Gönderen Konu: Saniye Öğretmenin Yaşam Öyküsü - Devrim (26-03/2006)  (Okunma sayısı 1771 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Birsam

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.567
  • Cinsiyet: Bay
  • The Green Beret in Kosovo
    • Hepsii Life
Saniye Öğretmenin Yaşam Öyküsü - Devrim (26-03/2006)
« : 04 Aralık 2006, 18:12:06 Pzt »
     Saniye Öğretmenin Yaşam Öyküsü
 
     30 Ağustos 2004
 
     Hakkarili ilk bayan öğretmen kaderine terk edildi...
 
     O, yaşama gözlerini açarken ailesi Şemdinli Yeni Mahallede ikamet ediyordu. Günümüzde bile kızların okumasının ne kadar zor olduğunu düşünürsek, o yıllarda şartların ne kadar zor olduğunu anlarız. Hele hele 1963'ün toplum yapısını hayal edelim...

     Şemdinli'de okuyan 4 genç kızdan biri olan Saniye;ilkokulu bitirmiş, ortaokulu da okumak istiyordu. Şansı yaver gitmişti o yıl Şemdinli'de ortaokul da açılmıştı. Okulu bitiren abisi Lezgin Çur, Şemdinli Ziraat Bankası'na memur olarak atanmıştı. Abisi, Saniye'yi ortaokula kaydetti.

     Saniye Öğretmen 7’inci sınıfta babasını kaybediyor. Bir yıl sonra yani 8’inci sınıfta Kayseri Öğretmen Lisesi sınavlarına katılarak kazandı. 1972 yılında Kazandığı Öğretmen lisesine gitmesi gerekiyordu. Ancak ekonomik zorluklar bu defa onun okumasına engel gibi duruyordu.

      Zaten Şemdinli'den Kayseri'ye Okumak için gitmek bir hayal gibi önünde duruyordu. Onunla beraber okuyan diğer üç kız da aynı okulu kazanmıştı. Yalnız toplumun kızları okutma zihniyeti o yıllarda okumalarına tamamen engeldi...

      Kızların bu durumu günlerce Şemdinli halkının gündeminden düşmedi. “Kızlar nasıl başka memlekette tek başına okuyacak” diye... Köhne zihniyetler iş başında... Saniye'nin abisi ekonomik zorluklara rağmen kardeşini okutmaya kararlıdır. Hem ailesinin geçimini sağlayacak hem de kız kardeşini okutacak. Ayrıca diğer kızların da kardeşi ile beraber okuması için diğer aileleri ikna etmesi gerekecekti.

       Sorun hal olmuş artık gurbet yolu görünmüştü. Onunla beraber Nimet Kara, Gülsefa Yemez, Gönül İren Hakkari'nin ilk bayan Öğretmenleri olarak tarihe geçeceklerdi.

       Saniye ve arkadaşlarının yeni bir memlekete gitmeleri hayatlarının dönüm noktası idi. İçlerinde heyecan ve korku vardı. Abisine: “Abi ben okuyacağım, seni utandırmayacağım!”sözlerini vermişti. Şemdinli gibi mutaassıp bir çevreden 4 kızın kalkıp Kayseri Öğretmen Lisesine Okumak için gitmesi Hakkari'de bir ilkti. Bu nedenle de bu konu Şemdinli'de halk arasında günlerce konuşuldu. Ve nihayetinde Kayseri'ye ilk kayıt için gittikleri gün Saniye'nin abisi gidememişti. Diğer kızların babaları Saniye'yi de beraberlerine alarak gitmişlerdi.

     Bu kızların tatil dönüşleri de konuşulur olmuştu. Çünkü İspanyol paça pantolondan ilk defa bu kızlar giyecekti. Halk Şemdinlili kızların pantolon giymesini yadırgamıştı. Uzun süre Bununla kafalarını yormuşlardı.

