Gönderen Konu: ''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''  (Okunma sayısı 19265 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #90 : 19 Nisan 2010, 19:03:17 Pzt »
Sait FAİK ABASIYANIK / Sarnıç

Kitap yorumunu yapmadan önce edebi bir yere sahip yazarımızı kısa bir notla tanıtayım ki okumayı düşünen biri çıkarsa onun kitaplarını anlaması için fikir edinmiş olur..

Edebiyat dünyasında, bireyin iç dünyasına açılan öyküler ve "durum  hikayesi"nin öncülerindendir..
Yazar getirmiş olduğu farklı uslup ve soluk ile tarz kaygısından uzakta, anlatım incelikleriyle süslü hikâyeleri ile farklı bir çizgi ile bir çok yazarada öncü olmuştur..

Hikaye kitabı olan "SARNIÇ" adlı eserinde yurt dışında yapmış olduğu gözlemlere yer verir..Hikayelerinde Giriş,Gelişme vardır sonuç yoktur.. Sonucu okuyucuya bırakır bu yüzden okuyucu hikayede hayal gücünü kullanmasını sağlayarak okuyucu biçimlendirirken, her okuyucu sonu farklı bir hayal gücüyle bitirir böyle olduğu için okuyucu kendinden bir şeyler bulduğu hikayelerin etkisinde kalır kitap her daim soluk alıp vermesini sürdürür..

Ölümünden sonra mirasını Darüşşafaka ya bağışladığından dolayı her yıl düzenlenen "Sait Faik Hikâye Armağanı" başarılı kişilere verilerek her dönem anılır..
Ayrıca anısına basılan pul ilede ölümsüzleşmiş nadide yazarlardandır..

 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #91 : 22 Nisan 2010, 22:39:09 Prş »
En son okuduğum kitaplar yine Sait Faik ABASIYANIK'tan Son kuşlar ve Semaver adlı hikayeleri..


Yazar yine hayatın güzelliğin tadına varan insanların portrelerini,insan sevgisini,kendi gözlemlediği gerçekleri yazdığı kitaplarıdır..Keyifle okudum..Hikaye dedim ise öyle normal hikayeler gibi algılamayın,okuyunca göreceksiniz kitabın nefes alış-verişlerini,sizde beraber alırken hissedeceksiniz en derininizde...

 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #92 : 26 Nisan 2010, 17:46:44 Pzt »
"Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu (...) İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım."




Dün gece bitirip kendimi sorgular bulduğum,son sayfasını bir kaç defa tekrar okuduğum,sade diliyle okuyucuyu yormadan içine alan sonrasında kalıplaşmış insan modelinden çıkmakta zorlanan okuyucusunu saran/sarsan,"insan hayatını hiç değiştiremez,herkes birbirinin aynıdır" diye 100/90 insanın acınası,esir,eli-kolu bağlanmış biçimde bu kadar açıkca gösteren ve etrafa kayıtsız duruşu ile varoluşçu felfesenin de şeklini gösteren bir kitap daha okumadım...
 
Son okuduğum kitap,ilk sayfalarında  cümlelerinin yalınlığından,hissizliğinden,karakterin gerçek kişiliğini göremeyişimden dolayı şikayet ettiğim,kendi dünyası ile dışardaki dünya arasında aşılmaz duvar ören ama sonunda yaşanan trajedinin vermiş olduğu hisle kendine çeken,yüreğe dokunurken acı veren,acının olduğu yerde huzurun,kendini açık etmenin verdiği duyguyla yoğunlaşan, sonun başlangıcına adım atan " Albert CAMUS'un Yabancı" adlı romandan bahsediyorum...


Kısaca:Hayatın tekdüzeliği,makineleşmiş insan,aynı kaılıplarda ve aynı karakterlere karşı duran,dış dünyayla kendi dünyası arasında aşılmaz duvar örüp ve bu duvarla hayata karşı vurdumduymaz-annesinin ölümünü,kendi idamına bile kayıtsız duran-tavrı ile toplumdan dışlanan,şuçlanan,yabancılaşmış bir insanın yok oluş trajedinin tanığı olup kitap bittiği halde beyninizde sorgulamaya devam ediyorsunuz..


