Gönderen Konu: DENİZ GEZMİŞ  (Okunma sayısı 1839 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı breakforlove

  • Forum Aşığı
  • *
  • İleti: 320
  • Cinsiyet: Bayan
DENİZ GEZMİŞ
« : 15 Ocak 2007, 07:38:17 Pzt »
İstanbul'da Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdi. 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Kısa sürede gençlik eylemlerinde öne çıktı. TİP’de çalıştı. 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütü’nü kurdu. Amerikan 6. Filosu’nu protesto eylemlerine katıldı. DÖB’ün kurucuları arasında yer aldı. Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü’nü tertipledi. THKO örgütünü kurdu. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra yerlerinin ihbar edilmesi sonucu Sivas'ın Sarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan'la birlikte yakalandı.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara merkez kapalı cezaevinde idam edildi.

İdam edilmeden önce son isteğinin Rodrigo'nun Aranjuez konçertosunu (muhtemelen Adagio'sunu) dinlemek ve bir bardak demli çay içmek olduğu söylenir, ama bu isteğinin yerine getirilmediği bilinmektedir. İdam kemendi boynundan geçirilirken de, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediğini belirtmişti. Son sözleri: “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!" oldu


''SES BELGELERİ VE MAHKEME SAVUNMASINDAN BİLGİLER'

"...Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık."
"...Öteden beri arz etmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasa’yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa’yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa’nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa’yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler..."
"...Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum
                                     ''EYLEMLER''
1_İstanbul Üniversitesi'nin 12 Haziran 1968'de işgal edilmesine önderlik etti. İşgal konseyi adına üniversite senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı.
2_1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi
                                                         DENİZ GEÇMİŞ'E YAZILAN TÜRKÜLERDEN BİR TANESİ
olur mu
ecelsiz üç canı almak
olur mu
gülleri dalından kırmak
utansın karanlık
utansın toprak
ağlasın gökyüzü
üç yürek
üç fidan
üç güzel insan
devrimin üç gülü
dillere destan
deniz'im oy
yusuf'um oy
yoldaşım oy
hüseyin'im oy
     ŞİİR
zamanın gündüze çaldığı bir şafak
ilkbaharı sonbahara çevirdi 6 mayıs
dünyanın dönüşüyle ölüme aktı zaman
güneş süsü verilmiş cellat
bembeyaz karanlığa alıp götürdü canları
ve üç deniz üç yusuf üç hüseyin
üç yürek üç can üç sonsuz
yürüdüler darağacına korkusuz
adımları hapsedilse de yargısız
asılır mı bu üç yürek
deniz'lerin
yusuf'ların
hüseyin'lerin türküsüdür bu
dalgalar, meydanlar ve dağlar söyler bu türküyü
baldırandır yüreğimizdeki ey yoldaş
gölgesiz ve kefensiz gidenlerin türküsüdür bu
ağıtsız, ağlamaksız, halaylı, türkülü uğurlarız gidenlerimizi
şimdi savurup bütün hüzünleri köhne bir zamana
meydan okumak....(burayı anlayamadım)
ilkbaharda kanayan bir yaprak misali
savrulmak özgürlüğe esen rüzgarla
bir şarkı, bir şiir, bir ıslık ve bir rüzgar selamıyla gidenlerin
deniz'lerin yusuf'ların hüseyin'lerin türküsüdür bu.
                                                               DENİZ GEÇMİŞİN SÖYLEDİĞİ SÖZLER
"iddianamede geçen ve bana affedilen bir cümleyi kabul etmiyorum. ben silahımı halka ve orduya karşı kullanmadım, ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve halka ve orduya karşı kullanırım, şeklinde beyanda bulunmadım.

öteden beri arzetmiş olduğum gibi, bu ülkede anayasa’yı en fazla savunanlar bizleriz. anayasa’yı ihlal edenlerse ortadadır. anayasa’nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. anayasa’yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler.

iddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık savaşına karşıdır. türkiye cumhuriyeti anayasasına karşı, reformlara karşıdır.

onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya alışmışlardır.
bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil, sizlersiniz.

ve sonunda idam isteği ile buraya getirildik.

türkiye'nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk, varlığımızı türkiye halkına armağan ettik. bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.

biz stratejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. hangi şartlar altında olursak olalım bunu açıkça söyleriz. düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak, düşüncelerimizi her zaman açıkça ifade ederiz.

tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkaracaktır. buna da inanıyoruz.

profesyonel devrimci bugünün türkiye'sinde kendini hayatı boyunca türkiye'nin bağımsızlığına adayan kimsedir.

fikir özgürlüğünü ve anayasayı paravan yapanlar önceleri atatürkçü geçinirken, onun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar şeklinde ve sadece mustafa kemal tarafını beğeniyorlardı şeklinde bir cümle mevcuttu. bunu kesin olarak reddediyorum, asla kabul etmiyorum. diğer yurtseverler de bunu kabul etmez, bu kasten tahfif edilmek isteniyor, gerçekler örtülmek isteniyor. bu cümle art niyetle hazırlanmıştır. bu memlekette mustafa kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz.

