22 Ağustos 2014, 22:38:16 Cum *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
 
  KURALLAR  
   Ana Sayfa   KİŞİSEL GELİŞİM Yardım Ara Takvim Etiketler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Suç ve Ceza - Dostoyevski (Kitap Özeti)  (Okunma Sayısı 13414 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Cσ∂єx
Site Sahibi
*


Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Burç : Koç
Nereden : Tekirdağ
Kan Grubu : A Rh+
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7.083
Üye No : 2

Ruh Hali:

Sus(muş)!...



WWW
« : 20 Nisan 2006, 21:46:53 Prş »


Suç ve Ceza - Dostoyevski


1.Konu

St. Petersburg’un sefil ve çirkin dünyasında yaşayan Raskolnikov’un, yaşam mücadelesi ve kendi iç hesaplaşmaları.


2.Özet

Dört aydır evin kirasını verememişti. Evin sahibi onu mahkemeye verecekti. Uzun süreden beri hasta olmasına rağmen yaşlı Teteri kadının evine gidebilirdi. Daha önceki yüksüğe 1.5 Ruble veren kadın yeni getirdiği saate baktı ve “1.5 Ruble” dedi. Raskonikov kabul etmek zorundaydı çünkü kata çıkana kadar kimseyle karşılaşmamıştı. Yaşlı kadın, kız kardeşi ile beraber kalıyordu evde. Çok zengin olmasına rağmen, kız kardeşi hiç miras bırakmayacaktı. Kız kardeşini çoğu zaman döver, onun her işini takip etmesi gerektiğini düşünürdü.

Raskolnikov 1.5 Rubleyi aldı ve dışarı çıkıp bir meyhaneye gitti. Marmeladov yan masada oturuyor olmasına rağmen taşınıp sohbet etmekten kendini almamıştı. Marmeladov eşini çok seviyordu ve üç çocuğunu da; ama çok içyordu. O kadar ki ailenin geçimi için Sonya fahişelik yapmak zorunda kalmıştı. “Ne kadar fedakar bir kız bu Sonya” diye düşünmekten kendini almamıştı. Raskolnikov Marmeladov ‘un evine gittiklerinde eşi haykırışla onları yumruklamaya başladı. Hep içiyordu ve evdeki 20 Rubleyi götürüp içkiye vermişti. Marmeladov Raskolnikov cebindeki 50 Kapik’i oraya bırakarak uzaklaştı. Eve geldi, yorgundu. Nastasya bir mektup getirdi. Raskolnikov heyecanla okumaya başladı mektubu. Annesinden gelmişti mektup. Annesi kız kardeşi Dunya’dan bahsediyordu. Dunya, Luzhin adında çift memurluğu olan 45 yaşındaki biriyle evlenecekti. Hem Luzhin onların eşyalarıyla beraber Petersbur’ga gelmesi için yardım edecek, gelmelerini sağlayacaktı. Annesi, 60 mil ötedeki tren yoluna gitmek için bir araba ayarladığını, trende ise 3 ncü sınıfta güzel bir yolculuk yaptıktan sonra Petersburg’a gideceklerini ve onu çok özlediğini yazıyordu.

Raskolnikov “Bu evlilik olmayacak” diye düşündü. Dışarı çıktı ve birkaç saat dolaştıktan sonra yorgun düşüp bir yerde uyukladı. Kötü bir rüya gördükten sonra uyandı. Eve gitti. Saat 7’ye yaklaşıyordu. Saat uygundu. Aşağıdaki baltayı alacak kimseye gözükmeden yaşlı tefeci kadının evine gitti. İçeri girerken onu kimse görmemişti. 2 nci katta boya yapan adamlarda onu yukarı çıkarken görmemişlerdi.

Tefeci kadının evine girdi ve ona bir kültablası uzattı. Kadın kültablasına bakarken baltayı kafasına indirmişti. Kadının ölü bedeni yerde yatıyordu. İçeri daldı ve dolaptan sadece rehin verilmiş, birkaç parça altını cebine aldı. Yaşlı kadının kız kardeşiyle içeride karşılaştı. Kızın şaşkın bakışları altında baltayla onu da öldürdü. Doğrusu bir kişinin toplumdaki binlerce kişinin refahı ve mutluluğu için ölmesinin bir zararı yoktu. Üstelik bu tefeci kadın çok kötü biriydi. Kapıda birkaç kişi kapıyı vuruyorlardı. Hiç evden çıkmayan tefeci kadının, çıkacağı tutmuştu. Raskolnikov titriyor, dışarı çıkıp her şeyi itiraf etmek istiyordu ama yapmadı. Dışardakilerden biri kapının içeriden sürgülü olduğunu fark etti. Yaşlı kadına bir şey olduğunun farkına vardılar. İki kişi Kapıcıyı çağırmak için aşağı indi. Bu kaçmak için tam fırsattı, Raskolnikov kapıyı açtı, hızla merdivenlerden inmeye başladı, aşağıdan gürültü gelmeye başlayınca Raskolnikov boyacıların dairesinin kapısının arkasına saklandı ve kapıcı ile üç adam yukarı çıkınca o da dışarı çıkıp değişik bir yoldan eve gitti. Baltayı aldığı yere bıraktı. Çok korkmuştu ve titriyordu. Aldığı mücevherleri ve kıymetli takıları dışarıda bir yerde saklamayı ihmal etmedi.

