Gönderen Konu: AHMED ARİF  (Okunma sayısı 5302 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #10 : 27 Nisan 2008, 03:08:44 Paz »
Sadece bir kitabın olucah onada en güzel dizeleri koyucaksın ne ilginç koca bir hayatı insana hayata dair ne varsa bir kitaba harika bir şekilde sıgdırmış ahmed arif.

İçim bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı, kınsız, uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebeb...


Belki yaşamama değil ama yaşama tutunmama sebepti
Bir eski zamanda kaldı sebebsiz ve anılarda ve hala bir yerlerimde yasadıklarım NEDENSİZ. :(

Çevrimdışı Ernesto_

  • Forum Sevdalısı
  • *
  • İleti: 250
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #11 : 28 Nisan 2008, 00:25:05 Pzt »
En iyi şair diyemem ama, En gerçekci şair diyebilirim.
EN BÜYÜK YENİLGİ, HİÇ ŞÜPHESİZ KARAMSARLIKTIR.

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #12 : 10 Mayıs 2008, 14:10:25 Cts »


Doğdun,
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldır şimdi memeye,
Saldır da büyü...

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...

Bu namustur
Künyemize kazılmış,
Bu da sabır,
Ağulardan Süzülmüş.
Sarıl Bunlara
Sarıl da büyü...

Ezberimdeki bir şiirdir.

Engerekler ve yılanlar sabittir anlayana

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #13 : 10 Mayıs 2008, 14:27:37 Cts »
Gün ola, devran döne, umut yetişe,
Dağlarının, dağlarının ardında,
Değil öyle yoksulluklar, hasretler,
Bir tek başak bile dargın kalmayacaktır,
Bir tek zeytin dalı bile yalnız...
Sıkıysa yağmasın yağmur,
Sıkıysa uykudan uyanmasın dağ.
bu yürek, ne güne vurur...
Kaçar damarlarından karanlık,
Kaçar, bir daha dönemez,
Sunar koynunda yatandan,
Hem de mutlulukla sunar
Beynimizin ışığında yeraltı.

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #14 : 24 Haziran 2008, 23:51:40 Sal »
Arada buraya ugramak güzel oluyo

Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?

Sonsuz saygılar ahmed arife bir yazıo pir yazo vesselam

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #15 : 05 Temmuz 2008, 21:24:37 Cts »
 UNUTAMADIĞIM

Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın,
Tavşan kanı, kınalı-berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı.
Gözlerin hani?

"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.

İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?

Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil,sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi...

Duymak,
Gözlerinde duymak üç-ağaçları
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gözlerin hani?


Yalnızlıgında açan mavi ve yeşil yok ve evet olmak yada olmamak değil anlayabilmek kaçınılmazı
Ne kadar sitemkar ne kadar yalın.
Ahmed arif  bir duayen bir kitaba bu denli güzel şiirlermi sıgdırılır.

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #16 : 28 Temmuz 2008, 20:57:55 Pzt »
hasretinden prangalar eskittim
Karanlık gecelerde kendimden geçtim
Saçlarına kan gülleri takayım
Bir o yana bir bu yana

Akşam akşam bu mısralarla 10 yıl geriye gittim be ya Ne kötü zamanlara gebeymiş hayat.
Neler yaşamışım neler ya şimdi bir gittimde geriye hatalar denizi vesselam.
Neyse konuya döneyim.
Harikadır ahmed arif başka söze gerek yok vesselam.

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #17 : 03 Ağustos 2008, 23:37:10 Paz »
Belinde Diyarbekir kuşağı
Zulasında kimbilir hangi hınç, hangi mısra
Yürür namus bildiği yolda...
Yürür yine de yalınayak ve
ayakları yanarak.

Arada iyi oluyo yazdıklarını okumak.
Yürüyoruz dogru bildiğimiz yolda yalınayak ve ayakları yanarak

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #18 : 13 Ağustos 2008, 17:34:42 Çrş »
Offff of Yollar ayaklarımın altından akıyor.
Gidiyorum sanıyorum bazen bende anlamadım.

Çevrimdışı Korsan

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.140
  • Cinsiyet: Bay
AHMED ARİF
« Yanıtla #19 : 07 Mart 2009, 13:57:03 Cts »
SUSKUN 

   Sus, kimseler duymasın.
   Duymasın ölürüm ha.
   Aydım yarı gecede
   Yeşil bir yağmur sonra...
   Yağıyor yeşil.

   En uzak, o adsız ve kimselersiz,
   O yitik yıldızda duyuyor musun?
   Bir stradivarius inler kendi kendine,
   Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
   Önce bendim diyor ve sonra benim...
   Ölümsüz, güzel ve çetin.
   Ezgisidir dolaşan bütün evreni,
   Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
   Canımı, tüylerimi sarmada şimdi
   Kendi rüzgarıyla vurgun...
   Sarıyor yeşil.

   Rüya, bütün çektigimiz.
   Rüya kahrım, rüya zindan.
   Nasıl da yılları buldu,
   Bir mısra boyu maceram...
   Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
   Bilmezler nasıl sevdik,
   İki yitik hasret,
   İki parça can.
   Çatladı yüreği çakmaktaşının,
   Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
   Çağlardır boğulmuş bir su...
   Ağıyor yeşil.

   Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
   Susmuş bütün namlular...
   Susmuş dağ,
   Susmuş deniz.
   Dünya mışıl-mışıl,
   Uykular derin,
   Yılan su getirir yavru serçeye,
   Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
   Memeleri bereketli ve serin...
   Sağıyor yeşil.

   Aydım yarı gecede,
   Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,     
   Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
   Ama hançer taşı sanki
   Koca Kartaca!
   Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
   Bak nasıl alıyor, yigit,
   Binlerce yıl da sonra
   Alıyor yesil.

   Vurur dağın doruğundan
   Atmacamın çalkara,
   Yalın gölgesi.
   Kuş vurmaz, tavşan almaz,
   Ama aç, azgın
   Köpek balıklarıydı parçaladığı
   Bak, Tiber saygılı, suskun.
   Bak nilüfer dizisi zinciri.
   Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
   Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
   Ve ilk gerillası Spartakus'un.
   Susuyor yeşil.

   Sus, kimseler duymasın,
   Duymasın, ölürüm ha.
   Aymışam yarı gece,
   Seni bulmuşam sonra.
   Seni, kaburgamın altın parçası.
   Seni, dişlerinde elma kokusu.
   Bir daha hangi ana doğurur bizi?

   Ruhum...
   Mısra çekiyorum, haberin olsun.
   Çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
   Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
   Derimizin altında o olüm namussuzu...
   Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
   İlktir dost elinin hançersizliği...
   Ağlıyor yeşil.
   
                            Ahmed ARİF