 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #93 : 01 Mayıs 2010, 12:04:07 Cts »
Oğuz ATAY /Korkuyu beklerken...


''Kederin büyüyorsa kuytuluklarda..Gidecek deniz yoksa,bulamadınsa..Al bu dertten yüreğini,yağmurlara sal.."


Oğuz ATAY'ın sayılı kitaplarından olan "Korkuyu beklerken"  öykü/hikaye adı altında batı öykünmecisi olmaktan uzak özgün bir yazar, toplumu, tutunamayan insanın yabancılaşmış çelişkilerini,nedenlerini ustaca sergilemeyi başarmış ve şeçtiği öykülerle toplumun bozduğu ilişkilerle kişilikleri markajına almış 8 tane hayatın içinden psikolojik öykülerle birlikte toplumun çarpıklığını,zayıf insanın buhranlarını,modern yaşam içinde yalnızlaşan insanları ruh halleriyle birlikte ince mizah anlayışı sıcak ve hüzün dolu satırlarda görebileceğiniz bir kitap...

 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #94 : 12 Mayıs 2010, 22:18:30 Çrş »


"Bir bilim adamının romanı" adlı roman,öğrencisi Oğuz ATAY’ın kaleme aldığı,kendini ülkesine yararlı olabilmek için hayatını adamış,"Uygulamalı ve teorik mekanik" dalında zamanının önde gelen biliminsanı olmayı başarmış,hayatı boyunca yaşadığı güçlüklere rağmen ahlakı,karakteri ve kişiliğinden ödün vermeden bir bilim adamı olma yolunda örnek  insan Mustafa İNAN'IN öğrencisi Oğuz ATAY’ın derin gözlemleri ve güçlü kalemiyle psikolojik,sosyolojik tahlilleriyle birlikte hayat hikayesinin ele alındığı ve  Tübitak destekli  ilk biyoğrafik romandır..

Oğuz ATAY'ın diğer romanlarındaki kadar ustaca kaleme alınmış, açık net ve sade anlatımıyla keyifle okunan, başarının yolunun nerelerden geçtiğinin  gösteren bir romandır..Mustafa İNAN'ın başarıyı vurgularken dediği gibi,"düşünmekte aciz ve tembel bir miletiz,oysa başarmak için yapacağımız tek eylem düşünerek beynimizi her zaman sıcak tutabilmeyi başarmaktır..İnsanlarımız bazı maddeler gibi çabuk ısınır ve çabuk soğurlar...Bazıları ise kendilerini hiç yormadan başkalarının ısısından faydalanmaya çalışırlar..Bilmezler ki,kendi içlerindeki ateşin verdigi hazzı ömürlerini tüketirler..."

Tavsiye ederim,özellikle şeçtikleri meslekte başarılı olmak ve hayatı daha yaşanılır keyifli hale getirebilmek adına neler yapılabilir örnegiyle işte Mustafa İNAN hikayesini okuyun derim :)
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Ernesto_

  • Forum Sevdalısı
  • *
  • İleti: 250
  • Cinsiyet: Bay
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #95 : 13 Haziran 2010, 20:25:49 Paz »

Füreyya Ayşe KULİN


Sanatçıların hayatlarının normal insanların hayatlarından farklı olduğu, yaşamlarının mücadele,heyecan ve sevgi dolu olduğunu bize açıkca gösteriyor. Ayrıca bir Türk sanatçının yapabileceklerinin ne kadar fazla olduğu belirtiliyor.
EN BÜYÜK YENİLGİ, HİÇ ŞÜPHESİZ KARAMSARLIKTIR.

Çevrimdışı Ernesto_

  • Forum Sevdalısı
  • *
  • İleti: 250
  • Cinsiyet: Bay
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #96 : 13 Haziran 2010, 20:27:54 Paz »
Füreyya  /Ayşe KULİN

Bu kitap sadece Cumhuriyet Devrinin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya’nın hayatını anlatmakla kalmıyor bununla beraber Osmanlının son dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki olaylara tanıklık etmesi yönünden bize geniş bilgiler vererek aydınlanmamızı sağlıyor. Okuyacaklar için yararlı bir kitap olacağına inanıyorum.
EN BÜYÜK YENİLGİ, HİÇ ŞÜPHESİZ KARAMSARLIKTIR.