“2 gün geçti hala uyanmadı” diye düşünüyordu Üniversite arkadaşı Razumikin. Doktor Zozimov hastalığı atıp kendisine geleceğini söylüyordu. Ama Raskolnikov uyanınca arkadaşını ve doktoru isteksiz bir vaziyette evden kovdu ve dışarı gidip bir bara oturdu. Eski gazeteleri okurken yanına gelen bir polis memuru melenkolik ve deli bir ruh haliyle cinayetten bahsedip, üstü kapalı her şeyi anlattı. Korktuğunu, endişelendiğini hiç hissettirmedi.

Ertesi gün eve geldiğinde annesi ve kız kardeşi Dünya’ nın kendisini beklediklerini gördü. Çocuğun halini gören anne şaşkınlıkla titriyordu. Onu ertesi gün bay Luzbinin geleceği görüşmeye çağırırken korkmuştu. Ertesi gün bay Luzbin onları ziyaret etttiğinde, Raskolnikov haklı çıkmanın gururu ile gülüyordu. Bay Luzbin kız kardeşi çok aşağılamış, onların fakir bir aile olduğunu değerlendirerek fazla istekte bulununca evden kovulmuştu. Hemen ardından Raskolnikov “elveda” diyerek evden ayrıldı. İnanamıyordum. Annesi oğlunun bu tavırla doğrusu ağlamaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Raskolnikov melenkolik halde evi terkederken her nasılsa arkadaşı Ramuskin’e onları emanet etmeyi de ihmal etmemişti.


3.Kahramanların Tanıtılması

Raskolnikov: Romanın başkahramanı. St. Petersburg’a memleketinden üniversite okumak için gelse de ekonomik durumlarının olumsuzluğu ve çevresi onu okumak bir yana kendini her açıdan daha kötüye götüren bir durum içinde bulundurur. Çok güçlü bir karakter ortaya koyamaz ve iç çelişkileri çok fazladır. Yaptığından dolayı pişmanlık duyar ve kendini kirli hisseder. Diğer insanların hep onu izlediğini zannederek kendini tam bir kaosun içine atar.Hastalığı yaşadığı bunalımla daha da artar ve insanlara karşı ters olmaya başlar hatta onu ziyarete gelen anne ve kız kardeşine bile. İnsanları tersler ve hep karşıdakinin işlediği suçu ima ederek bir şeyler söylediğini zannetse de bu kendi kuruntusundan başka bir şey değildir.

Razumikin: Raskolnikovun en yakın arkadaşıdır. Ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır. Ona doktor bulur, kalacak yer ayarlar ve sırlarını paylaşır.(En büyüğünü bilmese de) Her zaman onu destekler. Karakter olarak olumlu özellikleri çoktur ve insanlara ön yargılı yaklaşmaz ve Raskolnikov’un da öyle olmasını sağlar. Tanımadığı insanlara da hoşgörüyle yaklaşabilen bir kişiliği vardır.

Zozimov: Raskolnikov’un doktoru ve yakın arakadaşıdır. Çoğu zaman Raskolnikov tarafından terslense de ona bakmak ve onunla ilgilenmek ister.

Avdotya Romanovna: Raskolnikov’un kız kardeşidir. Romanın sonuna doğru onu ziyarete annesiyle gelir ve hastalığından dolayı üzüntü içindedir. Ayrıca Raskolnikov’un sevmediği Pyotr Petroviç ile nişanlıdır fakat Raskolnikov evlenmelerini istememektedir çünkü kız kardeşini zegin bir koca için kendini feda ettiğini düşünmektedir.

Pulheriya Aleksandrovna(Dunya): Raskolnikov’un annesidir. O da kızıyla birlikte romanın sonlarına doğru ziyarete gelir. Daha önce hep mektuplaşmışlardır ve Raslkolnikov’un hasta olduğunu öğrendikten sonra hemen gelmişlerdir.