35 milyon metrekare vatan toprağı işgal altında iken bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. mustafa kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı.
hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. anayasanın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk.

yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. halen de bu inancı taşıyorum.
türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün ve ben 24 yaşındayken kendimi türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum."
« Son Düzenleme: 15 Ocak 2007, 08:20:23 Pzt Gönderen: breakforlove »
ÖzLeM....? yAsAk oLaNaNıN İsMiNi yAzMaKtA YaSakTıR!..

Çevrimdışı breakforlove

  • Forum Aşığı
  • *
  • İleti: 320
  • Cinsiyet: Bayan
DENİZ GEZMİŞ
« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2007, 08:24:17 Pzt »
ben sahet deniz geçmiş seveni olduğum için dile getiridim. Deniz Geçmiş'e yazılmış türküleri dinledikçe çok kez ağladığımı hatırlarıım ona, cesur, dik başlı, sözünün eri, dürüst ve gencecikti...Onunla birlikte idama karşıyım.
ÖzLeM....? yAsAk oLaNaNıN İsMiNi yAzMaKtA YaSakTıR!..

Çevrimdışı Zynep

  • Artık sende "biz" densin..
  • *
  • İleti: 10.497
  • Cinsiyet: Bayan
  • Stranger&Zynep
DENİZ GEZMİŞ
« Yanıtla #2 : 15 Ocak 2007, 08:46:50 Pzt »
ben sahet deniz geçmiş seveni olduğum için dile getiridim. Deniz Geçmiş'e yazılmış türküleri dinledikçe çok kez ağladığımı hatırlarıım ona, cesur, dik başlı, sözünün eri, dürüst ve gencecikti...Onunla birlikte idama karşıyım.

İdam konusunda; Sitemiz üyelerinin bu konuda çeşitli konu başlıkları altında yorumları vardır, size genel düşüncenin ne olduğu hakkında fikir verebilir.

Deniz Gezmiş neden idam edildi?
Üstelik tek bir cinayet işlememesine karşın?
Deniz Gezmiş'in hataları yokmuydu?
Elbette vardı;
Denizler ısrarla gençiliğin tüm siyasal partilerden uzak durmaları gerektiğini vurguladılar ki, bu doğruydu. Gençliğin rolü ve doğası hakında gerçekten önemli bir fikirdi bu. Ancak zamanla bu fikir tek başına gençlerin öncü kuvvetler olarak algılanmasına kadar vardı. Hatta bunu da aşarak tüm devrimci eylemin yükünü gençlerin sırtlayabileceklerini düşündüler. Ülkenin siyasal mekanizmasından tümüyle kopup devrimci eylem örgütlemeye girişmek doğruydu, ancak halktan koparak devrimci eylem mümkün değildi.
Silahlı eylem Türkiye koşullarında ister istemez bunu getirdi. Denizler çıkışlarında ve eylemlerinde Kuvayı Milliye'ye dayanıyorlardı. Ancak bunu Latin Amerika benzerlerine koşullayarak salt silahlı eyleme indirgemek büyük bir hataydı, aynı zamanda ülkenin gerçek tarihsel mirasından da kopulmasını getirdi. Gençlik, enerjisini halk kuvvetlerinin bağlarının güçlendirilmesine, örgütlendirilmesine ve bilinçlendirilmesine harcayabileceği bir zamanda ondan tamamen kopmak sonucunu doğuracak bir eylem türüne girişti. Denizlerin önemli yanlışı budur.
Ancak idam nedeni, bu hatalar değil; "devrimciliğidir.

Ancak sevgili breakforlove; Sitemiz kuralları gereği Siyaset yapmak yasaktır ve bizler bu sayfalarda, kişilerin otobiyografilerinin objektif bir dille yayınlanmasından yanayız. Konuya yapılabilecek yorumlar "siyasi" nitelikli olabileceği ve gereksiz polemiklere neden olabileceği için, gerekli önlem tarafımdan alınmış ve başlık kilitlenmiştir.

Teşekkürler.