K A L B İ M
Şu an sitede değil!Burç : İkizler
Nereden : Yüreğimin götürdüğü yer... Kan Grubu : B Rh-
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 14.853
Üye No : 9741
Ruh Hali:
Mutluluk gülüşünde saklı(:
|
 |
« Yanıtla #30 : 26 Ağustos 2010, 12:10:11 Prş » |
|
Peki o zman sizin kadar renkli eklemesemde ben tüm yalınlığıyla ekleyeceğim umarım beğenirsin  Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma. ÖZDEMİR ASAFSen gittikten sonra yalnız kalacağım... yalnız kalmaktan korkmuyorum da , ya canım ellerini tutmak isterse... Evet sevgili kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu kim uzanmak isterdi ince parmaklarına... Mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasaydı eğer... ...Can YücelEskiden yeterdim kendime Artardım bile Şimdi ne yapsam nafile! ... Ve ...Kim demiş 'can eskimez' diye Bu can tedirgin tende Can da eskimiş Ben de.... BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLUBüsbütün unuttum seni eminim ... Maziye karıştı şimdi yeminim .... Kalbimde senin için yok bile kinim ... Bence sen de şimdi herkes gibisin... ...NAZIM HİKMETHerkes bilir gitmesini. Bir zaman öğrenirsin gideni sırtından öpmesini.. Yılmaz OdabaşıBir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan.. Ümit Yaşar Oğuzcan Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin. Özdemir ASAF...Yüreğime saklanırsan eğer, seni bulmak zor olmaz.
Nazım Hikmet
|
|
|
|
|
Logged
|
Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..
|
|
|
Süper Moderator
Şu an sitede değil!Burç : Yay
Nereden : İstanbul... Kan Grubu : B Rh+
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5.439
Üye No : 6664
Ruh Hali:
...
|
 |
« Yanıtla #31 : 26 Ağustos 2010, 12:21:50 Prş » |
|
Morkelebek bunu beğendi Perimmm... Ellerine sağlık, nacizane burada sevdiğim, paylaşmaya değer bulduğum şairlerin dizelerini paylaşıyorum, hemde büyük bir keyifle... Daha paylaşacağım çok şiir, çok şair var perim, burada paylaşımda bulunman ve yorumlarını görmek güzeldi...  Teşekkürler...
|
|
|
|
|
Logged
|
Sahici...
|
|
|
K A L B İ M
Şu an sitede değil!Burç : İkizler
Nereden : Yüreğimin götürdüğü yer... Kan Grubu : B Rh-
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 14.853
Üye No : 9741
Ruh Hali:
Mutluluk gülüşünde saklı(:
|
 |
« Yanıtla #32 : 26 Ağustos 2010, 12:28:00 Prş » |
|
Aynı şekilde bende bu ve benzeri paylaşımları çok beğeniyor ve hepsini tek tek okuyorum... Bundan sonra yakınen takip ederim:) Şiirle pek aram olmasada,şiir okumayı seviyorum..Biraz önce denk geldiğim şiiri müsadenle paylaşayım sözlerin güzelliğine bakar mısın.. 
|
|
|
|
|
Logged
|
Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..
|
|
|
K A L B İ M
Şu an sitede değil!Burç : İkizler
Nereden : Yüreğimin götürdüğü yer... Kan Grubu : B Rh-
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 14.853
Üye No : 9741
Ruh Hali:
Mutluluk gülüşünde saklı(:
|
 |
« Yanıtla #33 : 26 Ağustos 2010, 22:26:09 Prş » |
|
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
...Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
Can Yücel / Eğer
|
|
|
|
|
Logged
|
Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..
|
|
|
Artık sende "biz" densin..
Şu an sitede değil!Burç : İkizler
Nereden : Kan Grubu : AB Rh+
Mesaj Sayısı: 7.697
Üye No : 4843
Ruh Hali:
Kendi halinde.
|
 |
« Yanıtla #34 : 26 Ağustos 2010, 23:31:29 Prş » |
|
Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni...
