Gönderen Konu: Temel ve Toplumsal Açlık ÖZTÜRK 8/14/12/2006  (Okunma sayısı 1591 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Zynep

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 10.497
  • Cinsiyet: Bayan
  • Stranger&Zynep
Temel ve Toplumsal Açlık ÖZTÜRK 8/14/12/2006
« : 18 Aralık 2006, 08:01:12 Pzt »

         Güzeller güzeli Angelica ile temel,ızsız bir adada mahsur kalmışlar.Haftalarca yemişler içmişler ve sevişmişler..Ancak bir kaç ay sonra Temel de bir mutsuzluk başlamışki..Angelica,çok üzülüyormuş.Birgün Temel!e demiş ki..
        - Niye bu kadar mutsuzsun,Ben senin isteklerini,fantazilerini yerine getiremiyormuyum yoksa.?
        - Yooo,demiş Temel..
        - Ama şöyle erkek erkeğe rakı içmesin çok özledim..Bu yüzden böyle melankolık oldum,demiş.
           Bekle,demiş.kadın.
           Kulübeye girmiş,bir saat sonra "gelebilirsin" diye seslenmiş Temel'e
           Temel,içeri girmiş ki...
           Bir çilingir sofrası..çay bardaklarına konulmuş içkıler.Üsteli Ancelica,erkek elbisesi giymiş.saçlarından bir tutam da kesip,bıyık yapmış kendine..
           Teemel,dalmış hemen sofraya,bir kadeh içmiş..
         - Abi,beee..Şu Angelica varya..Ne karı ama..Geçen gün attım .Kulübeye.
         
           Her katmanda bu böyle..En avamından tutunda,en aristokratına dek bu böyle..
           Annem,babama hep " adam " derdi,babamsa:karı..
           Kırkyıldır bu gerçek değişmedi hiç.
           "karı".....
           Bayan arkadaşımla elele tutuşup,bir kır kahvesine gidip oturamadım..Bir meyhanede bayan arkadaşımla içip,avazım çıktığı kadar bağırarak şarkılar söyleyemedim.
           gitmesine gittim de..Ertesi gün beni görernlerin" fıstık gibi karı " demesinden psikolojim bozuldu...
           
           Çocukluk arkadaşım,kadim bir dostum var,Aslı..Kendisi hukukçudur.Şu an,sağ göğsü alnmış,ölümcül bir hastalıkla mücadele etmektedir.
            On yıldır görüşmemiştik.
            Bir kızı var,kızımdan iki yaş büyük.Yalnız,o, hayatında evlenmedi.."Ben bu topluma,kendime karı dedirtmem,arkadaş diyordu...Sıra dışı,mükemmelliyetçi müthiş bir insan o...Son üç aydır,sıkça görüşüyoruz..Ya ben İstanbula gidiyorum,yada o bana,Ankaaraya geliyor.
            ancak bir sorun çıktı..
            Yan komşum,22 numara ile kapıcının konuşmalarını duydum.
            adam:
          - Her hafta istanbuldan gelp,üç gün kalmalar,neyin nesi..Burda aile oturuyor,ahlaka sığarmı Hüseyin efendi..Üstelik .......bey komşumuz da iki yıldır boşanalı...demek bunun için boşamış eşini..
            Tüylerim diken diken olmuştu.
            - Taş gibi karı,üstelik..
             Bardağı taşıran bu cümlemi oldu,yoksa ani bir refkleks mi bilemem,
             Çektim adamı asansore...11 kat'ı en az dört kere inip çıkmışız...yinede hızımı alamadım..

