar arasında kült mertebesine ulaşan ve Time dergisinin “En İyi 100 İngilizce Roman” listesinde yer alan eserleri Watchmen'in beyazperde uyarlaması, bahar ayının ilk haftalarında vizyona giriyor.

Malin Akerman adlı oyuncunun canlandırdığı Laurie Juspeczyk / Silk Spectre II, karakterleri nasıl olacak hep beraber göreceğiz.



Angelina Jolie – Tomb Raider (2001)

90'lara damgasını vuran ve en çok satan video oyunları arasında yer alan Tomb Raider, 3 boyutlu poligonlardan oluşan kahramanı Lara Croft'u da hayranlarının fantezilerine yerleştirdi. Efsane dev bütçeli bir Hollywood filmi olarak karşımıza çıktı.

Ünlü kahrman Lara Croft, Angelina Jolie ile hayat buldu.


Milla Jovovich – Resident Evil (2002)
En ünlü video oyunlarından Resident Evil, iddialı bir uyarlamayla beyazperdeye taşındı. Güzel ajan Alice rolünde Milla Jovovich karşımıza çıkıyor.
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı heQet

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.540
  • Cinsiyet: Bayan
  • herkezin gördüğü mesaj kişisel değildir!
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #14 : 02 Mayıs 2009, 17:29:55 Cts »

küp-1(cube)
Birbirlerini tanımayan, yedi kişi bilmedikleri bir biçimde kendilerini bir küp sisteminin içinde bulurlar. Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar. Farklı meslek ve yaş gruplarından kahramanlar çıkış yolunu ararken, küplerin içindeki tehlike ve acayipliklerle savaşırlar. Zor durumda kalan karakterlerin birbirleri ve kendileri ile yaşadıkları çatışmalar konuyu daha ilginç hale getirir. 365,000 Kanada Doları (yaklaşık 500,000 YTL) gibi çok küçük bir bütçeyle çekilmiş olan film sinema tarihinin önemli yapıtlarından biri olarak kendine yer edinmiştir.


Cube - 1997 (Küp)

Yönetmen :Vincenzo Natali

Yapımcı :Mehra Meh,Betty Orr,Colin Brunton

Senaryo yazarı :Vincenzo Natali,André Bijelic

Oyuncular :Nicole de Boer,
Nicky Guadagni,
David Hewlett,
Andrew Miller,
Julian Richings,
Wayne Robson,
Maurice Dean Wint

Görüntü yönetmeni :Derek Rogers
Kurgu:John Sanders
Film müzikleri :Mark Korven
Yapım yılı, ülkesi :1997, Kanada
Süre :95 dak.






küp-2(hypercube)

İlk filmde olduğu gibi farklı mesleklerden 8 kişi anlamadıkları bir biçimde kendilerini kübün içinde bulurlar. Kahramanlar bir şekilde küpün yapılmasında katkısı olan insanlardır. Filmde ilk filmdekine göre daha gelişmiş bir küp sistemi bulunur. Kahramanlar küpten çıkmak için 4. boyutta yani zamanında çıkışa ulaşmak zorundadırlar.
cube 2 bir devam filmi degil.. sadece orjinal cube filmine bir alternatif.. ilk cube'u sevdiyseniz, bunu da seveceginizden eminim..


Yönetmen:Andrzej Sekula

Senaryo:    Sean Hood

Tür: Korku, Gizem, Bilim Kurgu, Gerilim

Yapım: Kanada 2002 95 dakika (Renkli)

Dil: İngilizce





Küp-3(cube zero)

Görevi küpün içindeki denekleri izlemek olan genç bir adam, masum bir kadının odalardan birinde tuzağa düştüğünü görür.Onu kurtarmaya karar vererek, küpün içine girer.İlerledikçe bunun masum bir deney değil acımasız bir oyun olduğu ve kurtulmanın nerdeyse imkansız olduğunu fark eder.