     Zaman akıp giderken bir arkadaşları (Gönül İren) okulu bırakmış ve evlenmişti. Dört kişi olarak başladıkları bu zorlu ve uzun yarışta üç kişi kalmıştı. Mezuniyetlerine ise yalnızca Saniye'nin Abisi gitmişti. Bu üçlü öğretmenlik tercihlerini de memleketleri Hakkari'ye yapmışlardı. Yıllar önce bir çok sıkıntı ve dedikoduyla başladıkları bu zorlu yarıştan zaferle dönmüşlerdi. Okumalarına karşı çıkanları utandırmış-lardı. 1975 yılında Hakkari'nin ilk bayan öğretmenleri olarak Şemdinli'de göreve başladılar. Artık karanlık Olan dünyalara onlar da ışık saçacaklardı. Burası mahrumiyet Bölgesiydi. Yaşam şartları o günlerde daha da zordu.

     Öğretmen-lik yıllarında aktif olan Saniye öğretmen sosyal yönü dışında aktif ve cesurdu. Gülen yüzü ile öğrencilerine güler yüzlü olmayı, yaşamı sevmeyi ve bilgiyi öğretti. 1978 Yılında akrabası olan H.E ile severek evlendi. Yaşamının en güzel yaşanır yıllarında evliliğe attığı adım belki de ömrünün en güzel ve ömrünün en acı yıllarını kapsayacaktı.

     1978 yılında Yüksekova Cumhuriyet İlkokulu'nda göreve başladı. 1978-81 yılları arasında bu okulda öğretmenlik yaptı. 1982 yılında geçirdiği bir rahatsızlık sonucu felç oldu. Yaşam artık onun için acımasız ve çekilmez olmuştu. Artık hastalık nedeniyle evi ve hastaneler arasında mekik dokuyacaktı.

    Uğruna yıllarını verdiği ve büyük mücadele ettiği, kendisine kutsal saydığı eğitim camiasından uzak kalmıştı. Bu nedenle 1985 yılında “malulen emekli”ye ayrılmak zorunda kaldı. Öğretmenlik mesleğini sadece on yıl yapabildi.

     Yaşamında güzel ve sempatik olduğu zamanlardaki dostları onu bir bir terk etmişti. Hayatında artık yalnızlık ve terk-edilmişlik ile baş başa kalacaktı. Terk edilmişlik yüzü, canından çok sevdiği kocasının yıllardır terk etmesi ile başladı. Hatta eşi başka bir kadınla evlenmekle onu daha fazla yalnızlığa itmiş. Onu biri kız (şu an 15 yaşında), biri erkek (şu an 13 yaşında) iki çocuğu ile terk etmişti. Saniye öğretmenin şu anda elleri tutmuyor ve konuşamıyor. Dört yüz milyon liralık emekli maaşı olan Saniye Öğretmenin 200 milyon ev kirası, biriken ev kirası borcu, kışın ödediği yakıt parası, mutfak masrafı. İki çocuğun okul ve diğer masrafları, markete bakkallara olan borcu ile yaşamla savaşma noktasında tükenmek üzere olan felçli Saniye Öğretmen halen umudunu yitirmemiş. Eğitim camiası, kaymakamlık ve diğer meslek kuruluşlarının bir gün kapılarını çalmasını bekliyor.

      Okumuş olduğunuz bu yaşam öyküsünü olduğu gibi yazmaya çalıştım. Amacım birilerini kötülemek veya yüceltmek değil; asıl amaç, Hakkari’de kızların eğitimine öncülük etmiş, örnek olmuş bir insana, insani görevimizi yapabilmek için ilgili meslektaş ve meslek kuruluşları tarafından onurlandırılması ve imkanlar dahilinde ekonomik olarak deseteklenmesidir. Unutmayalım ki hepimiz birer özürlü adayıyız.

Röportaj: Necip Çapraz

Teşekkürler
Kalbim.Gen.Tr Forum Yönetimi
Determined to keep the peace. Turkish troops in KFOR.