Gönderen Konu: KARANLIK ODADAKİ OYUN BÖLÜM-2  (Okunma sayısı 131 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tugrulahmetpekel

  • Forum Delisi
  • *
  • İleti: 595
  • Cinsiyet: Bay
KARANLIK ODADAKİ OYUN BÖLÜM-2
« : 06 Şubat 2019, 20:54:53 Çrş »
  • KARANLIK ODADAKİ OYUN BÖLÜM-2
[/size]




     Heval, için içini kemiriyordu. Asayişe döndüklerinden beri Aynınur’dan haber alamamışlardı. Büşra’nın yanına gitti. Heval,
‘’ Asayişe döneli kaç saat oldu Aynınur ortada yok. Bu kıza bir şey oldu. Ben Sedat Amirin yanına gidiyorum.’’
     Kimseden cevap beklemeden, Sedat Amirin kapısını tıklattı. Gel demesine fırsat bırakmadan içeri girdi. Sedat Amir daha bir şey söylemeden, konuşmaya başladı. ‘’ Amirim, Aynınur ortada yok. İçimde kötü bir his var. Kıza bir şey oldu.’’
Sedat Amir,
‘’ Sizinle beraber Asayişe gelmedi mi?’’
Heval‘’ Arabaya binmediğini sonradan fark ettik Amirim.’’
Sedat Amir,
‘’ Bu saate kadar ne beklediniz? Hemen olay yerine gidip araştırma yapın ve sakın bulmadan gelmeyin.’’
     Bu sırada yanımıza Büşra geldi.
‘’ Amirim, iki, üç saat önce yabancı bir numaradan beni telefonla aradılar. Hedefinin ben olduğumu ama başka bir arkadaşımı aldığını söyledi. Baştan pek önemsemedim ama şimdi çok endişeleniyorum.’’
Sedat Amir, öfke ile yerinden fırladı. ‘’ Bu ne vurdum duymazlık, arkadaşınız saatlerdir ortada yok ama siz buradasınız. Hemen tüm ekip olay yerine gidiyorsunuz.’’
     Apar topar yola çıktık. Hava neredeyse kararmaya başlıyordu. Etrafa dağıldık. Ben Aynınur’un gittiği istikamete yürüyerek bahçeye kadar geldim ortalıkta kimse görünmüyordu. Etrafı araştırırken birden otların arasında gözüme bir şey takıldı. Eğilip aldığımda Aynınur’un rozeti olduğunu gördüm. İçim acıyla burkuldu. Arkadaşlarımın yanına döndüm.’’ Toparlanın Asayişe dönüyoruz.’’ Arabada Hansa,
elindeki ne diye sordu?’’ Avucumu açtım ve Aynınur’un rozetini gösterirken, Ağlamaya başladım. Sinirlerim boşanmıştı. Kendimi tutamıyordum. Hansa’ya sarıldım ve öylece kaldım. Sedat Amir bir saattir Aynınur’un rozeti elinde odasında bir oyana bir bu yana yürüyüp duruyordu. Sonra durdu ve odasından çıkarak yanımıza geldi. Tam söze başlıyordu ki benim telefon çalmaya başladı. Arayan aynı numaraydı. Hemen Leyla’ya işaret ettim. Ve sesi dışarı verdim. Adam konuşmaya başladı, ‘’ baş komiserim arkadaşınızı merak etmeyin rahatı yerinde.’’ Hemen cevap verdim ‘’ Sesini duymak istiyorum.’’ Adam,
‘’Şu anda yanımda değil ama şuna kesinlikle inan bir misafir muamelesi görüyor. Merak etmeyin.’’
     Telefon elimde öylece kala kaldım zira adam telefonu kapattı. Hemen Leylaya baktım ‘’ Nereden aradı tespit edebildin mi? Leyla, ‘’ Maalesef Baş komiserim ankesörlü telefondan aradı.’’ 
     Zorlukla gözlerini açan Aynınur, ben neredeyim diye düşündü. Dünden beri başına gelenlere bir türlü aklı erdiremiyordu. Başının altındaki yastığa üzerindeki yorgana baktıktan sonra, Allah, Allah adam odaya girip üstüme yorgan örtmüş başımın altına yastık koymuş ama ben fark etmemişim. Birden ellerinin ve ayaklarının serbest olduğunu fark etti. Şaşkınlığı iyice artmıştı. Bu adam ne yapmak istiyordu? Yattığı yerden kalktı gerindikten sonra beden hareketleri yaptığı sırada kapının çalındığını duydu. Hayretle gözleri açıldı. Bu adam kendisini şaşırtmaya devam ediyordu.
     Kapı açıldı ve adam elinde bir tepsi ile içeri girdi. ‘’ Kahvaltı saati geldi buyurun masaya. Bu sabah karşılıklı bir kahvaltı yapalım. Masaya yanaş bugün seni doyurmaya hiç niyetim yok Aynınur.
‘’ Otur kendin ye.’’
Adam,
‘’ Ama daha sözümü bitirmedim. Kahvaltıdan sonra bahçeye çıkıp ufak bir çukur kazacağız. Onun için kuvvetli olman lazım.’’