Yapım : 2004, Kanada
Tür : Bilim Kurgu / Gerilim / Gizem
Yönetmen : Ernie Barbarash
Senaryo : Ernie Barbarash
Oyuncular : Zachary Bennett, Stephanie Moore, Michael Riley, Martin Roach
Yapımcı : Ernie Barbarash, Michael Paseornek, Peter Block, Suzanne Colvin, Jon Goulding
Görüntü Yönetmeni : François Dagenais
Müzik : Norman Orenstein
Süre : 1 saat, 37 dk.
Gösterim Tarihi : 15 Ekim 2004

CaploonBa ®

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #15 : 05 Mayıs 2009, 21:10:57 Sal »
Küp 1 ve 2  yi izledim ama 3 cüsünü izlemek bir fırsat olmadı..Kabus gibi,bir küpün içinde çıkışı bulmak için zekanı kullanmak,tabi varsa (:
Teşekkürler canım hatırlamak bile heyecan yaptı  8)
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #16 : 27 Haziran 2009, 20:30:50 Cts »


Melekler ve Şeytanlar
Çok eski gizli bir kardeşlik örgütü. Dünyayı yok edecek ölümcül yeni bir silah, akıl almaz bir hedef. Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon efsanevi gizli örgüt Illuminati'nin -Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten- hala faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonarda Vetra cinayete kurban gitmiştir.

Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek Illuminati'nin izini bulmaya çalışırlar.



G.I. Joe

Bir önceki ortak çalışmaları Transformers ile dünya çapında büyük bir gişe başarısı sağlayan Paramount Pictures ve Hasbro, yine olağan üstü bir macera-aksiyon filminde bir araya geldi.

G.I. JOE ekibi, Mısır çöllerinden, kutup buzullarının altındaki sulara varana kadar her yerde en gelişmiş casusluk ve askeri ekipmanları kullanarak, yozlaşmış silah satıcısı Destro ile, gizemli Cobra örgütünün dünyayı kaosa sürüklemesine engel olmaya çalışıyor.



Land of the Lost

Dr. Rick Marshall son serüveninde, uzay- zaman kasırgasının içine araştırma asistanı Holly Cantrell ve dar kafalı Will Stanton ile birlikte çekilir.

Bu alternatif evrende, bu üçlü Chaka adında bir eski zaman insanıyla arkadaş olurlar. Chaka dinazor ve diğer fantastik yaratıkların bulunduğu bu dünyada onlara yol gösterecek tek kişidir.

Acaba bu üçlü bizim dünyamıza geri dönebilecek ve Dr. Rick Marshall bu keşfiyle sıfırdan bir kahramana dönüşebilecek midir?



Halk Düşmanları

Suç draması Public Enemies’ın konusu Amerika’nın büyük bunalım yıllarında geçiyor ve FBI ajanı Melvin Purvis’in o dönemin en ünlü suçluları John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd’u cezaevine tıkma çabası üzerinde odaklanıyor.



Star Trek

Atılgan uzay gemisinin yepyeni ve genç mürettebatı insanoğlunun daha önce hiç gitmediği yerlere ulaşmak için yüksek cesaret isteyen yolculuklarına başlıyor.



Taking of Pelham 123

Bernard Ryder liderliğindeki silahlı bir grup, yüklü miktarda fidye için metroyu kaçırır ve içindeki yolcuları rehin alır. Ryder istenen para temin edilmesse yolcuları öldürmekle tehdit etmektedir. Metronun hareket saatlerinden ve güvenliğinden sorumlu Teğmen Zachary Garber de yolcuları sağ salim kurtarabilmek için uğraşmaktadır. Ancak karşısındaki suçlular her türlü tehlikeyi göze almışlardır.



Terminatör: Kurtuluş

The Terminator film serisinin bu çok beklenen ve kıyamet sonrası 2018 yılında geçen yeni bölümünde Christian Bale, Skynet ve Terminator ordusuna karşı insanların direnişine liderlik eden John Connor’ı canlandırıyor. Ancak gelecekteki Connor’ın inandığı şeyler, son anısı idam sehpasına yürümek olan Marcus (Sam Worthington) adlı bir yabancının ortaya çıkmasıyla kısmen değişir. Connor, Marcus’un gelecekten mi yollandığına yoksa geçmişten mi kurtarıldığına karar vermelidir.

Skynet son saldırısına hazırlanırken, Connor ve Marcus kendilerini Skynet operasyonlarının kalbine götürecek bir yolculuğa çıkarlar. Orada, insanlığın yok edilmesinin ardındaki korkunç gerçeği ortaya çıkaracaklardır.



