Gönderen Konu: KARANLIK ODADAKİ OYUN- BÖLÜM-3  (Okunma sayısı 108 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tugrulahmetpekel

  • Forum Delisi
  • *
  • İleti: 599
  • Cinsiyet: Bay
KARANLIK ODADAKİ OYUN- BÖLÜM-3
« : 01 Temmuz 2019, 23:53:10 Pzt »
KARANLIK ODADAKİ OYUN
BÖLÜM-3



     Devriyeden Asayişe döndüklerinde Vedat komiser hala nezarethanede olduğunu gördü. Gördüğü bir şey daha vardı. Vedat komiser kitap okuyordu. Kitap o kadar ufaktı ki avucunun içinde kayboluyordu. Komisere seslendi, ‘’ Komiserim ne okuyorsunuz? Daha doğrusu ne biçim kitap o? Minicik bir şey.’’
Vedat Komiser,
‘’ Gelen sen misin Aynınur? Minik boyutta
 çıkmış bir kitap, adı Simyacı. Senin de okumanı tavsiye ederim.’’
Aynınur,
‘’ Fırsat bulursam okurum. Önce Sedat Amirle konuşmam lazım.’’
     Vedat Komiserin yanından ayrılıp Sedat Amirin odasına gittim. Kapıyı tıklatıp içeri girdim. ‘’ Amirim biraz konuşabilir miyiz?’’
Sedat Amir,
‘’ Nasıl olsa geldin konuşalım. Anlat bakalım derdini.’’
Aynınur,
‘’ Derdim yok Amirim. Konuşmak istediğim konu, Vedat Komiser. Ben şikâyetçi değilim. Lütfen onu affedin.’’
Sedat Amir,
‘’ Sabahta bana sen karşı çıktın. Şimdide affını sen istiyorsun, neden?’’
Aynınur,
‘’ Ben Vedat Komiserin sayesinde bir imtihandan geçtim. Bu imtihanı da başarı ile atlattığımı sanıyorum. Bir tek şeyi saymazsak.’’
Sedat Amir,
‘’ O saymadığın şey ne?’’
Aynınur,
‘’ Bana silahımı iade ettiğinde, silahı Vedat Komisere doğrulttum. Tetiğin boşluğunu aldım. Ama beni durduranın ne olduğunu anlayamadım. Silahın boş olduğunu söyledi inandım. İşte hatam burada Asayişe geldiğimde silahı kontrol edince dolu olduğunu gördüm. Şimdi Vedat Komiserin yaşaması bir mucize değil mi? İşte hatam burada.’’
     Sedat Amirin yüzü birden değişti.
‘’Çok büyük tedbirsizlik yapmış. Hadi senin için affediyorum haytayı.’’
     Nezarethanenin kilidini açıp kapıyı araladım ve Vedat Komisere, ‘’Sedat Amir sizi görmek istiyor.’’ Vedat Komiser,
‘’ Nihayet aklı başına geldi.’’
Aynınur,
‘’ Acaba sizin aklınız başınıza geldi mi?’’
Vedat Komiser,
‘’ Ateş etmeyeceğinden emindim sen akıllı bir kızsın Aynınur.’’
Aynınur,
‘’ hadi dediğin gibi olsun.’’
      Beraber Sedat Amirin yanına gittik.
Sedat Amir,
‘’ Vedat önce Aynınur’dan özür dile.’’
Vedat Komiser,
‘’ Sizden özür dilerim Komiserim.’’
Aynınur,
‘’ Kabul edilmiştir.’’
Sedat Amir,
‘’ Çıkabilirsin Komiser.’’
     Bizimkilerin yanına döndüm.
Heval,
‘’ Bizlere neler olduğunu anlatacak mısın? Yoksa biz zorla mı anlattıralım.’’
     Ben başımdan geçenleri anlatmaya başladım. Ama aklım Sedat Amirin odasında kaldı.
‘’ Anlat bakalım Vedat, buraya sürgüne mi geldin? Yoksa bu sana verilen mükâfat mı?
Vedat Komiser,
‘’  Açıkçası ben de anlayamadım abi, aslına bakarsan beni bakanlıktan bir müddette olsa uzaklaştırma diyebilirim.’’
Sedat Amir,
‘’ Sen rahat durmayacak mısın be adam. Yine ne işler çevirdin?’’
Vedat Komiser,
‘’ Bu sefer doğru bir iş yaptım, ama bu arada bazılarının nasırına bastım.’’
Sedat Amir,
‘’ Bir de bana anlat şu işi.’’
Vedat Komiser,
‘’ Bence sakıncası yok. Nasıl olsa bombanın patlaması eli kulağında. İzmirli papazı hatırlıyor musun? Aylardır onun peşindeydim. Adam papaz kisvesi altında ülkemin aleyhine her pisliği yapıyordu. Bende onu deşifre ettim. Ortalığı yatıştırmak için bana uzaklaştırma verdiler.’’
