Gönderen Konu: Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)  (Okunma sayısı 6600 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ersin1453

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 2.817
  • Cinsiyet: Bay
  • кαℓвιм ѕαнιρѕιz ∂єğιℓ
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #10 : 24 Şubat 2007, 23:12:01 Cts »
Seni görmek imanlı gönüllerin rüyası
Seni bilmeyenler ölüdür YA RESULALLAH



teşekkürler
İnsan Ya Hayran Olur Bana Ya Düşman.
Ya Hiç Yokmuşum Gibi Unutur,Ya Da Çıkmam Aklından


BaNa GeLiŞiN BiR LüTuFTuR

Her söze bir lafım var, her soruya verilecek cevabim.
Lakin bir lafa bakarım laf mi diye, bir de söyleyene bakarım adammı diye

Çevrimdışı mehmetd

  • Forum Tutkunu
  • *
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #11 : 28 Şubat 2007, 13:24:44 Çrş »
Ben de size Resullullah aleyhisselamdan bazı hadisi şerifler sunayım.
saygılarımla.

" mal ve mevki sahiplerine, malı için, makamı için alçalan kimsenin dininin üçte ikisi gider."
" yarın yaparım diyenler aldandı."
" Bil ki; sen Allahü teâlaya her secde ettiğide, Allahü teâla mutlaka bununla bir dereceni yükseltir ve bir günahını affeder."
" İnsanlar helak olur;bilenler kurtulur. Bilenler de helak olur, bildiklerini yaşayanlar kurtulur. Bildiklerini yaşayanlar da helak olur; ihlaslı olanlar kurtulur; ihlaslı olanlarda onu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır."
" İnsanlar bugün överler, yarın söverler "

Çevrimdışı mehmetd

  • Forum Tutkunu
  • *
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #12 : 28 Şubat 2007, 13:26:50 Çrş »
Allah Herkesi yaratılmışların en güzeli, güzel ahlakın tamamlayıcısı,peygamberlerin imamı, kainatın yaradılış sebebi olan HZ. MUHAMMED S.A.V'in şefaatine nail eylesin. böylesi zor zamanda yaşadığımız için herkes bu şefaate çok daha fazla ihtiyaç duyuyor...

Amin, 
Aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
" İnsanlar bugün överler, yarın söverler "

Çevrimdışı mehmetd

  • Forum Tutkunu
  • *
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #13 : 28 Şubat 2007, 13:41:33 Çrş »
Bende Resulullah aleyhisselamdan bir kaç hadisi şerif sunuyorum.
saygılarımla.

" İnsanlar helak olur; bilenler kurtulur. Bilenler de helak olur, bildiklerini yaşayanlar kurtulur. Bildiklerini yaşayanlar da helak olur; ihlaslı olanlar kurtulur. İhlaslı olanlarda her an onu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır."

" Bil ki; sen Allahü teâlaya her secde ettiğinde, Allahü teala mutlaka, bununla bir dereceni yükseltir ve bir günahını affeder."

" Mal ve mevki sahiplerine, malı için, makamı için alçalan kimsenin dininin üçte ikisi gider."


" İnsanlar bugün överler, yarın söverler "

Çevrimdışı mehmetd

  • Forum Tutkunu
  • *
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #14 : 09 Mayıs 2007, 16:25:50 Çrş »
Mevlid kandiliniz mübarek olsun!
 
Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)’ın dünyaya teşriflerinin yıldönümü olan Mevlid kandilinizi kutluyor, esenliklerimize vesile olmasını diliyoruz. 
Değerli Üye ve ziyaretçilerimiz,

Bildiğiniz üzere,  Peygamberimiz (asm) Rebiülevvel ayının 12'nci gecesi Miladi  571 yılında dünyaya teşrif ettiler.  Peygamberimizin doğum yıl dönümünü mevlid kandili olarak kutluyoruz, bu vesileyle bize gönderdiği mesajı daha iyi kavrama arayışı içerisinde  kaynaşıyoruz.