            Niçin böyle aptalca yakıştırmalar?Bu iğrenç düşünce niye..?Kan pompalamaktan başka hiç bir işlevi olmaayan kalp baş tacı edilirken,kalbi emri altında tutan beyin niçin ortalar da yok....Kalbin şeklinin güzel,beynin girintili çıkıntılı olan yapısından mı..?Görsel bir anlam kaosu mu bu yaşananlar..sanmam..
            Her neyse...
            Ben bu ülkede artık,bu k" karı" muhabbetinin son bulmasını istiyorum..
            Aşağılayıcı,incitici bu tür söylemlerin yasaklanmasını istiyorum..trafik cezasi gibi,böyle söcükleri kullananlara yaptırımlar uygulanmasını,ceza verilmesini istiyorum..
             Ben,ve benle birlikte binlerce insan,arkadaşıyla bir meyhanede oturup bir kaç kadeh içmek,avazı çıktığı kadar şen,içten şarkılar söyleyerek,arkadaşımdan önce,kendime saygı duymak istiyorum..
             "Bu topluma karı olmam"diye evlenmemişti Aslı...
              ama o sıra dışı bir insandı..
             Oniki eylülde sorguda iken,kolum kırılmıştı..Ordu komutanı teftişte rastlayınca,ne olduğunu sorduğunda "kamyon çarptı"demiştim..
              Mahkemedeki tanığım da Aslı idi..
              "İyiki uçak çarptı,dememiş,diye dönemin güçlü mahkemeleriyle alay etmişti..Ve dalga geçip,alay etmekten on ay ceza almıştık..
              Biz Aslı ile karşıt görüşlüydük...Ama hiç kavgamız olmadı..hiç birbirimizi kırmadık..Hatta Aslı nın  tanrı bilinci bile yoktur ama,ramazanlarda beni iftara çağırdığında izzetinde ikramına asla kusur yoktur..tatlı tatlı takılmalarının dışında...
              Bizim dostluğumuzda cinsiyet kavramı tamamen ölmüştür.Tenimizden alacağımız hiç bir haz yoktur..Ruhumuzun gizli pınarlarından akan bir şerbet var ki onu size anlatabilmem mümkün değil sanıyorum...Tenimiz birbirimize haram...Canda can olmanın ve o sevgiyi paylaşmanın tadı bambaşka..Hep derlerdi,inanmazdım..Şimdi sindire sindire yaşayıp,tadını alıyoruz hayatın...
              Gençliğimizde de böyleydi bu..Yurtdışı gezilerimizde ayni odayı paylaşır,kamplarda ayni çadırda yatardık.Dosttuk biz ve asla tenimiz aklımıza gelmezdi..
              Canda can olmayı başarmanın keyfini yaşıyorduk.Hayatta,hayatı irdeleyebilecek kadar içten bir dostunuzun olması ne kadar güzel..bunu anlatabilmeyi çok isterdim ama beceremem...
       
              Ama geçen hafta geldiklerinde,Aslı yanımızda yokken,kızı,Neslişah,durup dururken yumurtladı..
            - Dayıcık..(hep öyle der bana)bırakın bu dost most hikayesini..Bak annem ölüyor..Evlenin siz...
              O günden beridir midem hala ağırıyor..
              o günden beridir,hiç bir yanım tutmuyor...

              Biz toplumla mücadele etmeyi göze almışken,asıl bomba evimizin içinde patlamış ta,haberimiz yokmuş...Kızım,yüzüme diklenerek bağırdı...
             - Nesli haklı baba..Üstelik biz onunla çok iyi anlaşıyoruz..Annemden sonra bir başkasıyla evlenmeni istemem ama,eğer evleneceksen bu Aslı halam olsun...

              İşte o zaman kızımın boynuna sarılarak ağladım.."hem hala,hem evlen baba..""bu ne biçim tezat..bunu söyleyen onyedi yaşındaki kızm dı...
              ve bütün ümidimi yitirdim..
              Cinsel açlığını bastıramamış,baskılar sonucu öz güvenini ve kimliğini yitirmiş toplum katmanlarını anlayabilirdik ama ya evdekileri..
               Kızımı..kızını..komşuları...?_
               Ümitsizdim..
              - bizim dostluğumuzu kimse bozamaz dedi..Boynuma sarldı..ağladı..Ben kırk yılda Aslının ağladığını ilk kez gördüm..Güldü..elimi tuttu ve;
             - Kanser bile..dedi..
               Başını masum bir kedi gibi usulca omuzuma bıraktı..ağlıyordu..
               Kanserden dökülmüş kısacık saçlarını okşadım..ve ağlayarak  adeta haykırdım...
              "iyiki varsın Aslı..Kardeşim,dostum benim..."
              -bir iyileşeyim,ilk iş bu karı lafı için meclise yürümek olacak...
               Türk kadınını artık kimse hor göremeyecek...Gözlerini oyarım dedi..
               Gülerek "sen yaparsın Aslı dedim..
               O hala ağlıyordu...
     

              ÖZTÜRK..9.12.2006/ANKAR

Tebrikler, teşekkür ederiz.
Kalbim Forum Yönetim//