Sedat Amir,
‘’ Aferin oğlum geleceksen böyle şeylerle gel bana. Şimdi sen yanına bir de ortak istersin?’’
Vedat Komiser,
‘’ Sen bilirsin abi, ama bana sorarsan Aynınur’u tercih ederim.’’
Sedat Amir,
‘’ Sana sorabilir miyim? Bu isteğinin özel nedeni var mı?’’
Vedat Komiser,
‘’ Var abi, ilk defa ben leb demeden leblebi diyen birine rastladım. Yani ben bensem öbür yarımda Aynınur.’’
Sedat Amir,
‘’ Kabul etmezse ne yapacağız?’’
Vedat Komiser,
‘’ Kabul edecek Abi Onun mayası da aynı.’’
Sedat Amir,
Seslen Aynınur’a buraya gelsin.’’
     Vedat Komiser yanımıza gelerek Sedat Amirin beni yanına çağırdığını söyledi. Merakla peşine takıldım.
Sedat Amir,
‘’ Aynınur, sen bu adama ne yaptın? Kuzu gibi olmuş.’’
Aynınur,‘’ Biraz şans, biraz da kafamı kullandım Amirim.’’
Sedat Amir,
‘’ Nasıl yani?’’
Aynınur,
‘’ Kara Meleği hatırlıyor musunuz Amirim?’’
Sedat Amir,
‘’ Tabi hatırlıyorum, benim sizden çok önce ortağımdı. Sen nereden tanıyorsun kara Meleği?’’
Aynınur,
‘’ Vedat Komiserim çok iyi tanır, anlatayım. Buraya ilk geldiğim gün bana verilen soyunma dolabını düzenlerken bir gazete parçasının altında mektup buldum. Mektupta burada çalışanlarla ilgili açıklamalar vardı. Mektubu dikkatle okudum ve bazı ilaveler yaparak yerine koydum. Bu kadar basit.
Sedat Amir,
‘’ Vay canına neler oluyor da bizim haberimiz yok. Neyse geçici bir süre Vedat Komiserle çalışacaksın.’’
Aynınur,
‘’ Emredersiniz Amirim.’’
Sedat Amir,
‘’ Şimdi bana Ruşen’i gönder.’’
‘’ Gel otur Ruşen, seni kardeşim Vedat Komiserle tanıştırayım. Aynınur’u kısa bir süre için Vedat Komiserin yanına verdim. Sen yanına ortak olarak kimi istersin?’’
Ruşen,
‘’ Geçici bir süre için değil mi? Vedat Komiserim?
Vedat Komiser,
‘’ Söz sadece alt, yedi ay kadar. Daha sonra yeniden Ankara’ya döneceğim.’’
Ruşen,
‘’ Amirim, tercihi siz yapın ben yapmayayım.’’
Sedat Amir,
‘’ Heval’i çağır gelsin.’’
     Ruşen bana işaret etti.’’ Bende Sedat Amirin odasında aralarına karıştım.
Sedat Amir,
‘’ Heval, geçici bir süre için Ruşen Komiserle çalışacaksın.’’
     Heval birazda şaşkın bir halde, ‘’ Emredersiniz Amirim.’’ Dedi.
Sedat Amir,
‘’ Burası fazla kalabalık oldu. Herkes dışarı. Gece devriyesi çıktı mı?
Heval,
‘’ Henüz çıkmadılar Amirim.’’
Sedat Amir,
‘’ Söyle onlara fazla oyalanmasınlar.’’
     Arkadaşların yanına geçtik. Vedat Komiseri arkadaşlarla tanıştırdım. Başımdan geçenleri ballandıra, ballandıra anlattım. 
Hansa,
‘’ Vay be ne macera? Aferin Aynınur şimdi gözüme daha çok girdin.’’
Aynınur,
‘’ Orasını burasını bilmem ama benden çok çekeceği var.’’
Büşra,
‘’ Bütün deliler buraya toplanıyor. Herkes iş başına.’’
Büşra,
‘’ Bu akşam devriyem yok ben eve gidiyorum.’’
Ruşen,
‘’Aynınur sen ne yapıyorsun?
Aynınur,
‘’ Vedat Komiser bu akşam beni yemeğe çıkaracakmış. Öyle söyledi.’’
Vedat Komiser,
‘’ Ben mi söyledim, tabi söylemişimdir o zaman vakit kaybetmeyelim.’’
Aynınur,
‘’ sen de bize katılsana Ruşen.’’
Ruşen,
‘’ Maalesef devriyem var katılamayacağım, ama alacağım olsun.’

Adı bende saklı yüreğime kilit vurdum bir daha çıkamayacak dışarı.