Dünyanın kapkaranlık bir dönemden geçtiğini görüyorsunuz. Gücü eline geçirenler insanlığı köle gibi eziyor, çıkarları uğrunda yüz binleri çoluk çocuk demeden göz kırpmadan öldürüyorlar. Batı toplumlarının maddi ve manevi kaynaklarımızı ele geçirmek uğrunda ürpertici planlarını yürürlüğe koydukları bir dönemin daha da acı günlerine giriyoruz. Bu günlerde en büyük tesellimiz, bize sonsuzluğumuzun yolunu açan Hz. Peygamber (asm) olacak.

Bu mektup vesilesiyle Mevlid Kandilinizi kutluyor,  Sevgi Zekası kitabımızdan bir alıntıyı sizlerle paylaşıyoruz:

“Peygamberler, insanlığın onur, ahlak ve sevgi önderleridirler. Kimse Allah’ın dostlarını sevmeksizin Allah’a yaklaşamaz. Yaradan’ın tarafında olmanın ve dünyevi çırpınışların meyvelerini sonsuzluğa taşımanın yolu, peygamber sevgisidir. Allah şöyle buyurur: "Ey inananlar, Allah’a ve resulüne uyun da böylece emeklerinizi (ahırette) boşa çıkarmayın." "De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”

Yaradan’ın temsilciliğini yüklenip insanlığa ilahi mesajları tebliğ etmek, görev ve sorumlulukların en ağırıdır. Peygamberimiz sayesinde ölümlü dünya anlayışından, uçsuz bucaksız, boyutsuz evrenler anlayışına sıçradık. İnsanlık olarak üstünlüğümü keşfettik.

Zamanında Peygamberimize gösterilen muhteşem sevgiye dikkat edelim. Hz. Ali (kv) diyor ki “Allah’ın elçisini susuz bir insanın suya hasreti gibi severdik.”

Hz. Peygamber (asm) gizlice öldürmeye yaklaşan adama aniden döner, elini göğsüne koyar ve o tatlı tebessümüyle “Nefsinle ne konuştun?” der. Sonra da adam, kabilesinin arasına “Ben şimdi insanların en iyisinin yanından geliyorum” diyerek döner. Bir kadın, savaştan dönen askerlerin arasına dalar telaşla koşuşturarak. Babasının, kardeşinin ve kocasının şehit düştüğünü söylerler. O ise Peygamberini (asm) sorar ve görünce de, “Seni sağ gördükten sonra, her musibet bana hafif gelir” der.

Allah Kur’anda şöyle der: “And olsun, (ey insanlar) size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O (insanlar olarak) size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.”

Peygamberimiz (asm) mucizelerle dolu bir hayat yaşamıştır: Bir iki avuç yağla kavrulmuş hurma, Peygamberin (asm) davet ettiği 300 kişiyi doyurduğu halde azalmamış; bir başka olayda iki kişilik yemek 180 kişiyi doyurmuş, bir savaşta aç kalan ordu için toplanan oturmuş bir keçi büyüklüğündeki yemekten Peygamberin (asm) duasıyla herkes kabını bol bol doldurarak almıştır.

Susuz bir çöl mevkiinde Peygamberin (asm) parmaklarından çeşme gibi akan sudan 300 kişi su içip abdest almış, bir savaşta susuz kalan 1500 kişilik ordu, Peygamberin (asm) ellerini daldırdığı küçük bir su kabından fışkıran suyla kana kana içmiştir. Bir başka yolda Hz. Peygamber (asm) sicim kalınlığında akan çeşmeden abdest almış, el ve yüzünü yıkadığı su çeşmeye dökülünce çeşme birden çağlayana dönüşmüştür. Hatta beraberindeki 1400 kişilik orduyu sulayan o çeşmenin yerin altından kaynayışı tanıkları tarafından gök gürültüsüne benzetilmiştir.

Tarihte hiçbir lider halkının en yoksulunun şartlarında yaşamayı seçmemiştir. Liderler insanlardan şatafatla geçinir; oysa çağında müminler en zor zamanlarında Hz. Muhammed’den (asm) geçinmişlerdir.