Marmeladov: Raskolnikov’un meyhanede tanıştığı, üç çocuk babası alkolik bir insandır. Romanın başında ortaya çıkmış ve Raskolnikovla dertleşmişlerdir. Fakat karısı kocasının bu durumundan oldukça hoşnutsuzdur. Ayrıca adamın evi terk etmiş, pavyonlarda çalışan bir de kızı vardır üç çocuğu haricinde. Fakat Marmeladov sonlara doğru ölür ve Raskolnikov yufka yüreğiyle Razumihin’in verdiği yirmi beş rublenin tamamını adamın ailesine verir.

Katerina İvanovna: Marmeladov’un karısıdır. Kocası öldükten sonra üç çocuğu ile ortada kalmıştır.

Pyotr Petroviç(Luzhin): Raskolnikov’un sevmediği fakat kızkardeşinin evlenmek üzere olduğu zengin adamdır. Her ne kadar Raskolnikov onu sevmesede Porfiriy’nin de onu sevmediği kesindir.

Nastasya: Raskolnikov’un bakıcısıdır. Her sabah kahvaltısını getiren ve ona acıyan bir kızdır. Oldukça iyi niyetlidir ve her zaman onun yanındadır.


4.Romanın Yorumlanması

        Eser tartışmasız bir başyapıttır. İnsan ruhunun derinliğine inmeyi o kadar iyi başarmıştır ki yazar kimilerinin dediği gibi insanı Sigmund Freud’dan önce çözdüğü teorisi pek de uzak değildir aslında. Özellikle mekan-zaman-karakter çatışmalarını o kadar iyi tasvir etmiştir ki özdeşleşemememizi imkansızlaştırmaktadır. Çevrenin ve toplumun insan üzerinde gerçekleştirdiği değişimleri açık ve net bir şekilde ifade etmesi ve haksızlıklara karşı ayakta durulması gerekliliğini, okuyan herkesin kanında hissedebiliriz. Günümüzde de böyle olayların yaşandığını bildiğimiz için kullandığı üslup ve yarattığı karakterlerin ne kadar gerçekçi olduğunu anlamak zor değildir.


5.Ana Fikir

       İnsan her türlü zorluğa dayanırken; eşitsizliklere başkaldıran, haksızlıkla uzlaşmayan ahlaklı bir varlık olmalıdır.


6.Dil ve Üslup

       Dostoyevski böyle ağır ve önemli bir konuyu anlatırken, metaforlardan uzak, yalın, gerçekçi bir anlatım kullanmıştır. Karakterler o kadar iyi belirlenmiştir ki hikaye akışında yaptıkları hiç bir şeyi yadırgayamayız. Bütün karakter tasvirlerini ilk ortaya çıktıkları bölüm bittikten sonra yapmıştır. Böylece önce olayı sonra tasviri okuyarak kafamızda canlandırdığımız o karakterle yazarın belirlediği karakter arasındaki benzerlik ve farklılıkları bulabiliriz.

     Diyaloglara fazla yüklenmeden daha çok mekan ve zaman tasvirleriyle hikayesini anlatan yazar böylece karakterleri konuşturmadan daha evrensel mesajlara ulaşabilmeyi başarmıştır. Bunu destekleyen bir diğer üslup denemesi ise, şehrin kendisi haricinde hiç bir mekanın isminin verilmemesidir böylece anlattığı olayın herhangi bir yerde de olabileceğini belirterek tüm dünya okurlarına rahatça seslenebilmeyi başarmıştır.


7.Eser Hakkında Görüşler

      Eseri beğenmemek elde değil. Yukarıda çoğu yerde belirttiğim gibi günümüze uyarlanabiliyor olması ve gerçekçi anlatımı, bunları da yüzümüze vurması eserin ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı. Dünyaya bakış açımda bir değişim gerçekleştirdiği ise tartışmasız.
Logged

Özgür'lük! Daha iyi anlıyorum artık seni Smiley

İsyan etme gökyüzü, benim kadar ağlayamazsın.

muamma
Forum Kurdu
*

Avatar Yok

Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Nereden : İstanbul
Mesaj Sayısı: 870
Üye No : 3

Ruh Hali:

Aşk bir hükmü ezeldir. Derdi zevkinden güzeldir.



« Yanıtla #1 : 21 Nisan 2006, 00:10:36 Cum »


Roman kahramanlarından Sophia atlanmış. Raskolnikov'un sevgilisidir ve romanda önemli bir karakterdir. Ayrıca Razumukin değil, doğrusu Razumuhin olacak.