Transformers


Dünyamızı yok etmeye kararlı kötü robotlarla onları durdurmaya çalışan iyi robotların mücadelesini anlatan ve 1980’li yıllara damgasını vuran ünlü televizyon dizisinin beyazperde uyarlaması... Hepimizin bildiği gibi dünyamızda organik kökenli yaşam formatları vardır. Cybertron gezegeni ise başka mekanizmalara kolayca dönüşebilme yeteneğine sahip olan robotların gezegenidir. Bu robotlara “Transform” denir. Her “Transformer”ın kendine özgü bir dönüşerek değişme şekli vardır. “Transformer”lar iki farklı cepheye bölünmüşlerdir. Bir tarafta kısaca Autobotlar denen iyi robotlar vardır. Bunların yöneticiliğini Optimus Prime yapmaktadır ki 18 tekerlekli kırmızı renkli bir kamyona dönüşmüştür.

Diğer tarafta ise şeytani ruhlu ve kötü niyetli Decepticonlar vardır. Bunların yöneticisi ise bir silaha dönüşmüş olan Megatron’dur. Cybertron gezegeninde Energon Küpleri adı verilen yakıt stoklarının azalması üzerine her iki taraf yeni kaynak arayışıyla uzay yolculuğuna başlar. Yeni enerji kaynağı arayışları onları ihtiyaç duydukları mineraller ve kimyasallar açısından çok zengin olan gezegenimize getirecektir. Kendilerini kolaylıkla otomobillere, deniz taşıtlarına, uçaklara, kamyonlara, teknolojik cihazlara, hatta insanlara dönüştürebilen Transformerlar, dünyamızın çok kıymetli doğal kaynaklarının kontrolünü ele geçirebilmek için bir savaş başlatacaklardır.



X-Men Başlangıç: Wolverine

Mutant hayatı yaşayan Wolverine, kız arkadaşının ölümü nedeniyle Victor Greed’ten intikamını almak için gizli program Weapon X’e katılır. Wolverine, Sabretooth’un kız arkadaşı Silver Fox’un öldürmesi üzerine katılmayı kabûl eder.

Kendisini yenilmez hale getirecek Adamantium metalinin vücuduna enjekte edilmesiyle Wolverine’in intikam macerası başlar.
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #17 : 28 Temmuz 2009, 22:43:07 Sal »




1- A Touch of Evil (Bitmeyen Balay)- Orson Welles - 1958

1958 yapimi B filmi. Sinema tarihinin dahiyim, uzun cut yapmaliyim, rüştümü her fırsatta ispatlamaliyim tipi yonetmeni Orson Welles inin aslinda en iyi filmidir. Ama 25 yasinda yapilmadigindan, b filmi olmasindan kaynaklaniyor olsa gerek nedense yurttas kanein golgesinden kurtulamamis bir eserdir.
   



2- Vertigo - Alfred Hitchcock - 1958

Vertigo,Alfred Hitchcock'un başyapıtlarından sayılan 1958 yapımı başrollerinde James Stewart ve Kim Novak'ın paylaştığı psikolojik gerilim filmidir.

San Francisco polislerinden Dedektif Scottie Ferguson (James Stewart) bir suçluyu kovalarken damdan düşen ortağını kurtaramaz ve kendisinde yükseklik korkusu başlar. Polisliği bırakan ve özel dedektif olan Scottie'yi, eski okul arkadaşı Gavin Elster karısını takip etmesi için tutar. Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner. Arkadaşının anlattıklarına göre eşi bazen sanki içine kapanıyor, alışık olmadık davranışlar sergiliyordur. Scottie arkadaşının karısı Madeleine'i (Kim Novak) izlemeye başlar. Gerçekten de kadın garip davranmakta, bir resim müzesindeki özel bir resim önünde, resme bakarak saatlerini geçirmektedir. Dedektif resimdeki kişinin geçen yüzyılda yaşayan bir asilzade kadın olduğunu öğrenir. Madeleine ise tamamen bu kadını kendine örnek almakta onun gibi giyinmekte, onun gibi olmaya çalışmaktadır, hatta onun yaptığı gibi intihar etmek istemektedir! Scottie olaylara derinlemesine inince kendi akıl sağlığı da bozulmaya başlar ama sorunu da çözmeyi başarır.



3- Psycho (Sapk) - Alfred Hitchcock - 1960

Alfred Hitchcock'un ve gerilim sinemasının en önemli yapıtlarından birisi olan "Sapık"ın bu yeni versiyonunu "Can Dostum", "To Die For" gibi filmlerinden tanıdığımız Gus Van Sant yönetmiş.



4- Rear Window (Arka Pencere) - Alfred Hitchcock - 1954

Alfred Hitchcock'un filmi direkt olarak röntgencilik içgüdüsünü filminin temeline oturtuyor ve yine bol bol "suspense" yaratıyor…



5- What Lies Beneath (Gizli Gerek) - Robert Zemeckis - 2000
Dr. Norman Spencer( Harrison Ford) güzel karısı Claire’i (Michelle Pfeiffer) bir yıl önce aldatmıştı...