Evinde Hz. Aişe’nin ifadesiyle gerektiğinde elbisesini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, develeri bağlar ve yemlendirir; ‘Her mümin taşıyabilirse kendi yükünü taşışın” der; ayakkabısını bağlamaya, özel eşyasının taşınmasına kadar her işini kendisi görürdü.

Hz. Aişe’nin ifadesiyle ömründe bir kez kızartılmış bir koyunu sofrasında görmemiştir. Hz. Peygamber (asm), yokluk yıllarında üç günlük açlıktan sonra kızı Hz. Fatıma’ya “Yiyecek bir şeyin var mı?” diye sormuş da, Hz. Fatıma, “Canım sana feda olsun babacığım, bende sana ikram edebilecek bir şey yoktur” cevabını almıştır.

Hz. Peygamber (asm) hurma lifinden örülmüş kaba bir hasırda uyuyor da lifler vücudunda izler bırakıyor. Tavana tutuşturulmuş kuru bir deri parçası ve duvarda asılı torbanın içinde birkaç kilo arpa var. İranlıların, Bizanslıların imparatorlarının saltanatlarını düşünen can dost Hz. Ömer (ra), bir sabah Hz. Peygamberi (asm) bu halde görünce omuzları sarsıla sarsıla ağlıyor. Teselli geliyor Peygamberden (asm): “İstemez misin ey Ömer, Dünya onların olsun, ahıret de bizim.”

Ey merhametli Peygamber (asm)… Sana iftiraların atıldığı karanlık bir çağda yaşıyoruz. Biz ölümlü dünyaya değil, senin bize bildirdiğin evrenin tek ve sonsuz Yaradan’ına boyun eğip sığınmayı seçiyoruz.  Dünyaya tapanlar yüzündün ufuklarımız karardıkça, senin tebliğ ettiğin ahlaka, huzur ve esenliğe, sevgi ve merhamete ihtiyacımızı daha iyi fark ediyoruz. Sana binler salat ve selam olsun.”

 
 
Muhammed Bozdağ
" İnsanlar bugün överler, yarın söverler "

Çevrimdışı mehmetd

  • Forum Tutkunu
  • *
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #15 : 09 Mayıs 2007, 16:27:31 Çrş »
İblis'in Peygamber Efendimiz
İle Konuşması

Seceret-ül Kevn'den
(Muhîddin-i Arabî)
îbni Abbas (R.A.) den naklen Muaz bin Cebel rivayet ediyor;
Bir gün Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz Hz. Eyyüb El-Ensarî'nin evinde ashabı ile sohbet ederlerken, dışarıdan:

- Ya Rasülullah! Görülecek, halledilecek bir işim var. Halli için içeriye girmeme müsaade buyurur musunuz? diye bir ses geldi. Bu sesi işiten Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz ashaba dönerek:

- Bu sesin sahibinin kim olduğunu biliyor musunuz

- Allah ve Rasülü en iyi bilendir. Sesin sahibinin kim olduğunu bilmiyoruz ya Rasûlullah! dediler. Efendimiz:
- O, melûn îblîs'tir Allah'ın laneti O'nun üzerine olsun, buyurunca
Hz. Ömer (R.A.) hemen yerinden fırlayarak:
Ya Rasûlullah! izin veriniz. O'nu hemen öldüreyim, dedi.
- Dur ya Ömer! Bilmez misin ki

O'na belli hır vakte kadar mühlet verilmiştir. Buna kimse muktedir değildir. Öldürmeyi aklından çıkar, dedikten sonra şöyle buyurdu:
- Kapıyı açın, gelsin. O, buraya gelmek için emir almıştır. Söyleyeceği sözleri iyice anlamaya çalışınız'.

Rasûlüllah'ın izni üzerine açılan kapıdan melun îblîs içeri girdi. Gözleri yukarı doğru açılmış, kafası büyük bir fil kafası gibi. şaşı, köse bir ihtiyar görünümünde. îblîs:
- Selam sana ya Muhammedi Selam size ey Peygamber ashabı! diye selam verdi. İblîs'in selamını kimse almadı. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
- Selam Allah'ındır ey mel'un! buyurarak, bize niçin geldin ya laîn? diye sordu.