Suç ve Ceza için çok şey yazılıp çizildi. Bunların arasında Özgür Umut Yılmaz'ın yazısını paylaşmak isterim;

Yaşamak İçin Yaşamaya Değer Olmalı mı? (Suç ve Ceza - I -)
Raskolnikov'a
Yazan: Özgür Umut YILMAZ


Bir yanda kimseye faydası dokunmayan, niçin yaşadığını bilmeyen ve nasılsa yakın zamanda ölecek faizci kocakarı, diğer yanda da yok olup giden insanlık. O halde, faizci kocakarıyı öldür, parasını al ve tüm insanlık için harca. Bir ölüme karşı binlerce dirilme..

Yaşamak için yaşamaya değer olmalı mı? Dostoyevski işte bu soruyu Raskolnikov’un kişiliğine yükleyerek tartışmaya başlıyor..

Olağan insanlar, boyun eğerek yaşamak zorundadırlar. Kanun dışına çıkmaya hakları yoktur. Olağanüstü insanlar bütün suçları işlemeye, bütün kanunları ayaklar altına almaya yetkilidirler. Ülküleri uğruna bütün sınırları aşabilirler. Napolyon yeni kurallar koyarken eski kanunları haklı olarak çiğnemiştir.

O halde, Napolyon suç işlememiş midir? Olağanüstü insanlar kendileri ya da toplumları adına kan dökmekten çekinmemişlerdir. Toplumları içinde biraz sivrilenler bile az ya da çok öldürücü olmak zorundadır. Öldürücülük bir gerekliliktir.

Olağan insanlar, ellerine geçirdikleri olağanüstü insanları asıp keserler ama bir süre sonra heykellerini dikip onlara taparlar. Uysal, gelenekçi ve eğik boyunludurlar. Onlar insanlığı koruyup çoğlatırlar, ötekilerse yürütüp bir amaca götürürler.

Raskolnikov’da faizci kocakarıyı bu düşüncelerden yola çıkarak öldürmüştür. Evet kan dökmüştür, ama herkesin döktüğü kanı.. Onu şampanya gibi akıtanlar sonradan insanlığın övüncü olmuşlardır. Raskolnikov’da insanlığa iyilik etmek istiyordu. Yaptığı bu hatayı bağışlatmak için insanlığa binlerce iyi iş yapacaktı..

İlk adımda tökezlemeseydin, seninde başıma taç giydireceklerdi, Raskolnikov. Sen de insanlığın övüncü olacaktın. Beceremedin. Bu yüzden başarışızlığım budalaca görünüyor.

Başaramadın, Raskolnikov. Başaramadın!..

Raskolnikov Niçin Başaramadı?

Çünkü olağanüstülük sanısına kapılan olağan bir insandır. Olağan insanlar acı çekmeye dayanamazlar, oysa büyük acılar çeken insanlar isteklerine ulaşabilirler. Olağan insanlar aşmamaları gereken sınırların içine er geç çekilirler.

Kendi cezalarını kendi elleriyle verirler.. Çünkü sevginin tutsağıdırlar.

Raskolnikov, kendi erdemini denemek için öldürmüştü. Oysa olağanüstüler doğrudan doğruya yaparlar, denemezler. Erdem; düşünce değil, eylemdir.

Hala anlamadın mı Raskolnikov !

İktidar, ancak eğilip onu alma cesaretini gösterenlere verilir. İş cesaretten ibaret. Sorun yalnız buydu. Sen cesaret göstermek istedin, öldürdün. Oysa seni mahveden iktidara geçmeye hakkın olup olmadığını düşünmendi..

Napolyon bu soruyu sormadan istediğine ulaştı. Senin suçun bu soruyu sormaktır, Raskolnikov!..

Sonuna kadar dayanamadın sen. Senin davranışın bu yüzden insanlığa çirkin görünüyor. Kanunları aştın, kan döktün. İnsanlığa iyilik etmek için yola çıkanlar da ilk adımlarında kan dökmüş, kanunları çiğnemişti. Ama sonuna kadar dayandılar ve haklı çıktılar.

Ama sen dayanamadın, Raskolnikov!..

Asıl Trajedi Hayatın Kendisi ( Suç ve Ceza - II - )

Raskolnikov'a


Sana karşı bu kadar hoyrat olmamın nedeni, başarısız olman mı acaba? Raskolnikov sen nesin? Bir katil? Bir kurtarıcı? Bir şaşkın?..

O kutsala erişebilmek, insanlığa fayda sağlayabilmek için tüm kimliklere bürünmedin mi?

Önceleri gerçek hayatın bayağılığından sıyrılmak için binbir güçlükle okumaya çalışan bir yarış atı edasıyla hırsının kurbanı olmaya aday birisiydin. Bizler gibi.