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #97 : 13 Haziran 2010, 23:04:56 Paz »
Orhan PAMUK / Masumiyet müzesi

Aşkından müze yaratan adamın aşk hikayesi


592 sayfalık bir roman olup içeriği iki kişinin etrafında dönen Yeşilçam filmlerini aratmayan tarzda bir uslup,1970 lerin insan ilişkileri üzerine eğilmiş,  bölüm bölüm tabuları yıkmış batıya özenti modern çizgileri yansıtırken duyguların fazlasıyla abartılmış,sonu buhranla biten tutuklu kalmış saplantıya dönüşmüş bir aşk hikayesidir..

Romanı bitirdiğimde tvlerde çıkan evini müzeye çeviren insanların-çoğu çör-çöp- yahut film yada sanatsal eşyaları biriktiren-neden yaptığını anlayabiliyorsunuz...

Araştırmalarım sonunda gerçek sandığım bu aşk hikayesi için özel hazırlanmış İstanbulda bulunan müzenin sahte olduğudur..Şuan müze hazırlanmış ama içindeki eşyalar romandaki hayal ürünü kahramanların hayalinde kullandığı eşyalarla donatılmıştır..Bir kerelik giriş ücretsizdir-kitabın içindeki biletle girmek koşulu ile- görmeyi isteyip ama gerçek kişilere ait eşyalardan oluşmadığı için vazgeçtiğim bir müzedir bilgisi olmayanlar için yazmak istedim...
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #98 : 20 Haziran 2010, 21:51:43 Paz »
Sait Faik ABASIYANIK'tan şeçme hikayeler..



Sait Faik'i okumak bir denizi fetetmektir,"Bir insanı sevmekle başlar her şey" diye insana,doğaya,hayvan sevğisini vurgular..
51 tane özenle şeçilmiş ve Milli eğitim'e bağlı kitaplarda okutulmakta,100 temel eser içinde yerini almakta,Tür edebiyatında bir devrin yaratıcısı,çağdaş edebiyatın olmassa olmazı,dili arı,hikayeleri canlı,ara ara tadımlık,bazıları doyumluk olmak üzere özenle şeçilmiş öykülerini zorunlu değil istekle okuyup açık denizlere yelken açmanızı tavsiye ederim... :)
Bir açılmıuş bulundum tadına doyamadım,her kulaç atmakta onun nağmelerinin lezzetinin keyfini almaktayım..

 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..

Çevrimdışı Nazlıcan

  • K A L B İ M
  • *
  • İleti: 14.778
  • Cinsiyet: Bayan
  • Mutluluk gülüşünde saklı(:
''Okuduğumuz kitaplar ve yorumları!..''
« Yanıtla #99 : 02 Temmuz 2010, 12:17:45 Cum »
Ahmet Hamdi TANPINAR /  Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Cumhuriyet dönemi şair ve yazarların arasında önemli bir yeri bulunan,çevresindeki insanların ruhsal durumlarını gerçek dünyası ve ince mizahı ile ustaca kurgulayan,Saatleri ayarlama enstitüsünde toplumsal sorunların bireye yansıyiş biçimini ustaca aktarmasiyle eomanları geçmişten geleceğe miras niteliği taşıyan ve her türlü övgüyü hakeden,kimi yerleri eylendirici,kimi yerleri ebsürtün gözüne parmak sokan,doğu ile batı arasına sıkışan insanın trajedisi anlatılır.
İronik bir eser olma özelliğiyle günümüzde Laik Ulus-Devlet arasındaki çarpık kopuşuda mizahi bir dilde kendi kurduğu enstitüde akrabasını,milletini toplayarak çarpık düzenin yükselişini ve çöküşünü  eylendirici dilde aktarır..
« Son Düzenleme: 02 Temmuz 2010, 12:28:36 Cum Gönderen: Nazlıcan »
 

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..