İblis:
- Ben de buraya gelmekten çok rahatsız oldum. Allah-u Teala'nın, bir melekle; "Habibim Muhammed'e (S.A.V.) zeliline bir şekilde gidecek ve insanları nasıl aldattığını anlatacaksın. Sana ne sorulursa doğru cevap vereceksin şeklindeki emri üzerine buraya geldim." dedi.
Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz.
- Ya mel'un! Söyle bakalım. insanlar arasında en çok sevmediğin kimdir? diye sordu,

îblîs:
- Sensin ya Muhammedi diye cevap verdi. Rasülüllah:

- Benden sonra en çok kimleri sevmezsin? diye sordu, îblîs:
- Adil devlet reislerini, ilmiyle amel eden alimi, Varlığım Allah yoluna adayan müttakî genci.

Sabırlı olan fakiri ki, ihtiyacım üç gün üst üste hiç kimseye anlatmaz, halinden kimseye şikayet etmez. Şükreden zengini ki, kazancı helal yoldandır ve Allah rızası için harcar ,fakir ve yetimleri korur.

Kur'ân-ı hıfzederek onunla amel edeni ve beş vakit Allah (c.c.) rızası için ezan okuyan .müezzini, Dinine bağlı, daima abdestli olan zahidi ve kendini haramdan sakınan merhametli kalb sahi-bini; Helal yiyip cömert olan kişiyi ve Hakk için tevazu edip, ahlakı güzel olanı; Herkes uyurken gece kalkıp namaz kılanı; Allah (c.c.) için sevişen iki genci, Cemaatle namaz kılmaya çok istek ve dikkatli mü'mini kalbinde bir şey olmaksızın arkadaşlarına nasihat verip, Allah'ın (c.c.) tekeffül ettiğini tasdik edeni; İhlaslı ve tesettüre riayet eden kadınlara yardımcı olan kimseyi; ölüm her an gelecekmiş gibi hazırlık yapan müslümanı hiç sevmem. Bunlar benim can düşmanlarımdır, diye cevap verdi.

Resülullah (S,A.V.) Efendimiz ile îblis arasında şu konuşma geçti:

- Ümmetim tadil-i erkan üzere namazını eda etse nasıl olursun?
- Beni bir sıtma tutar, tir tir titrerim. Kul Allah için secde ettikçe bir derece yükselir.
- Peki, oruç tuttukları zaman?
- Elim, ayağım bağlanır. Ta onla iftar edinceye kadar.
- Kur'an okudukları zaman?
- Eririm. Suda eriyen tuz, 'Ateşte eriyen kurşun gibi.
- Hacc etseler?
- Boynuma bir zincir vurulur.
- Sadaka verdikleri zaman nasıl olursun?
- İste o zaman halim çok kötü olur. Sanki sadaka veren başımdan aşağıya beni ikiye böler.

Zira sadakada şu hasletler vardır;
Sadaka verenin malı bereketlenir. Allah-u Teala sadakalarım cehennemle arasında perde yapar, her türlü belâ sıkıntı ve üzüntüleri ondan giderir, duaları makbul olur, Kıyamet günü hayırları mizanda ağır gelir.
İblîs'in bu sözlerinden sonra Resülüllah (S.A.V.) Efendimiz, ona sıra ile şu sorulan sordu.

- Ya mel'un! Beraber oturduğun arkadaşın kimlerdir?
- Faiz yiyenler.
- Dostların kimlerdir?
- Zina edenler, yalan söyleyenler.
- Yatak arkadaşların ve hizmetçilerin kimlerdir?
- İçki içenler, sarhoşlar.
- Misafirlerin kimlerdir?
- Hırsızlar.
- Elçîn ve habercilerin kimlerdir?
- Sihirbazlar. .
- Gözünün nuru nedir?
- Talak'a (Karısını boşamak için) yemin edenler.
- Sevgililerin kimlerdir?
- Cuma namazını terkedenler.
- Hazinedarın?
- Zekat vermeyenler.
- Peki, ya lain, senin kalbini ne kırar?
- Allah rızası için cihada giden atların kişnemesi.
- Senin cismim ne eritir?
- Günahlarına tövbe edenlerin tövbesi.
- Ciğerini parçalayan nedir?
- Gece ve gündüz Allah'a çokça yapılan istiğfar.
- Peki, yüzünü ne kara eder?
- Gizlice verilen sadaka.
- Gözünü kör eden?
- Teheccüd (gece) namazı.
- Başım eğdiren?
- Çokça cemaatle kılınan namaz ve sana devamlı getirilen salavat.
- Sana göre insanların en sevimli-si kimdir?
- Namazlarım bilerek kasden bırakanlar.
- Sana göre insanların en şakîsi kimdir?
- Cömertler.
- Seni işinden ne alıkoyar?
- Alimlerin meclisleri.

