Gönderen Konu: HZ.HAMZA  (Okunma sayısı 5795 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gregor Sarsaryan

  • Forum Delisi
  • *
  • İleti: 505
  • Cinsiyet: Bay
HZ.HAMZA
« : 16 Nisan 2010, 22:01:58 Cum »


 


Hamza bin Abdülmuttalib





Hz. Muhammedin amcası ve ilk müslümanlardandır. Künyesi, Ebu Ammare (Umare) ve Ebu Ya la olup, lakabı Esedullah  Allahın arslanıdır. Aynı zamanda Peygamberin süt kardeşidir. Annesi Hale, Peygamberin annesi Âmine'nin amcasının oğludur. Hamza Muhammedden iki ya da dört yıl önce doğmuştur. Hicretten yedi sene önce 615 te Müslüman oldu. 625 (H.4) yılında Uhud savaşında şehit oldu.
 
 
 
hz.Muhammed, yakınlarına İslamı tebliğ etmiş olmasına karşın Hamza henüz Müslüman olmamıştı. Avcı olan Hamza, bir gün av dönüşü, yeğeni Muhammed'in Ebu Cehil tarafından hakarete uğradığını duyunca Ebu Cehili bularak yaralar ve artık kendisinin de Müslüman olduğunu bildirir. Usta bir savaşçı olduğundan, İslam'ı seçişi Müslümanları biraz daha kuvvetlendirmiştir.



Hicrete katıldı. Bedir Savaşında yer aldı. Bedirde, çarpışmalardan önce yapılan er dileme hadisesinde, karşısına çıkan müşriklerden Şeybe, Utbe ve Tuayma bin Adiyyi öldürdü. Müslümanların Bedir Savaşını kazanmasında büyük rolü olduğu rivayet edilir.



Hamzanın öldürdüğü Utbenin, Hind adında bir kızı vardı. Hind, babası Utbe ve amcası Şeybenin Hamza tarafından öldürüldüğünü haber alınca intikam almak için Vahşi adlı Habeşli bir köleyi görevlendirdi.




Hamza, Uhud Savaşında, sonradan Müslüman olacak olan Vahşî tarafından savaşın en kızgın anında mızrak darbesi ile şehid edildi.
 
 
 
 
Hamza ve diğerlerinin cenaze namazları kılındı. Abdullah bin Cahş ile Hamzanın cenazeleri aynı kabre konuldu. Hamza, Abdullahın dayısı idi. Kendisine Seyyidüş-şüheda (Şehidlerin efendisi) denildi. Hamza orta boylu, kuvvetli, haysiyet ve şerefine bağlı, kahraman ve merhametli idi. Kılıcını çok iyi kullanır ve mükemmel ok atardı. Haksızlığa dayanamazdı. Pehlivan ve çok mert yiğitti. hazreti Muhammedin onun kabrini ziyaret edip, selam verdiği, mezardan  Ve aleykümselam ya Resülallah  diye cevap geldiği rivayet edilir.





HZ.Hamzayı öldüren Vahşi, daha sonra Müslüman olmuştur






ilerleyen yıllarda vahşi müslüman olmuş, ancak peygamber, ondan bana fazla gözükme, amcamı hatırlatıyorsun diyerek ricada bulunmuştu







hazreti Muhammedin, Mîrac gecesi, Hamza ile Vahşiyi Cennette kol kola giderken gördüm dediği rivayet edilir.







Bir rivayete göre ise Hamza defnedildikten seneler sonra bazı insanlar tarafından kemikleri çıkartılmak istenmiş ancak etsiz kemikten dışarı kan fışkırdığı ve cesedin yerinden hareket ettirilemediği söylenmektedir.
 
 
 
 
babam ölmüş. annem, ben 5 yaşında iken ölmüş. hiç kardeşim yok. bana, dedem bakmaya başlıyor. dedem, beni çok seviyor aynı babam gibi. sonra bu dedem de ölüyor. daha sonra bana, hayattaki tek öz amcam  bakmaya başlıyor. ama evde bir yetim daha var: üvey amcam  . ona da, öz amcam bakıyor. ve bu amcam, benimle aynı yaşta. artık bir kardeşim yok diye üzülmüyorum. bu amcam ile oynuyorum, onunla geziyorum, onunla büyüyorum.




beraber büyüdük. sonra ben bir hareket başlatıyorum. amcam, bu hareketteki en büyük destekçim. hatta benim yolumda ölecek kadar.



en son düşünmeye başlıyorum. bu hayatta en çok kimi severdim? ve en çok kimin ölümüne üzülürdüm?



hz. muhammedin, ölümüne en çok ağladığı insandır, hz. hamza. hatta eskiden, cenaze sahipleri önce hamza diye ağlarlarmış.







hazreti hamzanın belinde iki kılıç duruyor,
attığı her adım bir kalbi durduruyor..
ey hamza  gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru,
ama heybetini gizli tut,
yürüyüşün ölümü korkutuyor




http://video75.com/PrOVUbMl0jf/hz-hamza-yer-agliyordu-ha/
« Son Düzenleme: 16 Nisan 2010, 22:16:00 Cum Gönderen: teoman_gemiler »

Çevrimdışı Gregor Sarsaryan

  • Forum Delisi
  • *
  • İleti: 505
  • Cinsiyet: Bay
HZ.HAMZA
« Yanıtla #1 : 16 Nisan 2010, 22:22:56 Cum »






http://www.webloader.org/bedir-savasi/q-VS1JQml2V0J5QW8=



muhamed (sav) dişin kırdılar
hamzayı okla vurdular 
gökten melekler indiler

 

hamza nerde uhud dağı?