Sevdim burayı
|
|
|
|
|
Logged
|
Ah bu insanlar..... ))))
|
|
|
Süper Moderator
Şu an sitede değil!Burç : Yay
Nereden : İstanbul... Kan Grubu : B Rh+
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5.439
Üye No : 6664
Ruh Hali:
...
|
 |
« Yanıtla #35 : 27 Ağustos 2010, 00:47:33 Cum » |
|

ARAZ
“Yalnızım çünkü sen varsın”
“Gel”, desen gelirdim Gittiğin uzakta bendim Dağ gibi bir ihanetten düştüm Bu kendime son gelişim
Ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime Kendimi suçüstü yakalıyorum Ve kentsizliğimin isimsizliğini Araz’a uyak düşüyorum Gözlerime senden düşler sürüyorum Islak bileklerim kan bayramına yatıyor Bana en büyük tehdit yine ben oluyorum Sonra bir durağa yaslanıyorum Sonra bir kente Ve sen gidiyorsun Ben kanıyorum Diyorlar ki “kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun” Oysa “gel” desen gelirdim, biliyorsun
Yorgun Haliç’e biraz inat Biraz ihanet bırakıyorum Ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum Aklıma düşüyorsun Düşüyorum Düşünce Üşüyorum Azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum Ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum Yalanlarımla bir hiçlikteyim Beni içinden kaç!
Bu kentte her yağmur kendini ağlar Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum Ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir Nerde, kimi üşüyorsun? Artık kendini yakan bir ateşim Kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz Şimdi boş duraklarda yaslanıyorum Boş kentlere Oysa “gel” desen gelecektim
Gün düşlerime dönüşlerimde Bakışın içiyor beni gözlerimden Gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara Uzaklığına uzanıyorum Sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden Ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan Yıkılıyorum şarkılara “Kimseler biliyor” Yalnızlık dostumdu Şimdi korkum oluyor Oysa “gel” desen gelecektim
Artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor Güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik Göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan Kendimi yitirdikçe sana gidiyorum Göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum Düş satıcısı, ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum Uysal yalnızlıklar satın alıyorum Gülüşümle ödeyerek Ve içimde yalancı bir katil taşıyorum Yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma Cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben Kirli sözlerimi temize çekme Oysa “gel“ desen gelecektim
Gözlerim ihanete ihbar taşıyor Kuşkulu bir cinayete fısıldıyor kaşlarına Sözü namluna sürmelisin şimdi En yaralı yanımdan vurmalısın beni Çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır
Avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum Ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam Susuşuna kan döküyor gözlerim Sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun Oysa bilmelisin Araz’ım Kimsenin içi görünmez Ve hiç bulamadıklarını Asla yitiremezsin Bak şimdi aramızda sessiz kalıyor Söylenecek bütün sözler
Her sabah akşam oluyorsun Alnından ellerine damlıyorsun Yüzündeki yağmurla iniyorsun kente İçine dert oluyorsun kentin Dışına yağmur Yüreğinde dağılıyor kristal şehirler Duvarların kan öksürüyor Ve sen Başkalarının gözlerini Yüzümde aramamayı öğreniyorsun Beni bir durağa yaslıyorsun Beni bir kente Gidiyorsun Oysa “gel” desen gelecektim
Susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın En susmakta neydi öyle Sen en dinlerken Biliyorum Araz’ım İnsan kendini bulmamalı, hep aramalı Gittiğin yerden başlıyorum öyleyse Gece cinnetlerimi de alıp yanıma Denize bakmayı bilmeyenler Bir gün mutlaka boğulur İşte bundandır gözlerinden kaçışlarım
Siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?