- Ebu Bekir için ne dersin?
- Cahiliyyet devrinde bile bana itaat etmeyen O. İslam'a girdikten sonra mı itaat edip yalan söyleyecek?

- Peki Ömer için ne dersin?
- Her gördüğüm yerde ondan kaçarım.

- Peki Osman için?
- O'ndan pek çok utanırım.

- Peki ya Ali için ne dersin?
- O'nunla başa çıkamam! Beni kendi başıma bıraksa. Ben de O'nu bıraksam. Ama O beni bırakmaz.

Resülüllah (S.A.V.) İblîs'in bu sözlerinden sonra söyle buyurdu.
- Allah'a hamdolsun. Ey şakî Ümmetimin saadete kavuşması için ahiretine hazırlanmasını sağladın.

Bunun üzerine İblîs de şöyle dedi:

- Ya Muhammedi Ümmetinin saadeti için nasıl ferah durursun? Ben o belli vakte kadar sağ kald?kça, onların kan damarlarında dolaşır, vesvese veririm. Beni yaratan Allah'a yemin ederim, ki, onların alim ve cahillerim, abid ve tacirlerini velhasıl hepsini azdırırım. Yalnız Allah'ın salih kulları müstesna. İşte onları azdıramam.

Rasülüllah (S.A.V.) Efendimiz:

- Sana göre bu salih kullar kimlerdir. Ya Lain? diye sorunca İblîs;

- O salih kul ki mal ve parayı sevmez, medhedilmekten hoşlanmaz, hemen onu bırakır, kaçarım. Bir kimse ki malı, parayı ve övülmeyi sever, kalbi dünya arzularına bağlıdır. İşte o benim en itaatkar dostumdur.

Sonra benim yetmişbin tane çocuğum vardır. Onların her birini bir yere tayin etmişimdir. Her çocuğumun da yetmişbin tane şeytanı vardır.

Onların bir kısmım ülemaya, bir kısmım meşayiha, bir kısmım ihtiyar kadınlara musallat etdim. Bir kısmım gençlere ve çocuklara gönderdim. Gençlerle aramız gayet iyidir. Çocuklarla da bizimkilerin istedikleri gibi oynarlar. Bir kısmını da âbid ve zahidlere yolladım. Her taraflarından hücum ederler. Öyle bir hale gelirler ki, başlarlar, çeşitli sebeplerden herhangi birine sövmeye. İşte böylece ihlasları gider. Yaptıkları ibadetleri ihlassız olur. Fakat bu durumlarının farkında olamazlar.
Rasûlallah (S.A.V.) ile iblis arasındaki konuşma şöyle devam etti:

- Rabbinden neler taleb ettin?
- On şey taleb ettim.
- Nedir o taleb ettiklerin ey mel' ün?
- Şunlardır: Birincisi, Allah'tan beni, Adem oğullarının malına ve evladına ortak etmesin! diledim. Bu ortaklık talebimi yerine getirdi. Ki bu (Onların mallarına ve çocuklarına ortak ol. Onlara vaad et. Halbuki şeytan onlara aldatıştan başka ne vaad eder "îsra: 64") ayet-i celîlesi ile sabittir.