     Bulunduğu şartları göz önüne alırsa doyurucu bir kahvaltı yaptılar.
Adam,
‘’ Şimdi iş zamanı, hadi bahçeye çıkalım.
Aynınur,
‘’ Sakin kafayla düşünecek olursam, dünden beri ne yapmak istediğini anlayamıyorum. Beni kaçırdın ama elini sürmedin. Bana zarar verecek bir davranışta bulunmadın. Benden ne istiyorsun?’’
Adam,
‘’ Senden hiçbir şey istemiyorum Aynınur. Daha evvel de söylediğim gibi. Ne sana zarar veririm, ne de birinin sana dokunmasına izin veririm. Hadi bahçeye çıkalım.’’     Aynınur, bahçede ufak bir çukur açtı, ama bu arada öldü, öldü dirildi. Zira kendi mezarını da kazıyor olabilirdi.
     Yeniden gece kaldığı odaya geçtiler. Adam dışarı çıktı ve üzerinden yine kapıyı kilitledi. Aynınur’un yeşeren umutları yeniden söndü hayal kırıklığına uğramıştı. Adam kendisini bırakmayacaktı.
     Kapı yeniden açıldı içeri girmeden elindeki giyecekleri Aynınur’a uzattı. ‘’ Üstündekileri çıkar ve bunları giyin.’’ Aynınur adamın getirdiği kıyafetlere baktı şok olmuştu.
     Adam dışarı çıkıp kapıyı bir kere daha üzerine kilitledi.
     Aynınur sinirden neredeyse ağlayacaktı. Adamın getirdiklerini giyince aynaya baktı, bir şok daha yaşamaya başladı. Giysiler üzerine cuk oturmuş uyum ise harika idi. Kapı tekrar çalındı.
Adam,
‘’ Hazır mısın çıkıyoruz?’’ Eski kıyafetlerini şu poşete koy ve şimdi beni iyi dinle. Ama önce eskilerini çukura gömelim. Biraz sonra arabaya bineceğiz, sakın bağırmaya kalkma. Yanında para var mı?’’
Aynınur,
‘’ Senin işine yarayacak kadar yok.’’
     Adam önce gülümsedi ve cebinden bir tomar para çıkartarak bir kısmını Aynınur’a uzattı. ‘’Al bunları yol parası yaparsın. Hadi geç kalıyoruz acele et.’’ Aynınur yine aptallaştı.
     Yola çıktılar, bir türlü kendini toparlayamıyordu. Adam arabanın torpido gözünden silahı çıkartı ve Aynınur’a uzattı, ‘’Unutmadan şunu da vereyim. Zoraki arkadaşlığımız buraya kadar Aynınur serbestsin.’’ Silahı alır almaz adama doğrulttu. ‘’ Kıpırdama vururum.’’
Adam,
‘’ Bana iyi baksana sen dolu tabancayı verecek kadar aptal mıyım? Fikrimi değiştirmeden in arabadan. Bu arada Sedat Amire de selamımı söyle. Kim derse o geldi dersin anlar.’’
     Arabadan indi ve araba gözden kayboluncaya kadar izledi. Sonrada ilk işi bir taksi çevirmek oldu.
     İkinci kata çıkarken, hiç bu kadar manen yorulduğunu hatırlamıyordu. Kapıyı açtı ve Asayişten içeri girdi. Kendisini ilk gören Ruşen Komiser oldu. Koca adam koşarak yanına geldi ve sarıldı. Gözünden akan yaşları hiç umursamıyordu. Ortalık bir anda karıştı. Sedat Amirde odasından fırlayıp yanına kadar gelmiş sadece Aynınur diyebildi. ‘’ Seni aramızda gördüm ya Allah’ıma şükürler olsun.’’
     Bu sırada Asayişin kapısı bir kere daha açıldı ve Aynınur’un şaşkın bakışları arasında o adam içeri girdi. Herkes gelen yabancıya bakmaya başladı. Sedat Amirde adama bakar bakmaz ‘’ Bu işi sen mi yaptın Allah’ın belası söyle bana?’’ ‘’ Sana söylemiştim ağabey dönüşüm muhteşem olacak diye.’’
Büşra,
‘’ Ne oluyoruz ya?’’
Hansa,
‘’ Bu da kim böyle, içeri dalıyor?’’
Sedat Amir,
‘’ Ben biliyorum kim olduğunu.’’
Adam,
‘’ Ama abi.’’
Sedat Amir,
‘’ Kes sesini Vedat. Bu gördüğünüz şahıs kardeşim olur. Adı Vedat Komiser Bundan sonra bizimle beraber çalışacak. Aynınur, Tak kelepçeleri eline at nezarethaneye. Üç gün sudan başka bir şey vermeyeceksiniz. Ondan sonrasını düşünürüz.’’
Aynınur,
‘’ Ama Amirim yazık günah değil mi?’’
Sedat Amir,
‘’ Değillllll.’’
Adı bende saklı yüreğime kilit vurdum bir daha çıkamayacak dışarı.