Evlilikleri ve ilişkileri mükemmeldi hatta o kadar mükemmeldi ki aradan geçen zaman boyunca bu ilişkiden bihaber olan Claire garip sesler ve görüntülerden bahsettiğinde Norman’ın aklına bu ilişki gelmemişti bile...



6- The Sixth Sense (Altnc His) - M.Night Shyamalan - 1999

Sekiz yaşındaki Cole Sear (Haley Joel Osment) kendisinde sebebini anlayamadığı normal ötesi birtakım güçlerin olduğunu farkına varıyor ve çektiği acıları pedagog Malcolm Crowe'un (Bruce Willis) dışında kimseye anlatamıyor.

Crowe, küçük hastasındaki doğaüstü yeteneklerinin arkasındaki esrar perdesini araladıkça her ikisinin yaşamında da korkutucu ve açıklanamaz gelişmeler başlıyor.



7- Strangers on A Train (Trendeki Yabanc) - Alfred Hitchcock - 1951

Psikopat ve hasta bir annenin oğlu olan Bruno Anthony bir tren yolculuğu sırasında profesyonel tenisçi Guy Haines ile tanışıyor. Bu arada karısından yeni boşanmış olan Guy, politikada bir atılım yapmak istiyor ve istemeye sitemeye senatörün kızı ile evlenmeye gidiyor. Bruno ve Guy kompartımanda çeşitli konularda konuşuyorlar. Aslında Bruno'nun da bir planı var: Babasını öldürmek. Guy'la tanışması sonucunda Bruno'nun aklına bir fikir geliyor. O, Guy'ın evlenmek istemediği kızı öldürecektir, Guy da Bruno'nun babasını. Guy önce bütün bu anlatılanları önce şaka zannediyor. Oysa Bruno çok ciddidir ve olayın bundan sonrasında Guy'ı kötü sürprizler bekliyordur..



8- Wait Until Dark (Karanla Kadar Bekle) - Terence Young - 1967

Audrey Hepburn'un kör bir kadını canlandırdığı film, eve gelen saldırganlara karşı kör bir kadının verdiği amansız mücadeleyi anlatıyor.

Karanlığa Kadar Bekle'de Audrey Hepburn evindeki haydutları, körlüğün verdiği avantajlarını kullanarak yenilgiye uğratır... Çünkü o karanlığa alışıktır.



9- Stir Of Echoes (Dehetin Yanklar) - David Koepp - 1999

Tom Chicago'da oğlu ve şu an hamile olan karısıyla beraber düzenli bir hayat süren bir telefon hat görevlisidir. Evlerinin yanında eski komşuları bulunmaktadır ve mutlu bir hayat sürmektedirler.

Bir partide üvey kız kardeşi Tom'u hipnotize eder ve Tom derin bir transa geçer.



10- Shadow Of A Doubt (phenin Glgesi) - Alfred Hitchcock - 1958


Shadow of a Doubt, (Şüphenin Gölgesi) yönetmenliğini Alfred Hitchcock'un yaptığı 1943 tarihli bir psikolojik gerilim filmidir. En iyi özgün senaryo dalında Oscar' a aday olmuştur.

Bir genç kızın, çocukluğunun kahramanı olan dayısıyla ilgili derin hayal kırıklığını anlatan filmin, Hitchcock'un kişisel olarak en sevdiği filmi olduğu bilinmektedir. Hitchcock bu filmi için, "Cinayet ve şiddeti evlerimize, gerçekten ait oldukları yere geri getirdi." demiştir.
 
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #18 : 28 Temmuz 2009, 22:52:26 Sal »
Film izlemeyi özlemişim..."Altıncı his" çok güzel ve bir o kadarda gerilimliydi..Brus willis olunca dahada bir güzel  ::)
"Dehşetin Yankları" da dehşet bir filme benziyor,cd cime gittiğimde sorsam iyi olacak  ::)
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Flamingo

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.675
  • Cinsiyet: Bayan
  • Her şeye rağmen.
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz?
« Yanıtla #19 : 28 Temmuz 2009, 22:58:49 Sal »
Melekler ve Şeytanlar'ın hala etkisindeyim.
Tom Hanks... Ya bayılıyorum bu adama uff !!!  8)
Gün gelir, devran döner...