01 Ağustos 2010, 07:22:03 Paz *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
 
  KURALLAR  
   Ana Sayfa   KİŞİSEL GELİŞİM Yardım Ara Takvim Etiketler Giriş Yap Kayıt  


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: iki kum tanesi  (Okunma Sayısı 88 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

lostriss
Yeni üye
*


Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Burç : Terazi
Nereden : -
Kan Grubu : A Rh+
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11
Üye No : 34256

Ruh Hali:




« : 24 Mayıs 2009, 18:24:47 Paz »

“Günün birinde bir çölde iki kum tanesi karşılaşmış ve birbirlerini çok sevmişler uzun bir süre çok yakın olmuşlar. Birbirlerini yanlarında, canlarında olarak sevmeyi öğrenmişler.

Derken bir rüzgar çıkmış kum tanelerinden biri yerinde kalırken diğeri biraz uzağa savrulmuş. Çok uzak değillermiş ama yinede göremiyorlarmış birbirlerini.

Sevgileri hiç azalmamış yine sevmeye devam etmişler. Birbirlerine ulaştırabildikler i sesleriyle, haberleriyle yaşıyorlarmış ve artık görmeden seslerinde sevmeyi öğrenmişler.

Bir gün biri diğerine “sevdamızın sonsuza erişmesi için aynı anda bir dilek dileyelim” demiş. Ikisi de aynı anda bir dilekte bulunmuşlar ve tam o sırada bir fırtına çıkmış. Bu kavuşmamız, sevdamızın sonsuza dek sürmesi olabilir diye ikisi de kendilerini fırtınaya bırakmışlar.

Gözlerini kapayıp fırtına dindiğinde sevdalarının yanı başında olmuş olmayı arzulamışlar. Fırtına o kadar kuvvetliymiş ki o güne kadar yıllarca yerlerinden kıpırdamayan kumlar bile başka yerlere savruluyorlarmış.

Fırtına günlerce sürmüş kum taneleri de oradan oraya savrulup durmuşlar. Ikisini de bir sabırsızlık sarmış. Fırtına durmuyor aksine artıyormuş.

Fırtına dinmek bilmedikçe onlar da sabırla sevmeyi öğrenmişler. Günler geçmiş sonunda fırtına durmuş gözlerini açtıklarında ikisi de başka alemlerde bulmuşlar kendilerini.

Bu fırtınanın onları birleştireceğine o kadar inanmışlar ki birbirlerini yanlarında bulamayınca yüreklerinde derin bir acı hissetmişler ve acıyla sevmeği öğrenmişler.

Kendilerine birazcık geldiklerinde ikisi de bu fırtınayla başka başka yerlere savrulduklarını anlamışlar.
Biran ölmek istemişler ama sonra birbirlerini hiç görmeden, mesafelere, engellere rağmen sevmeyi öğrenmişler.

“Eskisi gibi bağırsakta sesimiz ulaşmaz ki birbirimize” demişler.

Ikisi de yeni yerlerinde kimseyle konuşmamışlar ve yıllarca hep susmuşlar. Hep yeni bir fırtına ümidiyle birbirlerine ihanet etmeden beklemişler.

Böylece umutla sevmeyi öğrenmişler.

Yıllar geçmiş ama sevgileri hiç geçmemiş. Birbirlerinden hep umutlu olarak yaşamışlar. Bir gün ikisi de birbirlerinden habersiz aynı anda gözlerini kapamışlar ve kavuşmak için yeniden fırtına çıkmasını dilemişler.

Beklemişler beklemişler ama fırtına bir türlü çıkmamış.

Kendilerini tüm benlikleriyle fırtınaya bırakmak için oldukları yerde dönmüş durmuşlar ama hepsi nafile küçük bir rüzgar bile çıkmamış. Sonunda durmuşlar ve gözlerini açmışlar.

Sevdiklerinin, sevdalarının, yıllarca beklediklerinin tam karşısında durduklarını görmüşler ve hemen ikisi de yıllar önce diledikleri dileği anımsamışlar.

Dilek şöyleymiş “Allah’ım bizi birbirimize her şeyiyle sevmeği öğrendiğimizde kavuştur. Öğle kavuştur ki sevdamız sonsuza erişsin.”
Sonunda anlamışlar ki birbirlerinden çok uzaklarda geçirdiklerini sandıkları yılları aslında birbirinin yanı başlarında geçirmişler.

Dileklerinin kabul olması için yılların geçmesi gerektiğini öğrenmişler çünkü onlar sevmeyi her şeyiyle öğrenmeyi dilemişler.

Dilekleri kabul olmuş umutla, sabırla, acıyla, yakında, uzakta…her şeyiyle sevmeyi öğrenip birbirlerine kavuşmuşlar.

Sevmeyi bildikten sonra mesafeler, acılar, yıllar, aylar…asla sevdayı söndürmez ama sevmeyi bilmedikten sonra yanı başında ki sevdiğini bile yıllarca göremeyebilir insan…” ( * )
                                                                                                                                          anonim
Logged

morkelebek
Moderatör
*


Şu an sitede değil! Şu an sitede değil!
Burç : Yay
Nereden : İstanbul...
Kan Grubu : B Rh+
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4.882
Üye No : 6664

Ruh Hali:

On Bin Resme Dahil Olsam, Ben Veririm En İyi Pozu.



« Yanıtla #1 : 24 Mayıs 2009, 23:52:47 Paz »

Konu daha önce paylaşıldığı için tarafımdan Geri Dönüşüm Kutusu adlı bölüme taşınmıştır...


http://www.kalbim.gen.tr/forum/index.php/topic,26145.0.html
Logged

Sahici...

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



[Kalbim.GEN.TR AnaSayfa] - [Ask-Sevgi] - [Duygular] - [Oyunlar] - [Siirler] - [Burçlar] - [Forum] - [Rüya Tabirleri]
[MSN Özel] - [Şarkı Sözleri] - [Gazeteler] - [Sen de YAZ!] - [Sohbet] - [Itiraf Et] - [E-Kart]

Kalbim.GEN.TR Kütüphanesi/Arşivi
Kalbim.GEN.TR Site Haritası
Dün : 673 | Bugün : 151 | Toplam : 8054318
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Site Haritası
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262