Hırsının kurbanı olduğun için ulaşamadığın hayallerini dışladın sonra.

Yıllarca umutsuzca bekledin. Hiçbir tatmin düzeyi, senin ruhunu rahatlatamadı.

Kendi hayatını yaşayamadığın için kutsal olana sarıldın bu kez. Ve en büyük hırsına yenik düştün. Bir insan öldürdün. Katil oldun. Ne için? Kutsala ulaşabilmek için..

İnsanlığın kurtarıcısı olacaktın..

Pişmanlığı oldun!!..

Söylesene !..

O kutsala ulaşmak için,

Kaç kez biçim değiştirdin?

Madem varlığın acı veriyor sana, madem ki ancak kutsala ulaşınca rahat edecek ruhun..

O halde, yokluk bu kutsiyet için büründüğün son kimlik olsun !....

Tüm riyakarlığımla seni yargılıyorum Raskolnikov!..

Anla artık!..

> Kutsallık hiçte saf değildir Raskolnikov; gücünü zayıfların kanından alır...

> Mükemmellik; kaybedeni çok, anlamsız ve haksız bir yarıştır...

> Saflığın içinde bir çok günah gizlidir, Raskolnikov...

İşte bu yüzden o kutsal amaca ulaşmak için çabalarken, sürekli kan kaybeden taraf sendin. Bu kötü yarışta hep kaybedendin.

Saflıktı tüm insanlardan istediğin, oysa içinde bir çok günah gizliydi. Tüm insanlara liderlik etme amacıyla yola çıkmıştın. Bunun için kan bile dökmüştün. Ve bu günahı gizlemek için insanlığa bir çok iyilik yapacaktın.

Gerçek bayağı gelir insana, Raskolnikov.

Mükemmelin kölesi olmak, hayatın sıradanlığını yaşamaktan daha göz alıcıdır, çoğu kez.

İtiraf et Raskolnikov.

Kendi sıradanlığından tiksinince, hayallerinde yarattığın gerçekdışı bir trajediye sığındın sen !..

İtiraf et !.. 
Logged

Ruhumun kanatları ufuklara sığmıyor
ve o ufuklara çarpan kanatlarım kanıyor, kanıyor, kanıyor...

sNm_18
Forum Aşığı
*

Avatar Yok

Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Burç : Akrep
Nereden : ANKARA
Kan Grubu : 0 Rh+
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 310
Üye No : 3847

Ruh Hali:

BnBiKlbğmYrnÖleceimKntlrımEmntÇırlçplkÖleceim



« Yanıtla #2 : 25 Nisan 2006, 16:03:20 Sal »


kesinlikle okuyun!saol emeğine sağlık!
Logged

UFUK... (benim tatlı böceğim)

    unutma! sende birgün duyacaksın!
ve duyduğun sesi algılayıp konuşabileceksin!

  eskişehir anadolu üni.işitme engelliler(öğretmenliği) bölümü okuyan bütün arkadaşlarıma...

           hepsi duyacak...hepsi konuşacak...

Original
Artık sende "biz" densin..
*


Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Nereden :
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.352
Üye No : 3787

Ruh Hali:




« Yanıtla #3 : 25 Nisan 2006, 16:08:53 Sal »


Çok güzel bir eseri Dostoyevski'nin. Severek okuduğum bir yazardır.Sağol arkadaşım, eline sağlık. Smiley
Logged

"Bir körün parmak uçları kadar hassasına,az rastlanır kalbin"


hisar
Forum Heveslisi
*


Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Burç : Boğa
Nereden : trabzon
Kan Grubu : A Rh+
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 41
Üye No : 33347

Ruh Hali:

Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz.



« Yanıtla #4 : 03 Şubat 2010, 04:14:24 Çrş »


Bana göra edebiyatın bir numarası
Logged

Hayat merdivenlerini çıkarken,insanlara iyi davranalım, Çünkü inerken
yine aynı insanlara rastlayacağız.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Etiketler: suc ceza eserin ozeti google kalbim gen 59026428 zg4 com ceza iki cildinin ceza dostoyevski kitap karakter suc ceza kitabinin ozeti icindeki karekterlerin ozellikleri ceza kitap ses google kalbim gen 62286460 bgq com ceza mekanlar ceza kitap ceza ana fikri
raskolnikov kimdir ceza karakterlerinin caza ceza dil dostoyevski dili uslubu suc ceza ceza uzun sayfa ceza karakter isimleri ceza karakter isimler ceza ana karakterler

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sevgi & Aşk Sevgi & Aşk

Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006, Simple Machines