Hem kendi zamanlarının
Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar
Gökte yıldız  yerde arslandır onlar  Yüz yirmi beş bin beden
Ama bir tek ruh,  Muhammedi ruhtur onlar
Aslanlar çıkmıştır Medineden  Şimdi yoldadır Bedrin Arslanları
İşte bakın şu Hz.Umeyr  Aslan yavrusu.
Yaşı küçük diye geri çevirecek rasulullah
Ama öyle ağlıyor ki umeyr izin veriyor nebi
Ey sad bin ebi vakkas  Sen bağla kardeşin Umeyrin kılıcını
Boyu kısa bağlayamıyor.



Hz.Hamzanın belinde iki kılıç duruyor.
Attığı her adım bir kalbi durduruyor.
Ey Hamza  Gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru
Ama heybetini gizli tut   Yürüyüşün ölümü korkutuyor.









Dinleyin alemlerin sultanını  O konuşunca rüzgar bile susuyor
Ey ashap Hazır mısınız?  Sad bin muaz ayakta
Ya Rasulallah diyor  Seni hak dinle gönderen Allaha andolsun ki
Sen bize şu denizi gösterip dalarsan,  Biz de seninle birlikte dalarız.
Allahın bereketiyle yürüt bizi  Tebessüm buyuruyor Habib-i Zişan
O, gülünce suya kanıyor susamışlar.  Güller açıyor yüreklerde.
Kederler unutuluyor.  O gülünce, cennetler yaratılıyor.

 
 
 
Gülüyor nebi ve yürüyorlar  Mekkede çekilen acılar dinmiş
Yürüyorlar  Sanki yıldızlar yere inmiş.  Önlerinde Kainatın Güneşi
İşte Hz.Ömer ve Hz. Ali  Biri Hattaboğlu Biri Haydar-ı Kerrar
Ve kolkola   Ölümün ağzına giriyorlar
Bedirde baba oğul,  Bedirde kardeş kardeşe…
Mekke müşrikleri Üç yiğit istiyorlar önce
Üç yiğit gösterin aranızdan bize. Melekler Alemlerin sultanına bakıyor
Kimi işaret edecek Sultan-ı Rasul.
Çünkü o işaret edince ay ikiye bölünüyor.
 
 
 

Acaba mübarek elleri kime uzanacak
Kalk ya Ubeyde Kalk ya Hamza Kalk ya Ali
Gördünüz mü yiğitleri  Hamzayı gördünüz mü?
Nasıl da salına salına gidiyor.  Ya Ali?
Sanki gökten iniyor, velilerin babası  Ubeyde ayağından yara alıyor
Efendisine gidiyor hemen  Ya Rasulallah, ben şehit miyim? diyor
Evet sen şehitsin
 
 

Ve dua ediyor efendiler efendisi  Rabbi Rahimine uzatıyor ellerini
Allahım bana yaptığın vadini yerine getir.
Allahım bu bir avuç insanı helak edersen,
Artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz.
Bir fırtına kopuyor Bedirde…
Hz.Mikailin komutasında bin melek Rasulullahın Sağında
 
 
 

Bir fırtına kopuyor Bedirde
Hz. İsrafilin komutasında bin melek Rasulullahın solunda
Ve bir firtina daha  Hz. Cebrail,  Bin melekle Rasulullahın önünde
Üç bin melek alaca atlarla.
Dönüyorlar Bedirden.
Esirler arasında Peygamber amcası Hz.Abbas
Vakit gece…  Esirlerin elleri bağlı  Abbasın elleri sıkıca bağlı
 
 

Bir inilti yayılıyor geceye.  Uyuyamıyor rahmet peygamberi…
Ya rasulallah niçin uyumuyorsunuz? diyor sahabiler.
Amcamın iniltisi uyutmuyor beni  ve hemen Ashab-ı Güzin
Çözüyor peygamber amcasının ellerini.
Rasulullah öğrenince durumu emir veriyor
Tüm esirlerin çözün ellerini
 
 

Dönüyorlar Bedirden,  Esirler arasında Peygamber damadı var.
Fidye karşılığı serbest kalacak. Allah rasulüne bir gerdenlık uzatılıyor
Kızınız Hz.Zeynep göndermiş,  Beyinin fidyesi olarak…
Şefkat peygamberinin gözleri doluyor.  Çünkü bu gerdanlık,
Kızının düğününde Hz.Haticenin taktığı kendi gerdanlığıdır.

 
 
Yaşlı gözlerle konuşuyor nebi
Onu salıverseniz, gerdanlığı da zeynepe gönderseniz olur mu?
Olur Ya rasulallah sen üzülme
Sen bize canlarımızdan daha azizsin
Buyur, canımız feda sana yeter ki sen üzülme
Dönüyorlar Bedirden  Sevgilileri dua ediyor
Peygamber duasıyla dönüyorlar
Kuluna yardım eden, dinini üstün tutan Allaha hamdolsun.
Hamdolsun alemlerin Rabbine
Hamdolsun alemlerin Sahibine…
« Son Düzenleme: 16 Nisan 2010, 22:34:24 Cum Gönderen: teoman_gemiler »