Ben şimdi gurbetim İçimde taşıyorum Heba olsa da senlerce yılım Oysa “gel” desen gelecektim
Ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep Ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden Şairler ölüdür derler (inanmıyorum)! En karanlık ceketimi giyiyordum Işığa kördüm çünkü Şimdi ise güneşe ilerliyorum Dirilmek için
Kimliği paslanıyor eski bir anarşistin Gecenin kör gözünden utanıyorum Hadi bana en militan kelimelerle saldır Batır içime cümlelerini Beyhude bir dehşet bırak bana Hak ediyorum
Gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime Can kaybından ölüyorum Cenazemde namaz kılacağım Zan altındayım Yalanıma inanıyorum
Yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan Kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin Kinim kendime Susuşum sana Küsüşüm tüm dünyaya Üstü kalsın ihanetimin “Gel” desen gelecektim Yine bir tren geçiyor içimden Sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı Saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor Görmüyorum, söylemiyorsun, kırılıyorum Hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede Sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan Süsle beni ey aşk! Geçtiğin yerleri öpüyorum
Yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum Dişlerindeki nikotin tadı terkimde Sirenler ve ateş hatları içip Sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden Islak ceplerimi buluyorum el yordamıyla Ve bir asansör kapısı önünde Aslında yüzüme tükürüyorsun da ihanetimi Ben habersiz gülümsüyorum Yasadışıyım Tutukla beni gözlerimden
Kalemim bitti, yitirdi şiirini şuur Öldü kanımdaki mürekkep balığı Solumdaki sise intihar etti intiharlar Bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek Yaşamak için geç bir zaman Ölmek için ise erken
Çok davullu bir senfoni sürçüyor Dikiş tutmaz ayrılığımda Kirpiğinden yapılma bir darağacına Geceyi asıyorum Yoksun Bu yağmurlar ıslatmıyor beni Bir durağa yaslanıyorum sensiz Gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum “Gel” desen gelecektim oysa
Kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor Şimdi herkes biraz sen, biraz acı Göğsümde bir vagon Gizli sözler batıyor Fırtınalar çıkıyor üstüme
Şakağımda İntihar acemisi bir şairin Delilik provaları Arkandan uluyan kapılardan Söküyorum kokunu Yokluğunu kokluyorum Yokluğunu yokluyorum
Çöz gözlerimi senden hadi ! Ücranda yak bakışımı Gözlerine bekçi sevdam Dünden ve senden kalmayım İçine her düşen Kendi keşfi sanıyor seni Oysa sen Melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin Ve kendini acıtmak istiyorsun Ama güller kendine batamaz Bilmiyor musun? "Gel" mi diyorsun?
Herkes kendi gördüğüne bakar Peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz? Kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu Hadi ! en kanadığımız yerden susalım "Gel" desen gelirdim "Git" dedin ve gittin
Aşka Rüzgara Ayrılığa Zamana.
Kahraman Tazeoğlu...
http://www.izlesene.com/video/muzik-gokhan-turkmen-ve-kahraman-tazeoglu-araz/669762
|
|
|
|
|
Logged
|
Sahici...
|
|
|
K A L B İ M
Şu an sitede değil!Burç : İkizler
Nereden : Yüreğimin götürdüğü yer... Kan Grubu : B Rh-
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 14.853
Üye No : 9741
Ruh Hali:
Mutluluk gülüşünde saklı(:
|
 |
« Yanıtla #36 : 27 Ağustos 2010, 16:40:08 Cum » |
|
Ne kadar okusakta onun sesinden dinlemek bir başka.. "Gel desen gelirdim,gittiğin uzakta bendim"
|
|
|
|
|
Logged
|
Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..
|
|
|
K A L B İ M
Şu an sitede değil!Burç : İkizler
Nereden : Yüreğimin götürdüğü yer... Kan Grubu : B Rh-
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 14.853
Üye No : 9741
Ruh Hali:
Mutluluk gülüşünde saklı(:
|
 |
« Yanıtla #37 : 27 Ağustos 2010, 16:40:20 Cum » |
|
Seni sevmek için ne kadar sebep varsa içimde, işte o kadar yalan uyduruyorum kendime. Kimene.. Bedirhan Gökçe
|
|
|
|
|
Logged
|
Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi Ay'ın cazibesinin etkisindedir..? Bu yüzden mi içimiz gelgit halindedir..? Sular ve gökler arasında kalabalığım. Tut ki yeni yaratılmışım... Bu yüzden mi sudan sebeplerle yitiririz su gibi aziz şeyleri çoğu zaman. Sular durulduğunda aydınlanır anlamlar ama sular ...durulmaz dalgalanmadan..
|
|
|
Süper Moderator
Şu an sitede değil!Burç : Yay
Nereden : İstanbul... Kan Grubu : B Rh+
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5.439
Üye No : 6664
Ruh Hali:
...
|
 |
« Yanıtla #38 : 28 Ağustos 2010, 04:28:27 Cts » |
|

Bir Aşk Bir Yara...
