Gönderen Konu: GEÇMİŞİNİ ARAYAN KIZ BÖLÜM – 13  (Okunma sayısı 268 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tugrulahmetpekel

  • Forum Delisi
  • *
  • İleti: 598
  • Cinsiyet: Bay
GEÇMİŞİNİ ARAYAN KIZ BÖLÜM – 13
« : 05 Ocak 2019, 22:13:24 Cts »
GEÇMİŞİNİ ARAYAN KIZ BÖLÜM – 13


Dr. Onur muayenehanesin de koltuğuna oturmaya fırsat bulamadan telefonu çalmaya başladı. Arayan Necmi idi.
Necmi,
‘’Geliyorum patron müsait misin?’’
Dr. Onur,
‘’Haberler iyimi? Gelmeden bari onu söyle.’’
Necmi,
‘’Sabret patron on beş dakika sonra yanındayım.’’
    Doktor Onur, meslek hayatında hiç bu kadar heyecanlandığını hatırlamıyordu. Necmi’nin söylediği on beş dakika geçmek bilmiyordu? Ta ki Necmi’nin kapıyı açıp girdiğini gördüğü an heyecanından hiç eser kalmamıştı.
Dr. Onur,
‘’Otur bakalım Necmi İnşallah getirdiğin haber beni heyecanlandırdığına değer.’’
Necmi,
‘’Sen bir iş verirsin de ben sana iyi haber getirmez miyim?
Dr. Onur,
‘’göreceğiz.’’
Necmi,
‘’Aradığımız adamın adı, Muhittin Akçay. Yaşı elli civarında. Yeni emekli olmuş bir vatandaş. Hikâyeyi kısaca anlatmam gerekirse, ilk emekli maaşıyla eşine bir hediye almak istemiş. O hediyeyi alıp almadığını öğrenemedim ama o ışıklardan geçme hatasından bulundu.’’
Dr. Onur,
‘’Buna hata demesek, kaderin cilvesi desek daha iyi olmaz mı?’’
Necmi,
‘’Her neyse, tarih on yedi mart bin dokuz yüz seksen ikiyi gösteriyordu. Hemen bizim acile yatırmışlar. Ancak zavallı adam yedi, sekiz gün yaşam mücadelesi verdikten sonra, yirmi beş Mart bin dokuz yüz seksen ikide sabaha karşı sıfır dört otuz iki de ruhunu teslim etmiş.’’
Dr. Onur
‘’Ve yirmi beş Mart bin dokuz yüz seksen ikide sabaha karşı sıfır dört otuz ikide Naz dünyaya geldi. İşte bende bunu kanıtlamaya çalışıyorum. Karşımızda dört, dörtlük bir reenkarnasyon olayı var.
Necmi,
‘’Şimdilik benden bu kadar patron. Pardon bu kâğıtta da muhittin Akçay beyefendinin sağlığında yaşadığı evin adresi.’’
Dr. Onur,
‘’Seni kutlarım arkadaşım. Harika bir iş çıkardın. Karşılığını alacaksın.’’
Necmi,
‘’Ben kaçıyorum arkadaş, benimle bağlantı kurmak istersen nerede bulacağını biliyorsun.
Necmi’yi yolcu ettikten sonra uzun süre aldığım notları gözden geçirip üzerinde düşündüm. İşin iyi tarafı artık tezimizi destekleyecek sağlam delillere ulaşmaya başladık ki Bu çok güzel bir gelişmeydi. Önce Okan beyi arayarak, ilk defa hastamdan ben randevu talep ettim.. Bu akşam Naz’ı evinde görüp konuşacağım. Ondan sonra ne yapacağımıza hep beraber karar vereceğiz
Dr. Orkun’un not defterinden
Aslına bakarsanız iş saatlerimin dışında hastalarımla prensip icabı pek görüşmem. Ama Naz’ın durumu benim için çok önemliydi. Ara sıra da olsa istisnalar kaideyi bozmamalı. Öğleden sonra saat beşe doğru Okan beyle telefonlaştık ve kendisini beklemeye başladım. Sözleştiğimiz saatte muayenehanemden içeri girdi. Fazla oyalanmadan çantama notlarımı koyup yol koyulduk. Evlerine gidişimiz pek fazla uzun sürmedi Çabuk gidişimiz de trafiğin açık olmasının da etkisini göz önüne almamız lazım.
    Bize kapıyı Naz açtı. Naz’ın öncülüğünde salona geçtik. Gösterilen koltuğa oturdum ve etrafı incelemeye başladım.
Naz,
‘’Annemin kusuruna bakmayın, size karşılayamadı. Akşam yemeği için mutfakta hazırlık yapıyor.’’
Okan,
‘’Onur bey izniniz olursa hanıma bir görüneyim. Yardıma ihtiyacı var mı? Sizi Naz’a teslim ediyorum.
Dr. Onur,
‘’ Ne münasebet siz gidin biz Naz’la konuşuruz. Eee anlat bakalım kızım, bu hafta seninle pek görüşemedik, ama sana harika haberlerim var. Hala kâbusların devam ediyor mu?’’
Naz,
‘’Çok sık olmamakla beraber yine kâbuslar görmeye devam ediyorum. Yalnız bir farkla artık hazırlıklı olduğum için o kadar etkili olmuyor. Bunu sizin bana verdiğiniz güvene borçluyum.’’
Dr. Onur,
‘’Aferin Naz. Bana verebileceğin gecenin en güzel haberi idi bu.’’
     Biz Naz’la kendi aramızda konuşurken Saliha hanımın mutfaktan sesi duyuldu.’’ Sofra hazır buyurun’’
    Yemek samimi bir ortamda gayet neşeli geçti. Bu arada Sedef aklımdan tamamen çıkmıştı. Acele ile aradım. Tabii yerinde ise biraz fırça yedim. Aramızda gülüştük. Yemekten sonra tekrar salona geçtik.
Dr. Onur,
‘’İzin verirseniz ve Naz’da izin verirse odasını görmek istiyorum. Ne dersin Naz?’’
Naz,
‘’Tabi nasıl istersen Onur ağabey. Benim için mahzuru yok. Ama biraz dağınık kusuruma bakmazsınız artık.’’
Okan,
‘’Çok ayıp kızım insan odasını dağınık bırakır mı?’’
Saliha,
‘’Beyler ve bayan bende bu arada kahveleri yapayım. Ne dersiniz?’’
Dr. Onur,
‘’Benim ki şekerli olabilir.‘’
Okan,
‘’Benimkini zaten biliyorsun Saliha.’’
Saliha Hanım
‘’Sana kahve yok sen bugün çok içtin.’’
Naz,
‘’Anne ben içmeyeyim.’’
     Naz’ın odasına girdik, yavaşça kapıyı kapattı. Hakikaten bir kızın odasında pek fazla olmaması gereken mavi renk fazlasıyla ortama hâkimdi. Ama dediğinin aksine oldukça da derli ve topluydu. Birde şifonyerin üzerinde iki otomobil ve bir gemi maketi yer alıyordu.
Naz’la uzun, uzun konuştuk, bu arada kahvelerimiz geldi. Bu ziyaret benim açımdan çok olumlu geçti. Eminim ben Kışgüzeli ailesinin yanından ayrıldığımda onlarda çok mutluydu.

Adı bende saklı yüreğime kilit vurdum bir daha çıkamayacak dışarı.