Besmelesiz kesilen her hayvanın etinden, faiz ve haram karışan her yemekten yerim. Şeytandan, Allah'a sığınılmayan malın da ortağıyım. Öyle ki, cinsî münasebet anında besmele çekmeyip şeytandan Allah'a sığınmayan kimse ile birlikte, hanımı ile birleşirim. Ve o birleşmeden hâsıl olan çocuk bize itaat eder, sözümüzü dinler.

Her kim hayvana (veya vasıtaya) binerken haram yola gitmeyi isteyerek binerse ben de onunla beraber binerim. Ona yol arkadaşı olurum. Bu da ayet ile sabittir. Allah-u Teala bana şu emri verdi: "Onlar üzerine suvalilerinle, piyadelerinle yaygara çıkart. -îsra: 64-"
Kendime kardeşler istedim. Bana mallarım israf edenlerle, ma'siyet yoluna para harcayanları verdi.
Bu da şu ayet-i celîle ile sabittir. "Çünkü (mallarını) saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine (karşı) çok nankördür.")
Ben Adem oğullarını görebileyim, fakat onlar beni görmesinler diye, diledim. Allah kabul etti.

Bunun üzerine Resülülah (S.A.V.) şöyle buyurdu.
- Eğer bu söylediklerin! Allah'ın (c.c.) Kitabındaki ayetlerle isbat etmeseydin seni tasdiklemezdim.

Ya Muhammedi Ben hiç kimseyi azdırmaya, delalete düşürmeye kadir değilim. Ancak vesvese vererek kötü bir şeyi güzel gösterebilirim. Eğer delalete düşürmeye imkanım olsaydı, dünyada Allah'a ve Peygamberlerine inanan hiç bir insan bırakmaz, hepsin! delalete ve küfre sürüklerdim.
Nasıl ki, sen de, hidayete kadir değilsin. Zira Sen ancak Allah'ın Rasülüsün ve tebliğe memursun. Şayet hidayet elinde olsaydı yeryüzünde tek kafir bırakmazdın.
Sen, Allah'ın mü'min kulları için bir hüccetsin... Ben de, kendisi için ezelde şekavet yazılan kimselere bir sebebim.
Hidayet de, dalalet de ancak Allah' tandır.

- o -
Şeytan onlara vaad eder, olmayacak kuruntulara ve ümidlere düşürür. Fakat şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne vaad eder?
İşte onların (aldananların) varacakları yer cehennemdir. Oradan kaçacak bir yer de bulamayacaklardır.
Nisa Süresi Ayet: 120-21
Kur'an okuduğun vakit, o kovulmuş şeytandan. Allah'a sığın.
Hakikat şu ki iman edipte Rableri-ne tevekkül edenler üzerinde o şeytanın herhangibir hakimiyeti yoktur.
Onun hakimiyeti ancak, kendisini dost edinenlere ve Allah'a ortak koşanlaradır.
Nahl Süresi: Ayet 98-99-100






alıntı
" İnsanlar bugün överler, yarın söverler "

Çevrimdışı Deliduss

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 2.232
  • Cinsiyet: Bay
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #16 : 05 Eylül 2007, 23:39:48 Çrş »
Paylaşımların için teşekkürler mehmetd
Allah razı olsun...
Şimdi sen gidiyorsunya ,Herkes sana benzeyecek...

Çevrimdışı happy_cute_human

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.393
  • yasamak direnmektir!!!
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #17 : 06 Eylül 2007, 22:05:17 Prş »








Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak icin; Konustuklarimdan cok Sustuklarima kulak verin..
 Aklim Sukütu Sever benim.. Cünkü cok agir ödestik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üc Noktalar Koymaz Bana..

®MeMo

Çevrimdışı hayalhane

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 1.303
  • Cinsiyet: Bay
    • Kişisel Blog
Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) (571 - 632)
« Yanıtla #18 : 14 Ekim 2009, 13:25:10 Çrş »
Efendimiz iki cihan serveri,yaratılmışların en güzeli,kıyanette dahi ''ümmetim ümmetim!!' diye nida eden (s.a.s) O Allah resulü yalnızca ümmetini düşünürdü,bizlere kıyamet günü O sahip çıkacak,ne kadar şükretsek az hatta hiçtir