Ben şu kısa boylu hayatta uzun boylu kederlerle acırım. Yorar beni şu telaş, şu karmaşa. Bir sığınak aranırken şu uğultuda, Bir aşk gelir, bir yara. Bir yara… Bir yara daha!
Eski bir aşk, yeni bir ayrılıktır her zaman. Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır. Kimse bilmez be canım, Bir yara bir ömrü nasıl kanatır…
Ben seni hep ayrılıkla anmışım Titreyen ellerimle günlerin buğusuna adını… Hep adını yazmışım. Bir aşk gelmiş bir yara. Bir yara…Bir yara daha!
Eski bir aşk, yeni bir ayrılıktır her zaman. Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır; Kimse bilmez be canım Bir yara bir ömrü nasıl kanatır…
Yılmaz Odabaşı...
http://video.mynet.com/p_i_n_a_r_3409/YILMAZ-ODABASI-BIR-ASK-BIR-YARA/629580/
|
|
|
|
|
Logged
|
Sahici...
|
|
|
Süper Moderator
Şu an sitede değil!Burç : Yay
Nereden : İstanbul... Kan Grubu : B Rh+
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5.439
Üye No : 6664
Ruh Hali:
...
|
 |
« Yanıtla #39 : 28 Ağustos 2010, 08:25:03 Cts » |
|

Yazıldığı Gibi Okunmuyor Aşk
Anladım ki: herkesin kendine göre bir boşluğu var, Anladım ki her boşluk bir başkasınınki ile dolar * Usta birer katiliz hedefini şaşırmayan. Birbirimizi öldürüp duruyoruz günlerdir. Başka bir gezegendeyiz. Düştüğümüz yeryüzü hüzün. Ayın rengi soluyor. Yeni bir yangınla uyanıyor gece. Aklımın duvarlarına dokunuyorum. Burukluğunu soluyor nefes nefese kalbim. Yerini değiştiriyorum sürekli, bir çarşaf gibi katlıyorum özenle. Peşine düşeli tam yirmi gün olmuş. Odadan odaya dolaşıyorum. Uyuduğumuz yatağın kıvrımlarında. Dalgın dalgın topraklarımızı seyrediyorum… Söylesene, sevip mi özledik, özledikçe mi sevdik. Ne alıngan bir tanıklık bu! günler geçiyor; kapaklanıyorum içime. Bir kurt sürüsü uluyor, ısırdı ısıracak saçlarımdan! uykum geliyor, yatağa uzanıyorum çürüğe çıkarılmış bir silah sanki ismim. kanayıp duruyorum…
Sevdiğim dört kitap başucumda. Uykusuzluğum tanıktır biri senin isminle başlıyor. Kimliksiz uyanıyorum geceden, odadan çıkarken yüzümü değiştiriyorum… İşe giden insanlar gibi hayattan vazgeçmiş bir edayla yürüyorum caddelerde. Sanki baktığın her yerdeyim. kan sızıyor yürüdüğüm yollara… Ne babanın adını bilirim, ne bacama konan martıların ölüm tarihini. Davacıyım artık kendimden. Son sözüm dinamit kuyusu olacak. Sakın… Beş gün oldu cam kenarında uyuyorum. nefesim buz kalıbı. çıplak tenim Ahşabı sarmalıyor, içimde kullanılmamış bir bıçak savruluyor. Elimi uzatsam dikenli tel sesin. günlerimi sürüklüyor sahte bir hevesle güneş, uyudukça hastalık kuruluyor gölgemle hayat arasına. Sesimi kilitliyorum çekmecelere. telefonlar çalıyor sürekli. Ölmüş bir görüntü var aklımda, duvarların serinliğine ismini kazıyorum… bedenimi uyanık tutan ne varsa sulara gömüyorum. Anlıyorum ki ancak bir acı uyanık tutabilir bizi. Yazıldığı gibi okunmuyor aşk.
Kahraman Tazeoğlu...
|
|
|
|
|
Logged
|
Sahici...
|
|
|
|